Hayat kısa, zaman akıp gidiyor. Yapmanız gereken bir sürü şey var ama enerjiniz ve vaktiniz kısıtlı. Herşeye yetişmeye çalışıyorsunuz ama hiç birşeyin hakkını veremiyorsunuz. Bu yüzden de aklınız sürekli karışık!
Modern insanın dünyasına hoşgeldiniz! Yalnız değilsiniz, sizin gibi binlercesi var.
Günümüzün aşk ilişkileri de bütün bu hız ve karmaşadan nasibini alıyor tabii ki... Bakmayın siz saçı sakalı ağarmış aşk yazarlarının "Nerede o eski aşklar? Biz sevdik mi tam severdik. Şimdikiler çok yüzeysel takılıyor..." diye sızlanmalarına. Kendi gençliklerinde heves edip hayalini kurdukları fakat yaşayamadıkları şeyleri şimdiki kuşağın yapabiliyor olduğunu görmek eski nesilde kızgınlık ve kıskançlık yaratıyor.
Herşeyin hızlı ve karmaşık olduğu bu çağda, aşk ilişkilerinize ayıracak enerji ve zamanınızı da en optimum şekilde kullanmanız lazım.
Elinizden geleni yaptığınız; bütün aklınızı ve kalbinizi ortaya koyduğunuz halde O'na verdiklerinizin karşılığını alamadığınızı düşünüyorsanız,
ÇOK GEÇ OLMADAN o sevdadan vazgeçmeniz yerinde olacaktır.
Yoksa ne olur? Sizin aşkınıza karşılık vermeyen, sizin kıymetinizi takdir etmeyen birine takılır kalırsınız. Günleriniz boşu boşuna geçer gider.
'Çok Geç Olmadan' şarkısında Esengül işte bu duruma işaret etmektedir.
Şu farkla ki: onun döneminde 'karşılıksız' aşktan vazgeçmek için 'yılların' boşa geçmesi gerekmiş. Oysa sizin boşa harcayacak yıllarınız yok!
Ne demiştik?
Hayat kısa, zaman akıp gidiyor. Bunu farkedin, çok geç olmadan!
Yıllarca bekledim baktım çare yok
Sana bu sevgi bu aşk anladım ki çok
Ne yazık boş yere geçip gitti günler
Kaç bahar geçti bak soldu hep güller
Senin olmadan, aşka doymadan
Bırak gideyim sabah olmadan
Senin olmadan, aşka doymadan
Bırak gideyim çok geç olmadan
Yalnız biz değiliz sevip ayrılan
Sonunda ben oldum bak yalnız kalan
Yok artık kalbimde ne aşk ne de sevgi
İstemem artık git istemem seni
Senin olmadan, aşka doymadan
Bırak gideyim sabah olmadan
Senin olmadan, aşka doymadan
Bırak gideyim çok geç olmadan
Esengül -asıl adıyla Esen Ağan-
24 Ekim 1954'te doğdu. Şüpheli bir trafik kazası sonucu 18 Nisan 1979'da öldüğünde yirmi dört yıllık ömrüne onlarca plak ve kaset sığdırmıştı. Okuduğu pek çok şarkı HIT oldu.
Murathan Mungan Bir Kutu Daha adlı kitabında şöyle anlatır: "O dönem için hayli moda olan, şarkıları hafif hıçkırarak söylemek, yapmacık vurgularla sesi dalgalandırmak gibi bir üsluba sahipti. İçli ve dokunaklı olan bu üslup yapmacıktır ama asla samimiyetsiz değildir."