ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Bizim Millet Ne Okuyor?
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Zeki Müren
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
ŞÖHRETİNİZ BATSIN
SİZİ SEVMEK ZORUNDA DEĞİLİZ

Özür dileyerek belirtmek istiyorum:
Kafam şu an için çok meşgul ve zamanım az. Lafı dolandırmadan ve olabildiğince kısa şekilde yazmaya çalışacağım.

Şöhret denilen şey, bir takım insanların 'dikkatleri başka yöne çekmek' ve üstelik bunu yaparken diğer insanları enayi yerine koymak hatta bir de bundan para kazanmak için uydurduğu yanılsamalardır.

Her kim ki bu yanılsamaları 'gerçek' zanneder ve bunun büyüsüne kapılır, o insanı hayalkırıklıkları, kıskançlık ve bolca hüsran beklemektedir. Kendini 'şöhret' hezeyanına kaptıran hiç kimse buna istisna değildir. Dikkatli bakan bir göz için bu kişileri ayırdetmek çok kolaydır. Çünkü kendilerini şöhret hezeyanına kaptıran kişiler hayatı bir 'video klipmiş gibi' algılama ve yaşama eğilimindedirler.

Bugünkü medya sektörü giderek gelişen teknolojinin de yardımıyla, kitleleri oyalamak, bilinçlenmekten alıkoymak -ve hatta cahil bırakmak- ve böylelikle süregiden sosyal ve ekonomik çarpıklıkların devam edebilmesini sağlamak gibi bir misyon yüklenmiştir.

Medyanın kitlelere 'eğlence' sunmak, onları 'hayattan ve olaylardan haberdar etmek' ve 'eğitmek' gibi bir takım önemli işler gördüğü ileri sürülse de, bu argümanlar geçerli değildir, artık yalandır. Büyük bir aldatmacadır.

Düşünün ki bu medya, halkımızı eğitmeye ve eğlendirmeye çalıştığı oranda halkın durumu bozulmakta, suç oranları yükselmekte... Eğer medya ve reklam sektörü hakikaten de 'kendi iddia ettikleri' işleri görüyor olsalardı, arada sırada tesadüfen bile olsa iyi ve hayırlı bir takım sonuçlar almaları gerekmez miydi?

Aldatmacaya, göz boyamaya ve kitleleri uyuşturarak onların dikkatini alakasız ve önemsiz yerlere saptırmak misyonunu yüklenmiş medya ve reklam sisteminin; kitlelerin afyonu olmak işlevini devam ettirebilmesi için 'ünlü birilerine' ihtiyacı vardır.

Ünlü birilerini öne sürerek dikkatleri başka yerlere çekmek ve medya patronlarının halka uygun gördükleri düşünce ve tüketim kalıplarını dayatmak çok daha kolaydır.

Şöhret denilen şey, cahil kitlelere atılmış bir yemliktir aynı zamanda... "Siz de meşhur olabilirsiniz.. Gelin sizi de meşhur edelim. Yeter ki bizim kurallarımızı kabul edin, kişiliğinizi ve onurunuzu silmemize izin verin ve sizi şebek gibi oynatmamıza sakın ses çıkarmayın..."

Medya ve reklam sektörüyle bunların arkasındaki devasa sistem; bir tür dünyevi tatmin ve maddi menfaat önermek suretiyle 'ruhunu satın alabileceği' ve bu sayede 'işine geldiği sürece' kullanabileceği sonra da bir kenara fırlatıp atacağı 'şöhretler' yaratmak ister.

Bu yemi yutmaya istekli (yani ruhunu şeytana satmaya hazır) milyonlarca insan var bu dünyada. Ve bu durum böyle devam ettiği sürece biliniz ki dünyada hiç ama hiçbir şey daha iyiye gitmeyecek. Ruhunu şeytana satmaya istekli bu kadar çok insanın olduğu bir dünyada asla barış, huzur ve gelişme beklemeyin.

Pop kültürün idollerine dönüp "Hayır, sizi sevmek zorunda değiliz!" diye haykırmadıkça sizin ruhunuz da kurtulmuş değildir. Haberiniz olsun!

  EDEBIYAT
Aziz Nesin'den Bir Yazı
Okumuş Adam
Kitsch'iliğinizi
  MÜZIK
Angie - Rolling Stones
Billie Jean
Duran Duran
  CİNSELLİK
Delilah
Feleğin Çemberinde
İnce İş Çevirmek
  YAŞAM
Stres ve Depresyon
Mes'uliyet İdraki
İmam Bunu Yaparsa
  SİNEMA
Rocky
Gegen Die Wand
(Duvara Karşı)
Karamurat

Ferdi Tayfur

Edip Akbayram

Samime Sanay

Arif Susam