Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
ÖSS ve OKS sınavları geride kaldı ve bir kez daha milyonlarca gencimiz ve onların aileleri stres ve kabus dolu günlerden geçmekte.
Biliyoruz ki üniversite sınavları uzun yıllar böyle devam edecek.
Eğitim sistemimiz çöktü ve artık hiçbir işe yaramıyor.
Aklıbaşında çok az kişi de "Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz? Gençlerimizi hayatla başedebilecek ve kendilerini kurtaracak şekilde nasıl eğitebiliriz?" diye düşünüyor.
Bu sistemin ortaya çıkardığı özel dersaneler, çok büyük paraların döndüğü devasa bir sektör haline geldi. O kadar ki, dersane sektörünün eğitim sistemini destekleyen bir unsur olmaktan çıkıp eğitim sistemine adeta alternatif oluşturduğunu görüyoruz.
Açık öğretimden sonra açık liseyi de icad ettik. Böylece öğrenciliğin bir tür 'sosyalleşme' boyutu olduğu gerçeğini gözardı etmiş görünüyoruz. Bu gidişle ilköğretim kurumlarını da 'açık ilkokul' haline getirmemize az kaldı.
"Şu okullar olmasa Maarif'i ne güzel idare ederdim.." diyen devlet büyüklerimizin rüyası gerçekleşmek üzere. Diyelim ki 25-30 yıl sonra artık devlet 'okul açmak' işinden iyice sıyrılacak ve tıpkı şoför ehliyetnamesi verir gibi, bir takım sınavlar açmak ve bu sınavları geçenlere diploma vermekle yetinecek...
Tevhid-i Tedrisat (Öğretimin Birleştirilmesi) yasası artık devlet yetkililerinin bile umurunda değil.
Ama 'alternatif' sistem şeklinde sunulan bu ucubeliğin de hiç bir derde derman olmayacağını kimse anlamıyor.
Bu senaryo ben ve benim neslim için bir kabus senaryosudur.
Bakın lafı nereye getireceğim: Toplumsal muhalefetin en canlısını yapmak iddiasında olan mizah dergileri var ülkemizde. Bunlar, kendi okur kitlesini oluşturan üniversite ve lise gençliğinin sesi ve kanaat önderi konumundalar aynı zamanda.
Genç insan, kendi kimliğini ve kişiliğini arama ve oluşturma sürecinden geçen insandır. Bu arayış içersindeyken çevresindeki herkese ve herşeye isyan ettiği bir dönemdedir. Gençliğin verdiği enerjiyle bir araya gelince bu isyan duygusu toplumsal sistem ve kurumlara isyan etmek şeklinde kendini gösterir.
Bu genç insanlar kendilerince haklı nedenlerle OKS ve ÖSS sınav sistemlerinin kaldırılmasını istiyorlar. (Gerçi OKS'ye yönelik güçlü bir muhalefet işitmedim ama ÖSS'ye karşı çıkan herkese "Peki OKS'ye de karşı mısın?" diye sorulursa benzer cevaplar alacağımızı sanıyorum) Ancak bu sistemlerin yerine nasıl bir sistem konulması gerektiğini söylemiyorlar, söyleyemiyorlar.
Besbelli, gençliğin kanaat önderi konumundaki mizah dergileri, gençliğe 'yapıcı' ve 'rasyonel' seçenekler sunmuyorlar? Kılavuzu mizah dergisi olanın aklı başına gelmez, diye atasözü mü uyduralım şimdi?
Yüksek sesle itiraf etmemiz ve gençliğin de kabul etmesi gereken gerçekler şunlar:
1- Mevcut ÖSS sistemi, fırsat eşitsizliğini gidermek amacıyla, uzun yılların tecrübeleriyle geliştirildi ve şimdilik bundan daha objektif 'ölçüm' yapacak bir öğrenci seçme sistemi yok.
2- Bu kadar hızla değişen bir dünyada, bu kadar hızlı artan bir nüfusla hiç bir ülke eğitim sorununu çözemez. Buna hiç bir kaynak yetmez.
Le-Man dergisini çıkaranlar bunu bilmez mi? Ama kabul etmek işlerine gelmez. O yüzden "En kötü karneye bisiklet veriyoruz" veya "Bizim adamımız ÖSS'ye girip bütün soruları yanlış çözecek.." diye anarşistlik yaparlar. Övgüsünü yaptıkları şeylere kanıp da bu lafları ciddiye alacak gençler uyuşturucu batağına gömülmüş, giderek artan oranlarda suçlar işlemeye başlamış.. bunları umursamazlar bile...
Belki de dalga geçmek için hep 'Kozzi'lere ihtiyacı duyduları için, yaptıkları şeyin Kozzi'lere yol açtığını görmek istemiyorlar.
|