ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Farkı Neyse Verelim
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Fransızca & İtalyanca

Ajda Pekkan &

Gökben-2 Albümlük CD

Neşe Karaböcek
Alper EĞMİR logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
CEHALETİMİ İLANIMDIR

DİKKAT! INTERNET'in Zararlı Etkileriyle Mücadele Kurulu (IZEMK) tarafından bildirilmiştir:

Burada bahsedilen kişilerin adlarını daha önce duymadıysanız ne mutlu size! Size sözümüz şudur: Hep böyle kalın!

Bu dergi sanal bir dergi, bu alem sanal bir alemdir. Burada anlatılan şeylerin hiç biri güvenilir bilgi değildir. Gene de şüpheye düşüp "Bu adamın yazdıkları doğru olabilir mi acaba?" diyecek olanlar için Erkin Koray söylüyor:
    "Bir alemsin şaşkın sen alem içinde.."

"Ne kadar cahil olduğunu en baştan ilan ediyor. Bu adam yazar olsa ne yazar?" şeklindeki lafınızı gönül rahatlığıyla geçiriniz. Fevkalade haketmiş durumdayım. Şu vakte kadar "Bir şey yazıyorsak, bildiğimiz içindir. Bilmesek zaten oturup yazmayız herhalde..." diye ahkam kesmiş olan ben nihayet kendi haddimi bilme noktasına gelmiş bulunuyorum. (Bravooo! Şak şak) Yaşım kırka yaklaştı, ayaklarım ancak suya eriyor.

Yaklaşık yirmi yıl önceydi, 1986 ilkbaharı. Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde 'Irregular Freshman' öğrenciyim.
(Zaten senin hayatta neyin 'regular' oldu ki ukala herif?)

O zamanlar aldığım 'Humanities' dersinin okutmanlarından Nuray Mert şimdi anlı şanlı entellektüel ve köşe yazarı. Yirmi yıl önce ders anlatırken nefesleri keserdi, ama anlattıklarıyla değil. (Bu bahsi şimdilik geçelim.)

Diğer bazı hocalarımız hakkında da çok dedikodu dönerdi ortamlarda. O zamanki hocalarım hala Türkiye'nin elit fikir insanları. Sınıf arkadaşlarımın da hepsi adam oldular. Aralarından fevkalade gazeteciler de yetişti ama o günlerin anılarını ve dedikodularını kendilerine saklayacaklardır. Onları kınayamam. Aralarındaki en işe yaramaz ve sümsük adam ben olmalıymışım ki şimdi oturup bunları yazıyorum.

Dedikoduculuğum zaten tescilli. Bunları da benden başka kimse size anlatmaz:
Paris'te büyük sosyolog Alain Tourain'in asistanlığını yapmış bir hoca, 1986 başlarında Fransa'dan gelmiş ve Boğaziçi Üniversitesi'nde 'Sosyoloji' dersi vermeye başlamıştı. Böylece Nilüfer Göle hocam oldu. Sempatik bir hanımdı. Hatta rivayet oydu ki, Fransa'dan geldikten kısa süre sonra Asaf Savaş Akat'ı ayartmış. (Bu ikisi sonradan evlendiler) Ancak bu işe en çok bozulan, A.S.Akat'ın o zamanki hanım arkadaşı Ruhdan Yumer olmuş ki kendisi bir dönem sonra bizim 'Public Finance' dersimizi verecekti.

Dedikodu bitti, şimdi cehaletimi arz edeyim:
Nilüfer Göle'nin yirmi yıl önce anlattığı hemen hiç bir şeyi anlamamıştım. Yabancı dil meselesi değil. Ortaya koyduğu kavramlar ve soyutlamalar bir türlü aklıma girmiyordu. O dersten ikmalsiz geçmeyi başarmış olmam apayrı bir mucizedir.
(Daha sonra 'Public Finance' dersinden çakmıştım ve 'Asaf Savaş Akat faktörü' söz konusu olmasaydı durum nasıl olurdu, bunu asla bilemeyeceğim. Hey, dedikodu bitti dememiş miydim ben?)

Nilüfer Göle sonradan 'Mühendisler ve İdeoloji' kitabını çıkaracaktı
-ki bize ders verdiği sıralarda o kitapta açıklayacağı nüveleri de anlattığını hatırlıyorum. Kitap çıkınca 'o dönem anlayamadığım' şeyleri anlayabilmek adına koşup aldım, bir merak okudum. GENE pek bir şey anlayamadım!

Aradan geçen yıllar içinde Nilüfer Göle 'Modern Mahrem' kitabını yazdı. Orada anlatılanların yüzde yirmisini anladım sanki. Çok kendimi vererek okumuştum. Ama gene de emin değilim tam olarak.

Bu kadar sene geçti ve geçenlerde Tempo dergisinden öğreniyorum ki Nilüfer Göle Fransa'da yeni bir kitap yazmış:

Interpenetrations: Islam et L'Europe

Bu kitapla ilgili olarak bakın Nilüfer Göle ne diyor? Tempo dergisinden aynen yazıyorum:
"İslam'ın varlığıyla birlikte Avrupalı kimliği daha çok sorgulanır hale geldi. Ancak bu değişimde, beklenmeyen bazı etkenler, oyuncuları ve tavrı etkiledi. Bu etkenler toplumsal yaşamda bir yeniliği temsil ediyor ve böylece tarihi oluşturuyor. Bu çalışma, toplumsal deneyimin henüz tamamlanmamış sürecinin gölgede bölümünü izlemek, diğer bir deyişle bugünün görüntülerinde tarihin çizgilerini aramak amacını taşıyor."
(Nasıl? İyi misiniz buraya kadar? Dua edin, bunları Fransızca okumak zorunda değilsiniz)

"Avrupa'nın İslam'la karşılaştığı sömürge dönemleri gibi çağlardan farklı olarak bizim çağımız, yaşananların yakınlığını ve eşzamanlılığını gösteriyor. Bu yüzden bu olay her iki tarafta da kör edici bir rahatrsızlıkla karşılandı ve çağdaşlığı zor, katlanılmaz hale getirdi.."

İşte budur arkadaş! Cehaletimin iyice tepeye vurduğu andır bu. Aradan yirmi yıl geçti, ben hala aynı yerde sayıyorum. Hala Nilüfer Göle'nin dilini ve kavramlarını anlayamıyorum.

Dave Barry'nin dedikleri geliyor aklıma:
"Nelerden bahsettiğinin anlaşılması mümkün olmayan konular arasında sosyoloji açık farkla birinci gelir. Yüzlerce saat boyunca sosyoloji derslerine girdim ve ağız dolusu sosyoloji yazıları okudum. Ama bütün bu saatler boyunca tutarlı bir önermeyi ne gördüm ne de duydum. Çünkü sosyologlar, bilimadamı sınıfından sayılmak adına, zamanlarının çoğunu basit ve belirgin gözlemleri bilimselmiş gibi görünen bir dile tercüme etmek için harcarlar. Sosyoloji üzerinde çalışmayı planlıyorsanız siz de bu tercüme işinin nasıl yapıldığını öğrenmek zorunda kalacaksınız.

Örneğin, çocukların yere düşünce ağladıklarını gözlemlediniz diyelim. Bunu şöyle yazmalısınız: "İzole edilmiş ve gelişimini henüz tamamlamamış insanların sosyometrik davranış eğilimlerinin metodolojik gözlemleri, yere yönelik tropism ve gözyaşı veya 'ağlama' biçimindeki davranış formu arasında sebep-sonuç ilişkisi olduğunu göstermektedir." Bu şekilde elli altmış sayfa yazmayı sürdürebilirseniz, geniş ölçüde devlet burslarından yararlanabilirsiniz."

  YAŞAM
Peki Suçlu Kim?
Millet Uyanıyor mu Ne?
Yanlış Numara
  EDEBIYAT
Lingo Lingo Şişeler
Nerde O Eski Şarkılar?
Yeni Nesil
  MÜZIK
Eye of the Tiger
Chris de Burgh
Supertramp
  CİNSELLİK
Sanal Pezevenk
Koca Arayan Kadınlara
Zina Edeni Hapse
  SİNEMA
Rocky
Gegen Die Wand
(Duvara Karşı)
Karamurat

Fecri Ebcioğlu Sunar

20. Sanat Yılı

Zeki Müren

Ümit Besen

Gülden Karaböcek

Ajda Pekkan