| ANA SAYFA |
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Yazıhanede ince bir iş üstündeydim. Mevzuuya yoğunlaşmışım.
Tam orta yerde telefon çaldı. İngiliz ve Hollanda ligleri üzerinde düşünürken Danimarka Büyükelçiliği'nden beni arıyorlar.
Şimdi bak ne diyeceğim?
Duyduğuma göre Türkiye Jokey Klübü zordaymış. Yap işte oradan haftanın uygun günlerinde Avrupa'dan at yarışı oyunu?
Bu fikri iletmek üzere jokey klübü yetkilisi bir arkadaşı aradım.
İşte o eşeklerden biri telefonda bana diyor ki:
"Kraliçemiz çok rencide oldu. Hüngür hüngür ağladı..." diye sızlanıyor.
Ulan koskoca Danimarka sarayında kraliçeyi teskin edecek, memnun edecek bir tek erkek adam yok mu yahu?
Hayır yani, gerekiyorsa bu yaşımda kalkar giderim oraya, kraliçeyi gene memnun ederim. Ama uğraştırmayın beni!
"Bizim ülkemize gelemezsiniz. Size vize vermeyeceğiz.."
Ne oldu ifade özgürlüğü dalgası? diye sordum. Anlamadı bu kalas.
Danimarka prensi de godoşun önde gidenidir! Danimarka başbakanı da sarayın girişinde peçetecilik yapar!
Hadi buyurun ifade özgürlüğü...
Herifin sesi titremeye başladı..
"Kraliçemizin özel hayatı ve cinsel fantazileri sizi ilgilendirmez..." diyor.
Bu Avrupalılar delikanlı olsalar, mesele kalmayacak halbuki.
Mesela çıksınlar delikanlı gibi desinler ki:
Böyle konuşun, ciğerimi yiyin. Riyakar, yalancı ve kaypak dostum(!) olacağına, mert ve delikanlı düşmanım olsun yahu!
Biz sizin ne mal olduğunuzu biliyoruz. Bizi aptal yerine koymayın!
Vizenizi de alın o Avrupalı kıçınıza sokun!
|