Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
O albümde en çok Kız Sen İstanbul'un Neresindensin? şarkısını severim.
Hele Bu şarkı meşhur olduğu sıralarda Erenköy'de oturan çok özel birine fena halde yangındım çünkü.
Tam o sırada Böyle Kutlanırmış Hep Ayrılıklar şarkısı çalmaya başladı. Emel Sayın sağ gösterip sol vurmuştu. Ellerinden öperim onun!
Bana da bu yazıyı yazmak düştü. Kısmet...
Müzik bittiğinde dansın sonu gelmiş demektir. Artık partnerinizi nazikçe selamlayıp yolunuza gitme vaktidir. Madem ki "Ayrılık sevdaya dahil"dir, jeneriği gördüğünüzde filmin bittiğini anlamanız lazım.
Manitayı bırakma zamanını doğru tayin edemezseniz kendinizi maskara ettiğinizle kalırsınız. Müzik durduğu halde hala tepinmeye devam eden bir maymuna dönersiniz. Bu maymunların en kıllı ve orangutan cinsinden olanları "Ya benimsin, ya kara toprağın.. Seni başkasına yar etmem ulaan!.." triplerine girer ve genellikle gazetelerin üçüncü sayfalarına haber olurlar.
Milletin ortasında kadın tokatlayıp "Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez" diyen bir cins daha vardır ki -belki inanmayacaksınız ama- onların DNAsı da kategorik olarak 'insan DNAsı' sayılıyor. Daha garibini söyleyeyim de antropoloji bilimi iyice kıç üstü otursun: Bu cinslere bayılan bol miktarda kadın da mevcut bu ülkede! (Kadın, yani dişi insan.. Yaa, ne kadar enteresan değil mi?)
Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek lazımsa; dikenleri deveye, kıllı maymunları da onları seven kadınlara verelim. Böylece herkes doğal habitatına kavuşur, biz de hayırlı bir iş yapmış olmanın huzuruyla evimize döneriz.
Beyler ciddi olalım, konudan sapmayalım. Anlaşıldı, manitayı bırakma zamanı geldiyse uzatmadan ikileyeceğiz.
"Seni seviyorum" dediğinizde manitada olumlu bir değişiklik gözlemleyemiyorsanız, ilişkinizin son kullanma tarihi geçmiş demektir.
Başka bir deyişle müzik durmuştur. Partneriniz 'kendisini dansa kaldıracak' başka biri var mı diye etrafa bakınmaktadır.
Islandı gözlerin boşuna gülme
Getirip geri ver mektuplarımı
Eski bir dost gibi sarıl boynuma
Bir ilişkiden nasıl ve neden çıktığınız, bir sonraki ilişkinize yaklaşımınızı belirler. Genellikle bir önceki ilişkideki hayalkırıklıklarımızı ve hınçlarımızı bir sonrakine taşırız. Bu da, takdir edersiniz ki, sağlıklı ve olumlu bir durum değildir.
Hayata sağlıklı ve olumlu bir bakış açısıyla devam edebilmek için, biten ilişkinize 'haysiyetli' bir cenaze töreni düzenlemelisiniz. Partnerinizin ve ilişkinizin onurunu koruyacak bir ayrılık yani.
Peki 'uygun' bir ayrılık nasıl olmalı?
Vay canına, bu sorunun cevabını burada bulmayı gerçekten ummuyorsunuz değil mi? Bu sorunun cevabını hiç kimse size bedavaya vermez! Hele INTERNET'te karşınıza çıkan bir köşe yazısı hiç vermez!
Ama bu kafayla giderseniz askere, size zor verirler tezkere.. Bugün mp3 formatına laf ediyorsunuz. Yarın wma formatı gelir, daha başka bir şey gelir. Daha beter olursunuz. Hangi yasa veya kolluk kuvveti teknolojik gelişmelere kafa tutabilir?
Doğrudur, yeni teknolojiler ve yaşam biçimleri, müzik anlayışımızı da dönüştürüyor. Müzik sektörünün işleyişi de değişiyor. Bütün dünyada bu böyle. Mesela CD geldi, plak tahtından indi. Radyo yaygınlaşıp ses kayıt cihazları yaygınlaştığında kimbilir kaç müzisyen ekmeğinden olmuştu.
Ama el insaf! Türk müzik sektörü, bir yamyamlar orkestrasıdır. Unkapanı'ndaki yapımcılardan tutun, dangalak DJ'lerle dolu radyolara, zırcahil VJ'lerin çıktığı TV kanallarına kadar zevksizlik ve görgüsüzlük dizboyu. Deveye sormuşlar, boynun neden eğri? Nerem doğru ki, demiş. Bu da o hesap.
Şu son dönemde yapılan işlerin ne kadar kalitesiz ve ruhsuz olduğunu hala anlayamadınız mı yahu? Müzik dinleyicisi de keriz yerine konmaktan bıktı artık. Albüm satışlarının düşmesinde bunun da payı yok mu biraz da?
Karanlığa küfür etmeyi bırakın, bir mum yakın! Hepsi de birbirine benzeyen kalitesiz ve ruhsuz parçalardan bıktıysanız, taze ve canlı bir nefes arıyorsanız eski ve güzel şarkıların dünyasına gelin. İşte Nostaljinin Sesi bir TIK uzakta! Belki 'neler kaçırdığınızı' anlarsınız o zaman.
|