ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Hayatınız
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Edip Akbayram

Çeşitli Albümlerden

Semiramis Pekkan

Samime Sanay

Arif Susam

Beş Yıl Önce

Gülden Karaböcek
Oktay TEKCAN logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
BÖYLE KUTLANIRMIŞ HEP AYRILIKLAR

Masamda oturmuş çalışırken bir yandan da Emel Sayın'ın 1987 tarihli Sevgisiz Yaşayamam albümünü dinliyordum.

O albümde en çok Kız Sen İstanbul'un Neresindensin? şarkısını severim.

Hele
  Gülüşün sahte mi, yoksa candan mı?
  Bağlarbaşı'ndaki tozlu yoldan mı?
  Erenköy, Kadıköy, Üsküdar'dan mı?
  Kız sen İstanbul'un neresindensin?

    bölümünde erir biterim.

Bu şarkı meşhur olduğu sıralarda Erenköy'de oturan çok özel birine fena halde yangındım çünkü.

Tam o sırada Böyle Kutlanırmış Hep Ayrılıklar şarkısı çalmaya başladı. Emel Sayın sağ gösterip sol vurmuştu. Ellerinden öperim onun!

Bana da bu yazıyı yazmak düştü. Kısmet...

Müzik bittiğinde dansın sonu gelmiş demektir. Artık partnerinizi nazikçe selamlayıp yolunuza gitme vaktidir. Madem ki "Ayrılık sevdaya dahil"dir, jeneriği gördüğünüzde filmin bittiğini anlamanız lazım.

Manitayı bırakma zamanını doğru tayin edemezseniz kendinizi maskara ettiğinizle kalırsınız. Müzik durduğu halde hala tepinmeye devam eden bir maymuna dönersiniz. Bu maymunların en kıllı ve orangutan cinsinden olanları "Ya benimsin, ya kara toprağın.. Seni başkasına yar etmem ulaan!.." triplerine girer ve genellikle gazetelerin üçüncü sayfalarına haber olurlar.

Milletin ortasında kadın tokatlayıp "Biz bitti demeden hiçbir şey bitmez" diyen bir cins daha vardır ki -belki inanmayacaksınız ama- onların DNAsı da kategorik olarak 'insan DNAsı' sayılıyor. Daha garibini söyleyeyim de antropoloji bilimi iyice kıç üstü otursun: Bu cinslere bayılan bol miktarda kadın da mevcut bu ülkede! (Kadın, yani dişi insan.. Yaa, ne kadar enteresan değil mi?)

Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek lazımsa; dikenleri deveye, kıllı maymunları da onları seven kadınlara verelim. Böylece herkes doğal habitatına kavuşur, biz de hayırlı bir iş yapmış olmanın huzuruyla evimize döneriz.

Beyler ciddi olalım, konudan sapmayalım.
Bir 'centilmen' nasıl davranmalı, ben size onu anlatıyorum. Centilmen olmayanlarla işimiz yok!

Anlaşıldı, manitayı bırakma zamanı geldiyse uzatmadan ikileyeceğiz.
Peki bu zamanın geldiğini nasıl anlayacağız? (Aferin, çok güzel soru sordun arkadaşım. Böyle dikkatli ve akıllı okurlara bayılıyorum.)

Bu konuda üstatların farklı teorileri olmakla birlikte, benim size önereceğim kriter çok basit:

"Seni seviyorum" dediğinizde manitada olumlu bir değişiklik gözlemleyemiyorsanız, ilişkinizin son kullanma tarihi geçmiş demektir.

Başka bir deyişle müzik durmuştur.
Siz hala dans ettiğinizi mi sanıyorsunuz?

Partneriniz 'kendisini dansa kaldıracak' başka biri var mı diye etrafa bakınmaktadır.
(Buna BANU ALKAN pozisyonu diyebiliriz)
Yani biraz daha beklerseniz terkedilen siz olacaksınız.
(Eşekten düşmüş karpuz sendromu.
Hiç tavsiye etmem!)

  BÖYLE KUTLANIRMIŞ
HEP AYRILIKLAR   

  Islandı gözlerin boşuna gülme
  En zor anlarıdır hayatın bunlar
  Birazdan boşalacak yaşları silme
  Böyle kutlanırmış hep ayrılıklar

  Getirip geri ver mektuplarımı
  Yeminler et, anmam diye adını
  Titreyiş sarsın gül dudaklarını
  Böyle kutlanırmış hep ayrılıklar

  Eski bir dost gibi sarıl boynuma
  Bir veda busesi koy yanağıma
  Elveda dersin son kez kulağıma
  Böyle kutlanırmış hep ayrılıklar

Söz: Aşkın Tuna    
Müzik: Hüsnü Üstün    

Bir ilişkiden nasıl ve neden çıktığınız, bir sonraki ilişkinize yaklaşımınızı belirler. Genellikle bir önceki ilişkideki hayalkırıklıklarımızı ve hınçlarımızı bir sonrakine taşırız. Bu da, takdir edersiniz ki, sağlıklı ve olumlu bir durum değildir.

Hayata sağlıklı ve olumlu bir bakış açısıyla devam edebilmek için, biten ilişkinize 'haysiyetli' bir cenaze töreni düzenlemelisiniz. Partnerinizin ve ilişkinizin onurunu koruyacak bir ayrılık yani.
(Cenaze törenlerinin önemi de buradan gelir zaten. Ölüye karşı son vazifemizi layıkıyla yapmak, aslında hayatı onurlandırmaktır. Bu konunun felsefi açılımları derindir, hiç dalmayalım şimdi. Çıkamayız sonra..)

Peki 'uygun' bir ayrılık nasıl olmalı?

Vay canına, bu sorunun cevabını burada bulmayı gerçekten ummuyorsunuz değil mi? Bu sorunun cevabını hiç kimse size bedavaya vermez! Hele INTERNET'te karşınıza çıkan bir köşe yazısı hiç vermez!


Televizyonda ağlayıp sızlamalarına bakılırsa Türk müzik sektörü zordaymış. MESAM ağlıyor, MÜYAP sızlıyor. Yapılan albüm sayısı da, albümlerin satış rakamları da dibe vurmuş. "Teknolojideki gelişmeler bizi mahvetti. Mp3 formatı çıktı, işlerimizin bereketi kaçtı.." diyorlar.

Ama bu kafayla giderseniz askere, size zor verirler tezkere.. Bugün mp3 formatına laf ediyorsunuz. Yarın wma formatı gelir, daha başka bir şey gelir. Daha beter olursunuz. Hangi yasa veya kolluk kuvveti teknolojik gelişmelere kafa tutabilir?

Doğrudur, yeni teknolojiler ve yaşam biçimleri, müzik anlayışımızı da dönüştürüyor. Müzik sektörünün işleyişi de değişiyor. Bütün dünyada bu böyle. Mesela CD geldi, plak tahtından indi. Radyo yaygınlaşıp ses kayıt cihazları yaygınlaştığında kimbilir kaç müzisyen ekmeğinden olmuştu.

Ama el insaf! Türk müzik sektörü, bir yamyamlar orkestrasıdır. Unkapanı'ndaki yapımcılardan tutun, dangalak DJ'lerle dolu radyolara, zırcahil VJ'lerin çıktığı TV kanallarına kadar zevksizlik ve görgüsüzlük dizboyu. Deveye sormuşlar, boynun neden eğri? Nerem doğru ki, demiş. Bu da o hesap.

Şu son dönemde yapılan işlerin ne kadar kalitesiz ve ruhsuz olduğunu hala anlayamadınız mı yahu? Müzik dinleyicisi de keriz yerine konmaktan bıktı artık. Albüm satışlarının düşmesinde bunun da payı yok mu biraz da?

Karanlığa küfür etmeyi bırakın, bir mum yakın! Hepsi de birbirine benzeyen kalitesiz ve ruhsuz parçalardan bıktıysanız, taze ve canlı bir nefes arıyorsanız eski ve güzel şarkıların dünyasına gelin. İşte Nostaljinin Sesi bir TIK uzakta! Belki 'neler kaçırdığınızı' anlarsınız o zaman.

  CİNSELLİK
Kadınlar, Erkekler
Gönlümüzce Bir Sevgili
Aşkınızı Sokun
  SİNEMA
Dogville
Vizontele Tuuba
Star Wars
  MÜZIK
Hasta Siempre
Comandante
ABBA - The Day
Sealed with a Kiss
  EDEBIYAT
Hayatı Kitaplardan
Tartışma Psikolojisi
Bilimsel Dedikodu
  YAŞAM
Mahallenin Delikanlıları
Avcılık ve Bıldırcın
Kapitalist Enayi Tuzağı

The Best of MFÖ

Ajda Pekkan

Sezen Aksu - SERÇE

Zeki Müren

Neşe Karaböcek

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Ferdi Özbeğen

Yıldırım Gürses

Gökben

Ümit Besen