|
HARBİ OLSUNLAR En münasibi, lakırdıyı uzatmadan hakikati olduğu gibi beyan etmektir: Bu mülahazayı Harbiye'de bizim zihinlerimize nakşettiler ki insanın makbul olanı harbi olanıdır. Elbette ki büyüklere hörmet, küçüklere şefkat göstereceksin amma velakin evvelemirde; Bir: hakikati konuşacaksın,
İşte o zaman harbi adam olursun! Sevgili kardeşlerim, evlatlarım.. Pek çok kişi askerleri sert ve duygusuz telakki eder ki, katiyyen yanlıştır bu. Düzen ve disiplini prensip edinmiş olmak, beşeri hisleri inkar manasına gelmez. Bilakis, insan ve vatan sevgisini en değerli haslet kabul ederiz. Muhtemeldir ki "Bu mevzuu da nereden çıktı?" diye tecessüs etmektesiniz. Maruzatımı arz edeyim. Televizyondaki haber programlarını ve bilhassa gazetelerde neşrolunan harici ve dahili siyaset havadislerini her şuurlu vatandaş gibi ben de dikkatle takip ve mülahaza etmekteyim. Fakat birader, bu ne iştir? İçimiz dışımız riya olmuş! Ortalıkta adem sıfatıyla dolanıp beyanat veren bazı eşhas mevcut ki, teeddüp etmeleri iktiza eder. Bunlarınki ne gaflettir, ne dalalettir böyle? Ne aymazlıktır? (Aymaz dedim de bu vesileyle aklıma geldi. İffet Hanım, arz-ı hörmetler, efendim.. Zatıma matuf mültefit üslubunuzdan ziyadesiyle mütehessis oldum. Baki selam ederim.) Ne diyorduk? Ha evet, yazılı matbuatta ve televizyonlarda alenen fikir serdeden ve bir dediklerini ertesi gün inkar eden şahıslardan bahsediyordum. Yahu efendiler, biraz izanınız, edebiniz olsun. Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun. Azıcık da adam olun, evvelden söylediğiniz lafların arkasında durun. Mesela bir iktisat programı var, ciddi bir televizyon kanalında. Bir takım ilim adamları, hocalar çıkıp memleketin iktisadi vaziyeti üzre akham kesiyorlar.
Hadi hocadır bunlar diyelim, kılık kıyafet bahsini bir kalem geçelim. Peki söylediklerine ne demeli? Aralarında papaz gibi sakal bırakmış biri var, oradan çıkıyor, futbol üzerine lak lak ediyor. Eh iyi bari, memleketin iktisatçısı aynı zamanda futbol otoritesi olmuşsa, kaleci Rüştü'nün İspanyol siyasi tarihi hakkında beyanat vermesine ne kızarsınız ki? Altınız kaval üstünüz ne hane? Bir de o ciddi görünüşlü olanı var, kafasını bir taraftan bir tarafa döndüremiyor. Ama ona sorarsan geniş görüş açısı ve derin perspektif sahibiymiş. Haydi oradan! Efendi, sen değil misin 2000 senesinde Hükümet 'sabit kura' geçince "Çok büyük isabet oldu. Esasen en başından beri böyle olması gerekiyordu.." diye beyanat veren? Lafının arkasında dursana be adam.. Ne oldu sonra? 2001 senesinin Mayıs ayında aynı hükümet bu sefer başka karar aldı, yüz seksen derece çark etti ve 'dalgalı kur' rejimi uygulayacağını ilan etti. Hoppaaa, bu sefer bizim ciddi iktisatçı da çark etti ve "Tabii.. tabii.. En doğrusu buydu. Ben de hep böyle söylemiştim zaten.. Dalgalı kura geçmek en doğru karardı.." der oldu. Hala da böyle konuşuyor rüzgar gülü. Sanıyor ki bizim hafızamız nisyan ile malüldür. Halt etmiş onu diyen! Bunların yetiştireceği talebelerin encamı hayrola! Ha, bak bu adamın kendi meslektaşı olan iktisatçılar için söylediği bir laf var, bu lafın doğruluğuna bizzat kani oldum: "İktisatçı dediğin, dün söylediği lafın bugün niye doğru çıkmadığını yarın size en müessir şekilde izah edecek olan adamdır." Alemi nasıl bilirsin, demişler.. Kendim gibi demiş. Bu da aynen o hesap işte. Buradan o şahıslara sesleniyorum: Şairin dediği gibi, "Siz herkesi kör, alemi sersem mi sanırsınız?" |