Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Kankamla birlikte Son Osmanlı - Yandım Ali filmine gittik.
Film konusunda uzun eleştiri yapacak değilim. Yer yer temposu acayip derecede düşen, çizgiroman Yandım Ali'ye uymak isterken sinematografik ve estetik değerlerden bir hayli taviz vermiş, hikayesinin inandırıcılığını da iyice kaybetmiş bir film.
Filmin bir yerinde Nadya adlı Rus kızı -Emirgan'daki köşkte Yandım Ali'nin yarasını sararken- Oçi Çornye şarkısını mırıldandı.
Oçi Çornye şiirini Ukraynalı şair Evgeni Grabenka Pavloviç (1812-1848) 1843 yılında yazmıştır.
Moskova'da tanıdığı karagözlü bir kıza aşık olduğu ve ona ithafen bu şiiri yazdığı söylenir.
Bu şarkının klasik romans tarzında olduğunu ve sıklıkla Çingene müzisyenler tarafından seslendirildiği için 'çingene şarkısı' diye nitelendirildiğini okudum.
Şarkının bestesinin kime ait olduğu konusunda ise değişik görüşler var. Yazar James F.Fuld, bu şarkının ilk olarak 1884 yılında duyulduğunu yazıyor. (The Book of World-Famous Music, 4. Baskı sayfa 417-418)
Ancak bunu doğrulayacak bir müzik kaydı yok. 1897'de A.Gutheil tarafından basılan başka bir kitapta ise bu şarkının, bir Alman bestekarı olan Florian Herman'ın Opus 21 valsinin melodisinden esinlenerek yaratıldığı yazıyor.
Feodor Şaliapin adlı Rus opera sanatçısı 1927 yılında bu şarkıyı meşhur etti.
(Bütün bu bilgileri bana aktaransa Masato Sakurai adlı bir Japon. Biz de buna 'globalizm' diyoruz. Yaşasın INTERNET!)
Oçi Çornye şarkısının pek çok değişik versiyonu mevcut.
Bu şarkıyı Julio Iglesias 1982 tarihli MOMENTOS albümünde Nathalie adıyla seslendirdi. (Fransızca versiyonunu da 'Nostalgie' adıyla okudu)
Fikret Şeneş'in bu şarkıya Türkçe söz yazmasıyla Bir Günah Gibi şarkısı ortaya çıktı ki Ajda Pekkan bu şarkıyı Superstar'83 albümünde söyledi.
Şarkının Rusça okunuşu ve Türkçe çevirisi ise Oktay kardeşinizden... "Ne çok seviyorum seni, nasıl da korkuyorum senden" dizesinin Rusçasını doğru şekilde söylemeyi öğrenirseniz, Nadya ve Nataşa'ların tamamı kurban olur size...
|