ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Alem Top Olmuş
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Semiramis Pekkan

Beş Yıl Önce
İffet AYMAZ Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
MARKA OLMAK LAZIM

Modern tüketim toplumu denilen şeye bir türlü aklım yatmadı. Nasıl bir modernlikse artık, 'minimum üretim - maksimum tüketim' gibi çelişkileri içinde barındırması bir yana, şahsiyetlerimizi de hiçe sayan bir kavram olup çıktı.

Bana kalırsa modernliği, sadece ortaya attığı afili tanımlardan geliyor, başka da bir numarası yok.

Durup durup yeni tanımlar, yeni icatlar, yeni modalar atıyorlar ortaya ama inceleyin bakın, hepsi de içi boş para tuzakları.

Oscar Wilde'ın da dediği gibi:
"Moda denilen şey o kadar çirkindir ki onu her altı ayda bir değiştirirler."

Şimdilerin modası da, 'marka olmak', kendinden bir marka yaratmak...

'Var olan kimliklerinizi çöpe atın ve derhal kendinizi bir marka haline getirin!'

Bu tuhaf ve anlamsız furyaya kendini kaptıranlar, bir orijinallikleri olsa da olmasa da, 'marka' olmayı hak etseler de etmeseler de, zorla ya da şike ile kendilerini 'marka' olarak ilan edip, hayatlarını ona göre sürdürüyorlar. Bir şirket gibi, bir proje gibi, ticari bir mal gibi!

Anladığım kadarıyla üretici firmaların mallarını satabilmek için marka yaratma tekniklerini, insanlar üstünde uygulayan bir yaklaşım bu.

Bir tür pazarlama tekniği yani.

Hani kimi firmalar maliyeti düşük tutup ucuz mal satar, kimileri de marka yaratıp pahalıya satar.

Bizim aklıevvellerin taktiği ise bambaşka:
Önce kendilerini marka olarak ilan ediyorlar, sonra da ucuz mallarını (üretimlerini) pahalıya kakalamaya çalışıyorlar.

Toplum olarak yiyor muyuz peki? Eh yemesek tüm bu olanlar başımıza gelmezdi değil mi?

Bir kere adınız markaya çıktıktan sonra gerisi kolay. Kitap yazıp "en çok satanlar" rafında yerinizi almanız an meselesi.

Bizim ülkemizde marka olmanın en basit aşaması kitap yazmak!
Eh ne de olsa, sırf 'kendinden bir marka yaratmak' adına kitap yazanların piyasaya sürdüğü kitaplar edebi değer falan taşımıyor.

Üstelik maksat çok satmak olmadığı için diğer reklam ve pazarlama tekniklerine göre daha düşük maliyetli bir yöntem bu. Hal böyle olunca da önüne gelen kitap yazıyor.

Sonra ne mi oluyor?
Henüz reel ekonomideki markalarının sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen ülkem, 'canlı markalar' ordusuyla geçinip gidiyor işte.

İnsan olarak değeriniz nedir? Asıl ondan haber verin.

Katranı kaynatmakla olur mu şeker? Markasını sevdiğim, seni kim çeker?

  YAŞAM
Ne Olacak
Çok Düşünmeyeceksin
Köfteli Balkan
  MÜZIK
Save Your Love
One More
Total Eclipse of
  EDEBIYAT
Efendiliğinizi Bozmayın
Gençlik Dediğin
Çevreciler ve
  SİNEMA
Biz Bunun
Kill Bill
Gegen Die Wand
(Duvara Karşı)
  CİNSELLİK
Arkadaşının Aşkıyım
İnsan Neden Evlenir?
Esmeralda'nın Aşkına

Edip Akbayram

Samime Sanay

Arif Susam