ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Bu Ne Biçim Hoca?
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Fransızca & İtalyanca

Enrico Macias

Charles Aznavour'dan

Chris de Burgh

Zeki Müren

Edip Akbayram

Çeşitli Albümlerden

Semiramis Pekkan

Ümit Besen

Samime Sanay

Arif Susam

Beş Yıl Önce

Gülden Karaböcek

The Best of MFÖ
Alper EĞMİR logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
EKLEKTİK VE EMPRESYONİST

Önce size bir fıkra anlatayım, içimden geldi.
(Fıkrayı önceden biliyorsanız, sanki ilk defa duyuyormuş gibi yapar mısınız lütfen? Teşekkürler...)

1960'lı yıllarda SSCB lideri Kruşçev'in Küba'yı ziyaret etmesi gündeme gelmiş. Kübalı yöneticiler bu önemli ziyaret öncesinde hazırlıklara girişmişler ve hatta bu ziyaretin anısına Kruşçev Küba'da konulu bir resim yapması için bir ressama talimat da vermişler.

Nihayet ressam Kruşçev Küba'da resmini tamamlayıp geldiğinde bir de ne görsünler? Resimde bir yatak var, yataktaysa sevişen bir çift.
    "Nedir bu böyle? Kimdir bu resimdekiler?"
    "Efendim bu resimdeki kadın, Kruşçev'in karısı. Sevgilisini eve almış, sevişiyorlar..."
    "Bu ne rezalet! Peki Kruşçev nerede?"
    "Kruşçev Küba'da..."

Bu fıkrayı ilk okuduğumda yerlere yatmıştım gülmekten.

Şimdi konumuza dönelim:
Fi tarihinde Ayşegül diye bir çocuk kitabı serisi vardı.
(Tabii ki bu isim Türk yayıncını uydurduğu bir isimdi. Neden bu ismi seçtiğini nereden bileyim?)

Kaliteli kağıda, çok güzel desenlerle basılmış resimli hikaye kitaplarıydı bunlar. Ayşegül'ün çeşitli maceralarını hikaye ederdi. Hala bir yerlerde yayınlanmaya devam ediyorsa hiç şaşırmam doğrusu.

Bu Ayşegül'ün maceraları bambaşkaydı:
- Ayşegül Mutfakta
- Ayşegül Alışverişte
- Ayşegül Bisiklete Biniyor
- Ayşegül Oral Seks Yapıyor vs.
(Bu sonuncusundan pek emin değilim gerçi)

Şimdilerde Ayşegül'ün kimlerle neler yaptığını bilemiyorum ama bu figür bir şekilde hayatımıza girmişti işte.

Hatta yıllar sonra Kemal Gökhan Gürses Ayşegül Savaşta adı altında seri bant olarak Radikal gazetesinde bir çizgi-roman kahramanı yarattı. O zamanlar televizyonda bile reklamları çıkan bu çizgi-band romanın takipçisi olmadım.

Ama yaratıcı bir konseptti, orası kesin:
Minik Ayşegül büyümüş ve savaş muhabiri olmuş, o derece yani.

Bu konsepti ilginç bulan tek kişi de ben değilim. Hürriyet gazetesinin sponsorluk ettiği onpunto.com adlı blog sitesinde Ayşegül Savaşta takma adını kullanan bir blogçu peydah olmuştu bir ara. Dikkat çekmek için olmadık atraksiyonlara girerdi. Etik kaygıları pek yoktu. Tiyatro oyuncusu olarak parlak bir kariyer yapabilirdi herhalde -Drama Queen rolünü çok iyi oynuyordu- ama nedense o 'evcilik oynamak' yerine 'gazetecilik oynamak' yolunu seçmişti.

Belki de 'Küçük Ayşegül' konsepti çocuk psikolojisinde olumsuz etkiler yarattığı içindir, kimbilir?
(Blog yazarlarının ruh haletleriyle ilgili olarak bkz.

Bloglar Yazmakla Aşınmaz başlıklı yazım)

Filmi burada durduralım, başka bir yere saralım:
Pakize Barışta adını kullanan bir yazar var.
Tıpkı 'Muazzez Ersoy' adı gibi 'yapay bir koku' veriyor bu isim bana.

Biliyorsunuz Muazzez Ersoy'un asıl adı Hatice Yıldız Levent olup, Muazzez Abacı ve Bülent Ersoy isimlerinden melezlenmiş Muazzez Ersoy adını kullanmaktadır. Ki bu da komiktir aslında, çünkü Bülent Ersoy'un asıl adı Bülent Erkoç'tur. Fazla 'erkeksi' bulunan 'Erkoç' soyadı sonradan Ersoy olarak değiştirildiyse de, 'Bülent Erkoç' adıyla basılmış 45'lik plaklar hala sağda solda bulunabilmekte.

Pakize Barışta adı işte bu yüzden bana fena halde Pakize Suda adından aparılmış gibi görünüyor.

Bir de Oğuz Aral'ın yaratmış olduğu Utanmaz Adam karakteri vardı ki,
bu kahramanın asıl adının Şeref Haktanır olduğunu bugün kaç kişi hatırlıyor acaba?

Utanmaz Adam Şeref Haktanır, vefakar arkadaşı Korna Kamil (Ebüüvvveeee) ile maceradan maceraya koşturur, fırsat buldukça kadınlarla alem yapardı.

Onun dilinde kadınların tek bir adı vardı:
Pakize!

Pakizelerle alem yapar, mümkün olduğunca çok sayıda Pakize ile yatağa girip spor yapmak isterdi Utanmaz Adam.

Pakize adını ne zaman duysam aklıma Utanmaz Adam'ın gelmesi bundandır belki.
(Oğuz Aral bu ismi Pakize Suda'dan esinlenerek mi sokmuştu çizgi-romanına? Nerden bileyim..)

Burada bir de itirafta bulunmam gerekecek:
Çok gayret göstermeme rağmen, Pakize Barışta imzası taşıyan herhangi bir metni sonuna kadar okumayı başaramadım. Düşünü ki bu işi son defa yapmaya kalktığımda, karşılığında bana para ödenen bir proje üzerinde çalışıyordum. Üste para vermelerine rağmen o yazıları okuyamadım yani. Bunu söylerken utanmalı mıyım acaba?

Hiç bir karşılık beklemeksizin bu noktaya kadar beni takip eden arkadaşlara da yeri gelmişken tebrik ve teşekkürlerimi sunmak isterim.

Eklektik ve empresyonist bu yazıyı bitirirken şöyle bir fiyonk atayım da "Ne alaka yani?" şeklinde aklınızda oluşan soruya bir cevap vermiş olayım:

- Ayşegül Savaşta
- Pakize Barışta veya Suda (uysa da uymasa da)
- Kruşçev Küba'da..


MERAKLISI İÇİN NOTLAR

SSCB : Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (ya da kısaca Sovyetler Birliği) 1917-1991 yılları arasında varolmuş ve o dönemde dünya politikasının en önemli aktörlerinden biri olmuş süper güç.
(Bunu da bilmeyenler vardır diyerek bu notu düşmek istedim)

Ortaya çıkması ve yokolması, tarihsel perspektif içinde çok kısa sürdü. Bu süpergüç, 80. yaşını göremedi. Kavramsal ve tarihsel bir perspektiften bakıldığında Roma İmparatorluğu ile kıyaslamak çok da yanlış olmaz. Her durumda, kayıp kıta Atlantis'ten çok daha gerçek ve somuttu, orası kesin.

Nikita Sergeyeviç Hruşçov (Kruşçev) (1894-1971) Stalin'in 1953 yılında ölmesinden sonra Sovyetler Birliği'ni en tepesindeki adam oldu. 1964 yılında görevden alındı. Hayatının son yedi yılını KGB'nin sıkı denetimi altında geçirdi.

Adının doğru okunuşu: Nikita Sergeyeviç Hruşçov
H sesini vermesi için İngilizce'de Kh diye başlayarak yazılan adı sonradan K olarak yerleşti. Kiril alfabesinde "e" olarak yazılan ve üzerinde iki nokta bulunan harf, aslında "e" sesi vermez.

Türkçe'de Kruşçev ve İngilizce'de Krushchev olarak yazılıyor olması, bu redaksiyon hatasından kaynaklanmaktadır. Aynı telaffuz hatası Gorbaçov adının Gorbaçev olarak yazılıp okunduğu durumlar için de geçerlidir.   Bkz. Wikipedia'nın ilgili sayfası


Türkçe'de Ayşegül adıyla tanınan hikaye kahramanının asıl adı Martine olup, Belçikalı yazar Gilbert Delahaye tarafından 1954 yılında yaratılmıştır.

Amerikada Debbie, İtalya'da Christina, Almanya'da Steffi, İngiltere'de Mary, Portekiz'de Anita adlarıyla tanınan bu kahramanın çizeri ise Marcel Marlier idi.   Bkz. Wikipedia'nın ilgili sayfası

  YAŞAM
Mağduru Oynayan
Çevreciler
İstikamet Gökçeada
  EDEBIYAT
Kültürel Çölleşme:
Edebiyat Meselesi
Cilalı İmaj Devri
  CİNSELLİK
Kocan Olsun
Aşk-Meşk Yazısı
Heartbreak Hotel
  MÜZIK
Hotel California
Bon Jovi: You Give
Nothing Compares
  SİNEMA
Cats Müzikali
Grease
Turist Ömer

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Ajda Pekkan &

Ajda Pekkan'dan

Her Dem Yeni Türkü

20. Sanat Yılı

Fecri Ebcioğlu Sunar

Best Memories

A Glimpse of

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Al Bano-Romina Power

Best of STYX

The Beach Boys

BoneyM