ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Peki Suçlu Kim?
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Edip Akbayram

Samime Sanay

Enrico Macias &
Ajda Pekkan
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
MEMLEKETİMDEN ERKEK MANZARALARI

An gelir, söz biter!
Daha fazla konuşacak konu kalmamıştır.

3 Ekim 2005 tarihinde AB ile Türkiye arasındaki katılım müzakerelerinin başlaması kararı alındı. Elimize tutuşturulan 'Çerçeve Belgesi'nde, Türkiye'nin durumunun dikkatle izleneceği belirtilerek özellikle kadın haklarına vurgu yapılıyordu. Uygar bir ülke olmak için 'kadınlarına insan gibi davranan' bir toplum olmamız gerektiğinin altı bir kere daha çizildi.

Alexis de Tocqueville "Bir toplumun gelişmişlik seviyesi, kadının o toplum içindeki yeriyle ölçülür!" diye yazalı 170 yıl olmuş. Ama Türkiye bu gerçeği idrak edebiliyor mu?

'İnsan gibi bir hayat' yaşamadan önce bu ülkede kadınların çekeceği daha çok çile, dökeceği daha çok gözyaşı var.

Şimdi bir takım aklıevveller çıkar ve kadının 'insanca yaşama hakkı'nı 'başörtüsü' meselesine indirgemeye kalkar. "Kadınlarımıza en çok biz değer veriyoruz.." diye lafı geveleyen bu adamların 'birden fazla kadınla evlilik' fikrine ve 'gerekiyorsa kadının dövülebileceğine' inançları tamdır oysa!

Ekim 2005, Türkiye tarihinin en ironik aylarından biri oldu!
Uygar bir dünyanın 'saygıdeğer ve güçlü' bir üyesi olmak adına giriştiğimiz Avrupa maceramızda 'Birliğe katılım müzakerelerine' başlanmasına karar alındı. Ve aynı ay içinde 'kadın dövmekle övünen' ilkel bir adamı, bir gazetede köşe yazarı yaptı bu ülke!

Ekim 2005 tarihli bir diğer haber de aşağıda!

Koskoca profesörlerinin bile kadınlara tekme tokat giriştiği bir ülke burası! Saçından, sakalından utan be adam!

Bu barbarlar Türkiye'de hala serbestçe dolaşıyor, 'bilirkişi' sıfatıyla televizyonlarda ahkam kesiyor... ve, ha evet, gazetelerde köşe yazarlığı yapıyorlar. Bu insanların utançtan yerin dibine geçmesi lazımdı çoktan!

Bu ülkenin insanlarına biraz saygıları olsaydı, bu 'kadın dayakçıları'nın bir daha ortaya çıkmamak üzere gözümüzün önünden yok olup gitmeleri gerekirdi! Hemen şimdi!

'Saygı' mı dedim? 'İnsan' mı dedim? Pardon... Bir yanlışlık olmuş!

  YAŞAM
ÖSS ve Gençliğin
Animatörden İmam
Demokrasi ve Muasır
  EDEBIYAT
Medya Neden
Kahraman Ne Yapsın?
Mekan Adabı
  SİNEMA
Bruce Lee
Türk Seks Filmleri
Star Wars ve
  CİNSELLİK
Bindik Bir Seksüele
Ayrılık Kapıyı Çalınca
Aşkın Tarifi Nasıldır?
  MÜZIK
We are the World
When the Rain
Fabrika Kızı

Ferdi Tayfur

Fecri Ebcioğlu Sunar

20. Sanat Yılı

Zeki Müren

Ümit Besen