ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Bizim Millet Ne Okuyor?
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Charles Aznavour'dan

Ajda Pekkan &
Şahin Yiğitoğlu Logo
MES'ULİYET İDRAKİ VE ŞUURU

Hanidir dikkatle takip etmekteyim bu Gazoz Ağacı'nın neşriyat zamanlarını. Bir muharrir olarak mesuliyetimin bilincindeyim elbette, vakti geldiğinde makale yazılıp teslim edilmiş olacak.

Ha dikkatinizi çekerim muhterem okurlar, bu mecmuada öyle disiplinli iş yapan adam aramayın pek! Bir İffet hanım var sağolsun, dakikası şaşmadan işini vaktinde yapan. Ötekileri geçiniz bir kalem! Mesela bir de Çağatay diye biri varmış, daha yüzünü görmek nasip olmadı. Haybecinin biri anlaşılan!

Yaz mevsimi umumiyetle tembellik ve atalete vesile olur. Milletin parası varsa tatil yapma hevesine kapılır. Tatile gidemeyecek durumda olanlar da sıcak havaların tesiriyle olsa gerek her işi ağırdan alırlar. Mevsim yaz oldu mu dimağlar bulanır.

Arap ve Afrika memleketlerinin bu radde geri oluşlarının esas sebebi de sürekli sıcağa maruz kalmalarından olsa gerek. Neyse, meselemiz bu değil.


Tekamülün nihayeti yok, yaş kaç olursa olsun şahsi terakkinin ve yeni şeyler öğrenmenin peşini bırakmamalı. Vakıa tekaüt olalı beri bazı itiyatlarımdan vazgeçemedim. Sigarayı bırakamadım bir, sabah yürüyüşleri de iki.

Velakin yazı yazmak da çetrefil vazife. Kafa efkarlı ve ciddiyken neşeli bir şeyler çıkmaz mesela. Bunun bir düğmesi yok ki çat diye basınca çalışmaya başlasın. Kafa dediğin musluk değil ki şöyle çevirince fikirler akmaya başlasın.

İşte bu sabah yürüyüşümü eda ederken de aynen bunları düşünüyordum.

Sabah yürüyüş güzergahım pek değişmez. Sahile inerim, oradan işte bir saat ileri doğru yürür, aynı mesafeyi bir de geri dönerim, iki saate tekabül eder. Burada aynı saatlerde arzı-endam eden ben emsal bazı bey ve hanımlarla göz aşinası bile olduk. Kimiyle selamlaşırız hatta.

İşte bak mesela şu hanım! Adını bilmiyorum. Gözlükleri de pek zevksiz. Kendini de kapıp koyvermiş, baksana şu kilolara.. Gerçi bizim hanımlarımız umumiyetle pasta börek işlerine meraklı olduğundan, buna mukabil hareket etmeyi sevmediğinden, işte böyle şişer durular. Onlara sorsan, koşuşturup durmaktan hangi birine yetişeceklerdir? Dır dır dır... Planlı ve şuurlu iş yapmayınca hiçbir şeye vakit kalmadığı gibi hiçbir şeyi de layıkıyla yapamazsın netekim.

Bu hanım niye dikkatimi çekiyor, onu arz edeyim. Yanında bir köpek dolaştırıyor her gün bu saatlerde. Artık hanım mı köpeği dolaştırıyor yoksa köpek mi bunu dolaştırıyor, bilemem. Fakat bu köpek her uygun gördüğü yere, afedersiniz tuvaletini yapıyor yahu!

Hanımefendi ise hiç oralı değil. Arkasına dönüp bakmıyor bile! Bak Avrupa veya Amerika'da bu olmaz işte. Köpek sahipleri çantalarında, yanlarında plastik torbalar taşırlar ki, köpekleri pislerse sokağı temizlesinler diye. Aksi takdirde belediye görevlileri ağır ceza yazarlar.

Hayvan sevgisi güzel bir şeydir, amenna. Velakin bununda mesuliyetleri var yahu!

Şimdi sorsan mesela bu hanım en alakalı bir çevreci çıkar. Aman yeşili koruyalım falan diye etkinlikler düzenleyen 'canı sıkılan kadınların kendilerini bir iş yapıyor sandığı' derneklerden birine aza bile olabilir. Ama kime ne fayda? Senin köpeğin kamu malını kirletiyor. Sen evvela kendin çevreyi kirletmeyi bırak, ondan sonra gidersin derneğine, klübüne.. işte oradan atarsın nutuklarını.

Dünyaya ve memlekete nizamat vermeden önce kendimize nizamat vermeyi ne zaman öğreneceğiz acaba?

Hepinize sıhhatli ve bereketli günler dilerim.

  SİNEMA
Sinema:
Demem O ki - From Hell
Türk Sineması
  EDEBIYAT
Asparagas Nasıl
Postmodernizm Nedir?
Feministler
  MÜZIK
Patricia Kaas
Bir Plak Dinliyorum
Another Brick
  CİNSELLİK
Erkeklik Ölürken
Venüs & Kadın Güzelliği
Kadınlar ve Kocaları
  YAŞAM
Hormonlar:
Uğraştırmayın Beni
Bir Tercih Yaptılar

Fransızca & İtalyanca

Sezen Aksu - SERÇE

Ferdi Özbeğen

Her Dem Yeni Türkü