|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
SONRA ÜZÜLÜRSÜNÜZ
Eskilerden bir 'Süslü' Seyfi Baba vardı, Allah rahmet eylesin. Giyimine, kuşamına, façasına pek bir ehemmiyet verirdi. Beyoğlu'nun en janti terzilerinden takım diktirirdi. Kravatlar ipek, koldüğmeler bütün altından. Ol sebepten 'Süslü' derlerdi ona. Yiğit namıyla anılır, malum.
Ama yüzüne karşı haşa diyemezsin böyle ha! Ben o vakitler daha tıfılım, bitirimhanede ayakçılık yapıyorum. Barbut, kılıç... Amma bileği sağlam adamdım o zamandan. Bende yalan dolan yok, yamuk yok.
Kasımpaşa'daki bir hadiseden ötürü polis bunu bir gece içeri aldı. Sabahına çıkar diyoruz ama bir türlü salmıyorlar dışarı. Onun gıyabında mekanın emniyeti bana emanet edildi. Büyüklerimiz öyle münasip gördü.
İşte o gecelerden birinde, sosyeteden bir velet, yanında aftosu falan.. Tutmuş bizim mekana gelmiş. Bre deyyus, senin kalıbın yerinde, halin vaktin tamam. Sosyetik yerlere gitsene, garibanların arasında işin ne? Değil mi? Ama yok, oralara giderse babasına haber uçuracaklar, babası da mangizi kesecek. Paçası yemiyor haliyle.
Efendiden adamdır diye aldık içeri. Yanındaki yelloz dakikasında şirretlik yapmaya kalkmaz mı? Be kadın, buranın adabı böyle: beş liraya barbut atacan, on liraya kılıç çekecen. Rulet masası yok ki burada! Bir de tabii öyle eteğini bacağını da yayarak oturmayacan! Bize ters, o mekanda olmaz yani.
Derken bizim müdavimlerden Çingen Hüseyin artık manitaya yan mı bakmış nedir?..
Hoop n'ooluyoruz demeden masalar devriliyor, iyi mi? Hatta biri bıçak çekmiş zuladan.. Durum fevkalade nazik.
Amman diyim, o zamanlar yaş zamanlar. Oğlan bir edepsizlik yapmış velakin bizimkiler buna bir şey yapsa, babasından ötürü başkomiserle papaz olacaz. Zaten patron kodeste...
Müdahil olduk şahsen, çıkardık bunları dışarı. Taksiye bindirip yollayacağız evlerine. Oğlan büsbütün aksileşmez mi sana? "Parası neyse verelim, bu gece burayı kapatayım. At o herifleri dışarı.." diyor.
Vay sen şu kopilin fikrine! Aklısıra bizi tongaya bastıracak mantar cücesi. Yer miyiz lan? Gazino mu burası? Sen manitayı ayıklayacan, biz kapıda erkete bekleyecez ha? Olacak iş mi yahu? Mekanın bir namusu, bizim de bir namımız var icabında. Halel getirir miyiz?
Velhasıl çektim bunu sotaya, verdim sopayı. Sabaha kadar, yer misin yemez misin, hesabı. Sabahleyin de babasına telefon açtık, durumu izah ettik, gelsin alsın işte.
Uzatmayalım, bir eyyam sonra adamcağız geldi. Benim yanımda iki tokat da o çaktı velede. Dedi bana "Ağam ellerine sağlık! Böyle böyle öğrensin kerata nasıl efendi olunur..."
Has adammış vesselam! Müdüriyette de tanıdıkları varmış. İki telefon etti, akşamına Seyfi Baba'yı saldılar. Beni de Baba'ya methetti, sağolsun: "Bu Sebahattin çok harbi delikanlıymış.. Mekanın da namusunu korudu, benim adımı batırmadan oğlana da terbiyesini bir güzel verdi" şeklinde...
Böylece bir gencimizi de hayırlısıyla cemiyete faydalı bir vatandaş olarak yetiştirdik evelallah. Bu insan, bugün artık TÜSİAD mıdır nedir, oranın muhterem bir azası. Arada bir ziyaretime gelir, elimi öper "Sayende adam olduk Ağam, Allah senden razı olsun.." diyerek. Eli de boş gelmez sağolsun, vefalı oğlanmış.
Kıssadan hisse, gençler: Siz siz olun, efendiliğinizi bozmayın. Büyüklerinize dayılanmayın. Siz kendinizi bilmezseniz, ensenizi patlatırlar. Benden söylemesi.
|