Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Evangelistlerin ve bazı Katoliklerin kötü ve -bana kalırsa- çok yanlış bir saplantısı var. Sanıyorlar ki kendi inançlarını paylaşmayan insanların doğru ve anlamlı bir hayat sürmeleri mümkün değildir...
'İnsanlığın iyiliğini' istediklerini ve bu yüzden hep 'insanların iyiliği' için hareket ettiklerini söyleyip duran tiplere gelince.. Bu tipler, diğer insanların hayatına bir şekilde karışmak için kollarını sıvamışlardır. Onlardan sakınırım ben.
Ya hastalık derecesinde böndürler (uzak durun, aptallık bulaşıcıdır) ya da esas niyetlerini gizleyen karanlık kişilerdir. (Tehlike var, koşarak uzaklaşın)
Duyarlı Müslümanların, Hristiyan misyonerlerden rahatsız olmak için başkaca -ve bazıları çok haklı- sebepleri vardır kuşkusuz.
Dindar biri değilim ama Müslüman mahallesinde salyangoz satılmasında beni de rahatsız eden bir şeyler var.
Birileri, kendi istek ve özgür iradeleriyle Hristiyan olup kiliseye gitmeye başlamışsa, bireysel hak ve hürriyetler bakımından bunda yanlış bir şey yok. Hatta herkesin kendi inancını yaymaya çalışması da demokratik hak ve özgürlükler kapsamında mazur görülebilir.
Bu topraklarda zaten Hristiyan doğan ve inançlarını yaşayan vatandaşlarımızın başımızın üstünde yeri var, onları tenzih ederim....
Ama DIŞARILARDA bir yerlerden ellerinde İncil ve Haçlarla gelip benim insanlarımı 'irşad' etmeye kalkan misyoner arkadaşlara da iki çift laf etmek isterim.
Batı'da bir yerlerden kalkıp da yabancı topraklarda (Türkiye'de veya Afrika'da, Uzak Doğu'da veya Güney Asya'da) İsa Mesih'in öğretisini yaymaya gelenlerin hepsi de 'insan sevgisiyle dopdolu' olduklarını söylüyorlardı. Ama beraberlerinde hep kan, gözyaşı, hastalık, nefret ve ölüm getirdiler.
Haçlı Seferlerinden bahsetmiyorum bile!.. 'Barışçı' amaçla geldiklerini söyleyenleri kastediyorum.
Bunun tarihsel nedenlerini isteyen istediği gibi irdeler. Ama misyoner arkadaşlar da iğneyi biraz kendi ellerine batırsınlar: Şüpheyle karşılanmalarında şaşacak bir şey yok!
Ve bu misyoner arkadaşlar lütfen iyice bilsinler ki:
Bu misyoner arkadaşların seçtikleri yola inançları ne kadar sağlam olursa olsun, bilmelidirler ki Hristiyan olmadan da 'mutlu, sağlıklı ve anlamlı bir hayat' sürdürebilmeyi başarabilmiş milyonlarca insan vardır ve hep olmaya da devam edecektir.
Misyoner arkadaşlar, lütfen pozisyonunuzu tekrar gözden geçirin..
"Benim dinim bana, sizin dininiz size.." inancına sahip insanların ülkesinde size gösterilen konukseverliği istismar etmeyin!
|