ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Aldınız mı Dersinizi?
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Fecri Ebcioğlu Sunar

Ümit Besen

Samime Sanay
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
MİSYONER POZİSYONU

Evangelistlerin ve bazı Katoliklerin kötü ve -bana kalırsa- çok yanlış bir saplantısı var. Sanıyorlar ki kendi inançlarını paylaşmayan insanların doğru ve anlamlı bir hayat sürmeleri mümkün değildir...


'İnsan sevgisiyle dopdolu' olduklarını söyleyip duran safoşlar vardır. Bunlar etrafa fazla karışmıyorlarsa, zararları sadece kendilerinedir. Bırakın ortalıkta dolansınlar.

'İnsanlığın iyiliğini' istediklerini ve bu yüzden hep 'insanların iyiliği' için hareket ettiklerini söyleyip duran tiplere gelince.. Bu tipler, diğer insanların hayatına bir şekilde karışmak için kollarını sıvamışlardır. Onlardan sakınırım ben.

Ya hastalık derecesinde böndürler (uzak durun, aptallık bulaşıcıdır) ya da esas niyetlerini gizleyen karanlık kişilerdir. (Tehlike var, koşarak uzaklaşın)


Siz de duydunuz mu?
Anadolu topraklarında Hristiyan misyonerler cirit atar olmuş.

Duyarlı Müslümanların, Hristiyan misyonerlerden rahatsız olmak için başkaca -ve bazıları çok haklı- sebepleri vardır kuşkusuz.

Dindar biri değilim ama Müslüman mahallesinde salyangoz satılmasında beni de rahatsız eden bir şeyler var.

Birileri, kendi istek ve özgür iradeleriyle Hristiyan olup kiliseye gitmeye başlamışsa, bireysel hak ve hürriyetler bakımından bunda yanlış bir şey yok. Hatta herkesin kendi inancını yaymaya çalışması da demokratik hak ve özgürlükler kapsamında mazur görülebilir.

Bu topraklarda zaten Hristiyan doğan ve inançlarını yaşayan vatandaşlarımızın başımızın üstünde yeri var, onları tenzih ederim....

Ama DIŞARILARDA bir yerlerden ellerinde İncil ve Haçlarla gelip benim insanlarımı 'irşad' etmeye kalkan misyoner arkadaşlara da iki çift laf etmek isterim.
(Benim de bu kadarcık fikir özgürlüğüm olsun müsaadenizle)

Batı'da bir yerlerden kalkıp da yabancı topraklarda (Türkiye'de veya Afrika'da, Uzak Doğu'da veya Güney Asya'da) İsa Mesih'in öğretisini yaymaya gelenlerin hepsi de 'insan sevgisiyle dopdolu' olduklarını söylüyorlardı. Ama beraberlerinde hep kan, gözyaşı, hastalık, nefret ve ölüm getirdiler.

Haçlı Seferlerinden bahsetmiyorum bile!.. 'Barışçı' amaçla geldiklerini söyleyenleri kastediyorum.

Bunun tarihsel nedenlerini isteyen istediği gibi irdeler. Ama misyoner arkadaşlar da iğneyi biraz kendi ellerine batırsınlar: Şüpheyle karşılanmalarında şaşacak bir şey yok!

Ve bu misyoner arkadaşlar lütfen iyice bilsinler ki:
Bizi 'günah içinde doğduğumuz' bilgisiyle doğuştan gelen bir suçluluk duygusu içine itmeye çalışmalarını ve sonra da 'bu büyük günahların yükünden bizi sadece Hristiyan olmanın kurtaracağını' söylemelerini KOMİK buluyorum.

Bu misyoner arkadaşların seçtikleri yola inançları ne kadar sağlam olursa olsun, bilmelidirler ki Hristiyan olmadan da 'mutlu, sağlıklı ve anlamlı bir hayat' sürdürebilmeyi başarabilmiş milyonlarca insan vardır ve hep olmaya da devam edecektir.

Misyoner arkadaşlar, lütfen pozisyonunuzu tekrar gözden geçirin..

"Benim dinim bana, sizin dininiz size.." inancına sahip insanların ülkesinde size gösterilen konukseverliği istismar etmeyin!

  SİNEMA
Irreversible
Gegen Die Wand
(Duvara Karşı)
Sinemaya Gitmek
  MÜZIK
Sandra
Modern Talking
Tamirci Çırağı
  EDEBIYAT
Biliyor Olmanın
Roman Okuyarak
Yazar Okura Asılır mı?
  YAŞAM
Aşçılık Ölüyor mu?
Siz Uzlaştıramadıkları-
Fırtınalar Koparsa
  CİNSELLİK
Kılavuzu Karga Olanın
Böyle Kutlanırmış
Anlayan Anlar
Anlamayana

Ferdi Tayfur

Zeki Müren

Edip Akbayram

Arif Susam