Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Türkiye'yi sadece büyük şehirlerden ibaret mi sanıyorsunuz? Bakmayın siz öyleymiş gibi gösteren televizyonlara, gazetelere, politikacılara..
Toplumun nabzını tutmak için arada bir Anadolu'ya çıkmak şart. Öyle televizyonlardaki veya gazetelerdeki göstermelik ve numunelik haberlerle takip etmek de yetmez. İlla ki gidip kendi gözlerinizle görmeniz, oradaki havayı solumanız lazım. Ancak o zaman insanınızın derdini anlar, memleketinizin halini görürsünüz.
Okulların kapanmasını fırsat bilip bir haftalığına teyzemin kızının yanına gittim. Sakin bir İç Anadolu şehrinde oturuyorlar.
Bu süre zarfında bakın nelere şahit oldum:
- Akrabamız bir bey (ki kendisi 65 yaşındadır) kendisinden yirmi yaş küçük bir hanımla evlenmiş. Kendisinin ikinci, hanımın üçüncü evliliğiymiş.
'Hayırlı olsun' ziyaretine gittiğimizde şaşırdım kaldım.
Namusu gibi koruduğu, gözünden sakındığı ve kimseye laf söyletmediği kırk yıllık pos bıyıklarını, yeni eşinin isteği üzerine kesmiş; hem de nikahtan önce. Üstelik evin içinde de süt dökmüş kedi gibi dolaşıyor ve karısının ağzının içine bakıyor.
Vallahi onun adına ben utandım. Böyle erkek mi olur?
- Bir diğer akrabamız, 33 yaşında bir genç. Bu da, ilk eşinden boşanmış, ikinci beraberliğinde nişandan dönmüştü. Benim ziyaretim esnasında başka bir hanımla nişanlandı. Ben de oradaydım.
Aslen biraz serseri tabiatlı olan bu adam ilk eşine çok kötü muamele ederdi. O yüzden ayrılmışlardı. Sonraki nişanlısı bunları öğrenince nişanı atmıştı zaten.
Ama bu seferki nişanda bir görecektiniz bizim ele avuca sığmayan serseriyi: Kendine beyefendi süsü vermiş, iki dirhem bir çekirdek olmuş. Gözlerime inanamadım. 'Bu seferki maskesinin düşmesi ne kadar sürecek acaba?', diye merak etmeden de duramadım doğrusu.
Hakikaten nikahta keramet mi var nedir?
Bu erkek milletinin atıp tutması, afrası tafrası, delikanlılığı falan hep hikaye. Kendi başlarına bir bardak su bile içemiyorlar. İlla ki bunların başında duracak, bunları çekip çevirecek bir kadın lazım.
İşte o kadın da bunları maymuna çevirebiliyor. O kadın için kırık yıllık bıyıklarından, her türlü serseriliklerinden vazgeçip evkedisine bile dönüyorlar. İş ki hanımlar bu basireti gösterebilsin.
Ama şunu da bilelim:
Taşrada bile boşanmalar ve tekrar evlenmeler bu kadar yaygınlaşmışsa,
- Erkeklerin elleri para görüyor demek ki... Malum ya, erkeklerin elleri para görünce önce arabalarını sonra karılarını değiştirirler. Öyleyse memleketin ekonomik gidişatı iyi yolda demektir!
- Diğer yandan, aile kurumu giderek çözülüyor. Büyük ve kozmopolit kentleri bırakın, ülkemizin taşrasında bile Dallas veya Flamingo Yolu'nu aratmayan ilişkiler yaşanıyor ve hiç de yadırganmıyor artık.
Öz evladı üniversite sınavına girerken onun yanında durup moral vermesi gerekirken, yeni hanımıyla balayına giden erkeklerimiz var. Bakın dikkat ederseniz onlara 'adam' demiyorum.
Şimdi burada oturduğumuz yerden ikinci evliliklerde nikahın kerametini görüyoruz ama.. gören göze zaten malum olan şeyi bir de ben tekrar edeyim:
Gençlerimiz; kendi ana-babalarının boşanmalarını, babalarının yeni hanımlarına yaltaklanmalarını göre göre, artık evlilik müessesine de aile değerlerine de inançlarını yitirmiş durumdalar. Evlilik konusuna alaycı ve kötümser bakmalarına şaşmamalı.
Yani nikahın kerameti artık tersine işliyor, haberiniz olsun.
|