ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Emperyalizm ve Global Sistemin İşleyiş Mantığı
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ferdi Özbeğen

Zeki Müren

Ajda Pekkan'dan

Ajda Pekkan &

Semiramis Pekkan

Yıldırım Gürses

Başrolde Emel Sayın
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
ANLAYAN ANLAR, ANLAMAYANA SELAM OLSUN

Zeynep Ankara'nın Bir Yalnız Şövalye:Attila İlhan kitabında mı okumuştum, yoksa bir gazete röportajında mı?
Bir ara Attila İlhan baklayı ağzından çıkarmıştı:
"Edebiyat dünyamızda bir eşcinsel lobisi vardır. Mason dayanışması gibi bunlar da kendi aralarında dayanışma içindedir. Dışarıdan kimseye destek olmazlar.."

Attila İlhan daha sonra 9 Nisan 2000'de Milliyet gazetesinden Filiz Aygündüz'e verdiği röportajda Yazar olmak kolaylaştı mı biraz? sorusunu
"Şimdi Türkiye'de çok ünlü bir yazar olmak istersen -iyi bir yazar demiyorum-, biraz eli ayağı düzgün bir hanım olman, geçmişte başından biraz macera geçmiş olması ve senin bunları yazıp kitap olarak götürmen yetebiliyor. (Erkek olman durumunda ise) Teşhirci bir eşcinselsen çok kısa sürede ünlü bir yazar olabilirsin." şeklinde yanıtlamıştı.

Yazar Cezmi Ersöz de, edebiyat ve yayın dünyasındaki eşcinsel lobilerinden acı acı yakınmıştı o yıllarda. Ben de Edebiyat Piyasaya Düşünce başlıklı yazımda bu konuya kısaca değinmiştim.

Eşcinsel lobisinin hem de uluslararası anlamda gerçekten varolduğunu; yalnızca moda değil aynı zamanda medya ve edebiyat dünyasında hızla yayıldığını hepimiz bir şekilde duyduk, biliyoruz.

Edebiyat ve medya dünyasındaki eşcinsellerin kimler olduğu aslında Mason locasının sırları kadar açık

Herkes onları bilir ama onlar 'aslında böyle bir şey yokmuş gibi' davranır.

Mason locasının sırlarını da, medya dünyasındaki eşcinsellerin kimliklerini de biliyorsanız, biliyorsunuz.. Bilmiyorsanız da ben size söyleyecek değilim zaten...

Doğu Perinçek'e kulak verecek olursanız, eşcinsel ilişkiler 'emperyalist dayatmanın bir ürünü ve gereği'
(Bkz. Doğu Perinçek'in 2000 yılında çıkan Eşcinsellik ve Yabancılaşma adlı kitabı.)

Haziran 2006'da medya dünyamızda meydana gelen bir diğer 'köşe savaşları' olayını hatırlatmak istiyorum bu noktada...

22 Haziran 2006 tarihinde Ali Atıf Bir (o tarihlerde yazarı olduğu) Hürriyet gazetesindeki köşesinde Eşcinsel Köşeciler başlıklı bir yazı yazarak (isim vermeden ama kimi kastettiği anlaşılacak şekilde)
"Okur köşe yazarının eşcinsel olduğunu bilse kesin yazıları farklı şekilde yorumlayacak. Belki bir yazarın, bir arkadaşın eşcinsel olduğu bilinse onunla ilgili bütün okumalar değişecek. O halde kimse eşcinsel olduğunu saklamamalı!" dedi.

Daha önceki dönemlerde Oray Eğin, Ali Atıf Bir'i -isim vermeden- feci halde eleştirmiş ve Ali Atıf Bir'in "İstanbul'a gelince havalara girdiğini, alemlere daldığını, kafasına saç bile ektirdiğini... oysa kendisini ait zannettiği çevrelerde kendisiyle dalga geçilmekte olduğunu...vs..vs.." yazmıştı.

Ali Atıf Bir söz konusu yazıyı, daha önce muhatap olduğu hakaretlerin intikamını almak için mi yazmıştı?
(Bu noktada sessiz kalma hakkımı kullanmak istiyorum komiser bey!)

Oray Eğin ise 26 Haziran 2006 tarihli Akşam gazetesindeki köşesinde Doğan Ailesine Mektup başlığıyla kaleme aldığı yazıda
"Hiç kimse bunları açıklamaya zorlanamaz. Bugünden sonra, onun adı faşist profesör." Ali Atıf Bir'in Hürriyet'ten uzaklaştırılmasını istemişti.
(Sonraları Ali Atıf Bir Hürriyet'ten kovuldu ama başka sebeplerden ötürü)

Sabah gazetesindeki köşesinden olaya müdahil olan Hıncal Uluç ise
2 Temmuz 2006 tarihli yazısında
"Eşcinsellik günümüzde bir aşağılama olmaktan çıkmış, bilimsel bir "Üçüncü cins" kabulü görmüştür. Gizlenecek utanacak yeri yoktur. Gizlemeye çalışanlar, tam tersine "Üçüncü cins" lerine ihanet etmekte ve bunu hala saklanacak ayıp olarak değerlendirenlere koz vermektedirler... Okurun, yazarının eşcinsel olduğunu bilmesinin, faşizmle, ırkçılıkla hiç alakası olamaz" dedi.

Hatta hızını alamadı 8 Temmuz 2006 tarihli yazısında
"Ali Atıf Bir ile Oray Eğin arasındaki tartışma, evrensel olduğu için ben de görüşlerimi açıkladım." diyerek mazeret belirtti.

Yetmedi, 15 Temmuz 2006 tarihli yazısında da
"Adam ya da kadın eşcinsel.. Ama dış yaşamı ile heteroseksüel görünmek, öyle bilinmek için elinden geleni yapıyor.. Hatta yakınındaki herkes (ünlüyse uzaktaki herkes de) onun ne olduğunu biliyor.. Buna rağmen, bilineni saklamaya çalışıyor." şeklinde kesin tavrını koydu.

Bu olay biraz da Melih Gökçek-Emin Çölaşan tartışmasını andırmıyor mu:

- Açıkla bakalım mal varlığını! Erkeksen açıkla...
- Ne alakası var kardeşim? Sen mahkeme değilsin! Açıklamıyorum işte!

- Açıkla bakalım cinsel eğilimini! İ..neysen açıkla...
- Ne alakası var kardeşim? Profesör olmuşsun ama adam olamamışsın. Faşistsin sen faşist!


Bu yazdıklarımın, 18 Mart 2005 tarihli Yazar Okura Asılır mı? başlıklı yazımla birlikte okunduğunda bir anlamı olabilir mi?

Söyler misiniz, nedir hayatın anlamı? Biz niye yaşıyoruz?

  SİNEMA
Pornografinin
Gegen Die Wand
(Duvara Karşı)
Ben Ne Anlarım
Edebiyattan
  YAŞAM
Dinciler ve Ahlaksızlar
Emperyalizme Karşı
Lümpenlik Kader mi?
Tahin Helvası
  MÜZİK
Elton John
Billy Joel: Uptown Girl
Chris de Burgh
  CİNSELLİK
Ayrılık Kapıyı Çalınca
Pornografi Üzerine
Koca Arayan Kadınlara
  VİDEO
ABBA:The Day Before
Zeki Müren
Britney Spears
  EDEBİYAT
Yandaş Medyanın
Entellektüel Kimdir?
İlişmeyin,

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Ümit Besen

The Best of MFÖ

Fecri Ebcioğlu Sunar

Edip Akbayram

Best Memories