ANA SAYFA

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ferdi Özbeğen

Zeki Müren

Ajda Pekkan'dan

Ajda Pekkan &

Semiramis Pekkan

Yıldırım Gürses

Başrolde Emel Sayın

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Ümit Besen

Edip Akbayram

Best Memories


Yurdum insanının evlilik ve eş seçme konularında düştüğü halleri, üstad yazar Selahattin Duman irdeliyor. Burada dikkatinize sunulan yazılar "Yiğit kısmının kadın seçerken neye dikkat etmesi.." üzerinedir.. Nereden mi icap etti? Herkesin kafasına göre kurduğu evlilik müesseselerinden çoğunun çatırdamasından.. Altında da erkeklerin kalmasından...

Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 7:
Varoşların Bekâr Kızları Nasıl Teşhis Edilir?

Evlilik üzerine söylenmiş özlü sözlerin tamamı oğlan tarafı içindir.. Bu alışverişin kazık yiyeni baştan belli olduğundan atalarımız özellikle oğlanları uyarmış.. Hele ki orta sınıfın oğlanları.. Bunların aklına kız düşürmek ile eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek birdir.. İkisini de anırtır..

Dünkü risalemizde, bir ayağı şehirde bir ayağı köy yerinde olan kızlardan uzak durula, diye yazmıştık..

Bunlar kendilerine yedi göbekten saraylı süsü verdiklerinden her daim kalaylı dururlar, bakırları ancak evlendikten sonra çıkar demiştik..

Hatta aklımıza örnekleri geldiğinden kendi kendimize "Cık cık cık.." çekmiştik..

Erkek milletine en zararlı tür budur.. Şimdi bunların kızlıkta nasıl teşhis edileceğini anlatacağım..


Bu kızların cümlesi makyajda aşırıya kaçar.. Evden çıkarken gayet normaldirler..

Girdikleri ilk McDonald's tuvaletinde kendilerini boyaya bulayıp öyle gezinirler.. Eve dönerken o boyayı tinerle sildiklerinden iz bırakmazlar..

Takıntıları kaştır..

Kaşlarını boya ile kalınlaştırırlar.. Sıfatlarını, eski mısır piramitlerinin içini süsleyen kraliçe resimlerine çevirirler..

Firavunların tapındığı mübarek Apis Öküzü'nün boynuzlarını kaşlarına takmış gibi görünürler..

Yüksek topuklu ayakkabıya hevesli olurlar ama düzgün yürüyemezler..

Yaya olarak seyir halindeyken gövdeleri öne eğilir, mabad kısımları arkada kalır..

Görenler de "Maşallah kıza! Kaşı gergin yay gibi, g..t atıyor taş gibi.." derler..

HANİ YA ÇEYİZ?

Bu tür dışarıda takılmayı çok sevdiğinden evde anasının dizinin dibine oturup tepsi örtüsüydü, televizyon örtüsüydü işlemez..

Kanaviçe kumaşı gergefe gerip üzerine koşan geyik motifi işleyeyim de ileride evime minder kılıfı olsun, demez..

O yüzden çeyizleri zayıftır..

Bunları yetiştiren analarda da "çeyiz bilinci" gayet zayıf olur.. Onlar da komşu kapısı aşırdırır, dururlar..

Durumları "Ana gezer, kız gezer.. Bu çeyizi kim düzer?" halidir..

Kaşına parmak kalınlığında rastık çeken, saçını havaya dikip kıçını gererek gezen bu kızları gördün mü hemen başka yere bakacaksın..

Zamane kızlarının yedi yerde bahtı olduğundan mıdır nedir, yine de kocayı herkesten evvel bunlar bulurlar..

Gezip tozmayı bilmeyeni bile oturduğu yerden "pekmez tabanının sinek çektiği gibi.." mahallenin bekârlarını evin önüne çekerler..

Bunlara koca bulmak için perdesiz bir pencere yeter..

O pencereden gelene geçene el ederler, gözleriyle gel gel ederler.. Yine de kısmetlerini bulurlar..

Kız kısmının ek yeri gülmesidir..

Orta sınıf erkeğinin uzmanlaşması gereken şey de budur.. Bir kızın gülüşü onun nasıl bir eş olacağının tarifi sayılır..

Akıllı, edepli kızlar da diğerleri gibi kıkırdar da kıkırdarken ellerini ağızlarına götürürler..

Ama gülerken her elini ağzına götüren kız bu tarife girmez.. Kiminin ağzı büyüktür, kiminin dişi yamuktur..

Onları saklamak için böyle yaparlar.. Nereden baksan tüketiciye zarar..


Gülerken kendisini kontrol edemeyen kızlar tehlikeli sayılır..

"Akıllı heleşesinden, deli gülmesinden belli olur.." lafı bu durumlar içindir..

Bunların neş'esi neyse de kavgaları da aynı şiddette olduğundan evlenilse bile düğünden sonra evde keser, nacak, tornavida gibi kesici ve delici alet bulundurmamak iyi olur..

Yine de kızın gülmesi, bırttırmasından yani surat asmasından iyidir..

Ota, böceğe bahane bulup ikide küseni de iyi değildir.. "İki de bir bırttıran avrat.. Tut kulağından sokağa at.." lafı da eski zamanın tedbiridir..

Atatürkümüz, cumhuriyeti nasıl gençlere emanet ettiyse Medeni Kanunu da resmi nikâhı olanlara emanet etmiştir..

O yüzden "kulaktan tutup atma" tedbiri bu zamanda işlemez..

ZENGİNİ DE DERT

Orta hallinin biraz varlıklısından da kız alınmaz..

Çünkü bunlar baba evinde her şeyi gördüklerinden fazlaca övünücü olurlar..

Gerçi fakir kızı da böyledir.. Mesela kel kız, ablasının saçıyla övünür.. Varlıklı evinin kızının da iki lafından biri "Babasının akçası, anasının bohçası.."olur..

Kolay kolay da beğenmezler.. Dilleri fazla eleştiricidir..

Düğüne gider zurna beğenmezler.. Hamama gider kurna beğenmezler.. Geçimleri gayet zorlu olup hayat boyu erkeğe ter döktürürler..

Bunların elinden en çok da memur takımı, yani maaşlılar çeker..

Erkeğin başının etini lafla yemeyeni bile ona gözleriyle "Masa üstünde pekmez.. / Al yanaktan kim öpmez.. Senin aldığın maaş.. / Benim süsüme yetmez.." mesajı verir..

İyi bir şey değildir..

Tutayım, kendime esnaftan bir kız alayım dersin.. Başka türlü dertler çıkar..

Onlar da fazlaca mal gözlü olurlar..

Beline burma bilezik takarsın.. Beğendiremezsin.. Eline teflon tava seti verirsin, sevincinden göbek atar..

Esnaflığa yatkın değilsen kızın neyi sevip neyi sevmeyeceğini kestiremezsin..

Çerçinin kızı boncuğa âşık.." lafını baştan bilmedin mi evlilik pusulan şaşar durur..


Bekâr adamın kız beğenirken dikkat edeceği iki şey daha var..

Biri sahipsiz kızlar.. Yani aile baskısını görmemişler.. Diğeri de çevrenin yarım akıllı evli erkekleri..

Sahipsiz kız şunun için iyi değildir.. Avcıdan aldığın kaz nasıl uçarsa sahipsiz kız da günün birinde öyle kaçar..

Sen de kucağında bebelerle televizyonların sabah programlarını dolaşıp "Karımı istiyorum.. Devlet bana karı bulsun.." diye ağlaşırsın..

Evlenip belasını bulduğu halde hâlâ evliliği savunan "akıl verici erkek" ise cinsimizin birinci düşmanıdır..

Bunların çoğu bekârlığa hasret duyar, geri dönüş yapamazlar.. Bekârları da kendi çukurlarına çekmeye çalışırlar..

Kitapta yatacak yerleri yoktur..

Tabii bir de bekâr adamın tavsiyesine kulak asmayacaksın..

Bekârdan aldığın akılla evlenmek, hayat boyu belediye otobüsü ile gidip gelen bir adamın tavsiyesi ile otomobil almaya benzer..

Uzun lafın kısası neymiş, siz anladınız..

Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 8: Köy Yerlerinin Hali
  VİDEO
Ferdi Özbeğen:
Sting
Kızıl Ordu Korosu:
Ajda Pekkan: Erkek Adın

Kamuran Akkor:
C. C. Catch:
Hélène Ségara:

Gönül Yazar

Barış Manço

Cem Karaca

Juanito (1967)

Felicita


Orijinal Film Müziği


Laura Branigan (1984)