| ANA SAYFA |
Harmanı Yel, Bekâr Adamı El Döndürür!
Erkeklik adına hamiyetlerini nasıl gösterecekleri kendilerine kalmıştı..
Bekliyordum ki bir sabah uyandığımda gazetelerin hepsinde aynı manşetler:
"Bütün karılar boş oldu!"
"Memlekette evli erkek kalmadı.."
"Herkes evleneceği kadını yeni baştan seçecek.."
"Aynı kadınla evlenenlere vergi cezası gelecek.."
"Yaşasın hayat!"
Ne yazık ki Atatürkümüz'den beri böyle basiretli bir sahibimiz olmadı..
Atatürk erkek milletine bu işlerin yolunu dolaylı gösterdi ama o kadar.. O da arkadaşlarının karılarından yılgınlığa düştü..
İşi uhuletle ve suhuletle halletme yoluna gitti..
Şimdi bu lafları ettim diye Can Dündar'a kızdıkları gibi bana da kızacaklar.. Lakin işin aslı böyle.. Bildiğimi söylemekten korkmam..
Yedi düvelle aynı anda cenge tutuşan koca Atatürk, düşmanın İngiliz'den emanet altığı otuz altılık top gülleleri arasında kahvesini içerdi de yüzünde kıl oynamazdı..
O güllelerin her biri düştüğü yerden bir bostanlık toprağı havaya kaldırırken, diğer paşalar salavat getirir yalnız Atatürkümüz kahvesini höpürdetirdi..
Otuz altılık top güllesini değil de kahvenin köpüğünün az olmasını dert eden bir yiğitken ne diye bu kadın meselesinde geri adım attı?
MEDENİ KANUN..
Onca devrimi yapan, padişahı yedi sülalesiyle birlikte kovan, ahalinin başından fesi, sarığı bir günde atan adam neden kadın meselesinde yan yollara saptı?
Çünkü kendisi kadından yıldı..
Şimdi diyecekler ki "Kadınlara medeni hakları o vermedi mi?"
El hâk verdi.. Ama sor bakalım niye verdi?
Feministlere sorarsanız kadını pek kayırdığından haklarını verdi..
Bana sorarsanız erkek milletine dolaylı olarak yol gösterdi..
İşte yine lafın başladığı yere geldik.. Ne demiştik? "Evleneceğin kadını seçerken gözünü açacaksın arkadaş.."
Ama savaş meydanlarını düşmana dar eden koca Gazi Paşamız ne yaptı?
Kuşça canını kurtarmak için kendini denize atan Yunan askerlerinin sığındıkları gemilerde daha esvapları kurumadan gitti evlendi..
Evlendiği kadının ailesi köklüydü, babası çok zengindi.. Yine de kızları "Kaşım gözüm bana yeter, babamın adı beni satar.." demeyip ecnebi okullara gitmişti..
Dört dil biliyordu.. Görgülüydü.. Sofra adabından saray usulüne her şeyden haberdardı..
Hani arasan Avrupa saraylarında daha bilmişi, görmüşü çıkmaz..
Yine de Zübeyde Annesi'nin gözü tutmamıştı kızı..
Salih Bozok'a "Almasın o kızı.." haberini yolladı.. "Erkeğin okumuşu kadı, kadının okumuşu cadı olur.." diye yollar gösterdi..
Dinletemedi.. Evlendiler..
Koskoca vatan kurtarıcısına o kısacık evlilik dar geldi.. El kadar Latife Hanım daha evliliklerinin ilk üç ayında koca Gazi Paşamız'a iki kez kalp spazmı geçirtti..
Baktı ki olacak gibi değil..
Daha medeni kanunu da çıkartmamış.. Şer'en icabını yaptı, havaya karşı üç kez "Boş ol!" dedi..
Anadolu Ajansı'na üç satırlık bir boşanma haberi yazdırdı.. Sen sağ ben selamet..
Boşandı, vatandan sonra kendini de kurtarmış oldu..
Bir eyyam arkadaşlarının haline baktı.. Niye mi baktı? Bakalım arkamdan gelen var mı diye..
Hepsi nikâhlıydı ve savaş söz konusu olduğunda gözlerini kırpmadan karılarını bırakıp cepheye koşmuşlardı..
Lakin liderlerini bu meselede yalnız bırakmışlardı..
Hele cumhuriyetin ilk kutlama balosu vardır ki Atatürkümüz'ün sıtkı o gün sıyrılmıştır..
Koskoca devlet erkânı heves etmiş..
Şu cumhuriyeti bir güzel kutlayalım, balo neyim de yapalım düşmanlara inat.." demişler..
Ankara'daki şimdi Atatürk Orman Çiftliği olarak bilinen yerin istasyon binası da yeni bitmiş..
Onu da açacaklar.. İlk balomuzu da orada yapacaklar..
HANİ KADINLAR
Sıhhiye'den kalkacak trenle gidilecek..
Arkadaşlarına balo eşli olacak, lütfen eşlerinizi de getirin diyen Atatürk hareket saatinde bir bakmış ki trende topu topu üç adet kadın var..
Falih Rıfkı'nın, Ruşen Eşref'in bir de Yakup Kadri'nin eşleri..
"Arkadaşlar nerede gerisi?"
Paşalar, beyler önlerine bakıyor.. Tık yok.. Canı sıkılmış tabii.. Yüz küsur smokinli, fraklı erkek.. Topu topu üç kadın..
Batılılarda yenilginin kuyruk acısı olduğundan gazeteleri adamı tefe korlar..
Zevattan biri fısıldamış..
"Buranın pavyonlarında çok güzel Macar kızları var ki akça pakça.. Her birinin gerdanından üç okka yağ çıkar.. Acaba onları mı getirsek.."
İyi fikir deyip Macar kadınlarını toplayıp getirmişler.. Bu kez o gönüllü gelen üç kadın "Paşam bize bu reva mı? Pavyon kadınları ile yan yana işimiz ne?" diye ağlaşmışlar..
Arkadaş karıları ile pavyon karılarının arasında kalan Gazi Paşamız naçar son gelenleri geri yollamış..
Ama orada da arkadaş karılarına mim koymuş..
Medeni Kanun'un çıkarılması, kadınlara hak verilmesi sonranın işidir.. Atatürkümüz'ün memleket yiğitlerini kayırma yolunda ince plânıdır..
Verdiği haklarla kadınlığımıza "Başınızın çaresine bakın.. Ömür boyu erekten sebeplenmeyin.." demiş oldu..
Aha size iş.. Aha size hak!
Erkeğe de dolaylı olarak "Bakın kadınlığı ev esaretinden kurtardım.." dedi..
"Onların da sizin gibi işi var, diploması var.. Olmayan da tedariklenecek.. Bundan böyle kafasına uymayan karısını rahatça boşayabilir.." mesajını verdi..
Ne var ki taze evlenecek yiğitlere nasıl bir yol tutacaklarını gösteremeye vakti yetmedi..
Benim Medeni Kanun'dan anladığım budur.. Onun yarım bıraktığı işin gerisini getirmeye de kararlıyım..
Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 2: Zenginlere Evlilik Akılları Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 3: Zenginin Derdi Hiç Biter mi? Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 4: En Ekonomik Çare Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 5: Orta Hallilerin Bilhassa Memur Takımının Evlilik Halleri Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 6: Gelin Adaylarının Evlilik Halleri Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 7: Varoşların Bekâr Kızları Nasıl Teşhis Edilir? Evlenilecek Kadın Nasıl Seçilir – 8: Köy Yerlerinin Hali |