ANA SAYFA
|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
SAĞLAM LİDERLER LAZIM
Türkiye'de yaşayan bizler öncelikle ve esas olarak bu global emperyalizmin kendi ülkemiz ve bölgemizde yarattığı tahribata odaklanmış durumdayız.
Global emperyalizmin, kendi çıkarları öyle gerektirdiği için, ülkemizi bölmek yolunda doğrudan veya dolaylı faaliyetlerde bulunduğunu da görüyoruz, biliyoruz. Zaten onlar da bu emellerini ve faaliyetlerini inkar etmiyorlar.
Osmanlı imparatorluğunun parçalanması, bölünmesi ve çöküşü gibi son derece acıklı ve rahatsız edici toplumsal anılara sahip olduğumuz için de, bu konuda Türkiye'de özel bir duyarlılık var. Halkımızdaki bu haklı korkulara 'toplumsal paranoya' etiketini yapıştıran gafillere de ayrıca kızıyoruz bu yüzden. Ancak gene de hatırlamamız gerekiyor ki, global emperyalizmin dünya üzerindeki egemenliğini genişletmek ve derinleştirmek için verdiği savaş, dünyanın yalnız bu bölgesinde değil, Uzak Doğu'dan Güney Amerika'ya kadar çok geniş bir alanda devam ediyor.
Sadece risale veya ilmihal okumakla dünya meselelerini kavrayacak bir donanıma kavuşmak mümkün olsaydı, Türkiye'nin bugün her alanda dünya şampiyonu olması lazımdı.
Dinci kadrolar maalesef anti-emperyalist bir mücadeleyi sırtlayacak bilgi, birikim ve bilince sahip değil. Hatta onlar kendi küçük hesaplarına uyduğu sürece emperyalizmle işbirliği yapmaktan yana.
Dünya üzerinde bir kısım başka liderler de var ki 'anti-emperyalist' mücadele veriyormuş kisvesi altında kendi çapsızlıklarını ve yolsuzluklarını gizlemeye çalışıyorlar. Duygusal ve psikolojik dengesizliklerini, akıl dışı ve saçma söylemler üzerinden kendi halklarına empoze etme gayreti içindeler. İnsanlığın Müstehakı Bu mu? başlıklı yazımda da belirttiğim gibi: Bu sisteme kökten karşı olduğunu söyleyen devlet başkanları bile
Geçmişte de 'emperyalizme kafa tutma' pozları kesen liderler olmuştu. Ama dünyayı doğru anlayıp mantıklı çıkış yolları bulacak kadar akıllı olamadılar. Egolarına, iktidar hırslarına, cehaletlerine ve aptallıklarına yenik düştüler. Sonra da tarihin çöplüğüne atıldılar. Cemal Abdülnasır'dan Kwame Nkrumah'ya, Pol Pot'tan İdi Amin'e kadar buraya bir sürü isim yazabilirim ama gençlerin bu liderleri hiç tanımadıklarını biliyorum. Bugün de 'anti-emperyalist' pozlar kesen ama son tahlilde donanım ve birikimleri 'dünyayı doğru algılamaya' yetmeyen devlet başkanları var. Kimisinin ahlaki ve psikolojik dengesi son derece bozuk. O kadar ki, uluslararası bir toplantıda başka bir ülkenin kralının sabır taşını çatlatıp "Sen neden susmuyorsun?" lafına muhatap olabiliyorlar. Kimisinin görgüsüzlüğü o kadar ayyuka çıkmış ki Paris'te alışveriş yapmaya çıktığında kabalık ve görgüsüzlüğüyle hem kendini hem de ulusunu rezil ediyor. Kimisinin ufku, bırakın kendi ülkesini, kendi köyünün bile ötesini göremiyor. Kimisi ise megalomani ve türlü kompleksler içinde pozlar atıyor. Oysa aynı anda kendi halkı açlıktan ölmekte.
Emperyalizm karşısında sağlam bir duruş sergileyeceksek;
Bundan daha azına razı olmak ancak cehalete ve emperyalizme hizmet edecektir. |