| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın SİNEMADAN VE EDEBİYATTAN?
Şu INTERNET alemlerinde boy göstermeye başlayalı beri kaç yıl geçti. Bu kadar sürede karşılaştığım saftiriklerin sayısını tahmin bile edemezsiniz. Şimdi buradan isimlerini teker teker sayıp rezil etmenin alemi yok! Onlar kendini bilir..
Şu kadar yıllık ömrümde geriye dönüp bakınca, sanırım en mutlu yıllarım İstanbul Atatürk Fen Lisesi'ndeki yatılı öğrencilik yıllarım olsa gerek... Oradaki insanların hemen hepsi benden daha akıllı ve bilgiliydi. Aklıma takılan her türlü sorunun cevabını bilecek birileri etrafta daima bulunurdu. Ve hemen hiç kimse benden daha aptalca sorular sormaz ve saftirik yorumlarda bulunmazdı.
Üstelik ben 'yarınların' Türkiye'sinin işte tam da böyle olacağını sanıyordum: Benden daha akıllı ve bilgili insanlarla dolu, aydınlık bir ülke...
Çok fena yanılmışım!
Türkiye'nin güzel insanları bu yanılgımı her gün yüzüme vurmak için ellerinden geleni yapıyor! Fakat birader, ben de yoruldum yahu! Bu ülkenin güzel insanlarına sözüm şudur: Aziz Nesin'i haklı çıkarıp durmaktan vazgeçin siz de artık!..
Yıllar önce oturmuş bir ÇÖLDE ÇAY yazısı yazmıştım. Ne yazıymış ki, Google'da "ÇÖLDE ÇAY" diye arayınca en üstte benim yazı çıkıyor. Sinema sanatına nanik yapan bu dangalakça filmi ben mizahi bir üslupla ele almışım. Maksat şenlik olsun, millet eğlensin diye güzel de bir mizah örneği vermişim.
Birader bir ülkede bu kadar mı çok aptal olur? Hadi İngilizce bilmiyorsunuz, hadi mizah duygunuz yok... Ama artık komik bile olamadığınızı bilin yahu!
O salak ötesi filmin temel aldığı yarı otobiyografik romanın yazarı Paul Bowles BİLE 1998 yılında (ölümünden bir yıl önce) "Bu film hiç yapılmamalıydı. Filmin sonu aptalca olmuş ve geri kalanı da zaten çok kötü.." demiş. Siz daha neden bahsediyorsunuz?
Aylar önce yazdım burada! DA VINCI ŞİFRESİ adlı kitabın ne kadar aptalca bir kitap ve Dan Brown'ın ne kadar KAZMA bir adam olduğunu şekil üzerinde örnek vererek anlattım! (Yerim Senin Şifreni başlıklı yazım hala orada duruyor)
Şimdi güzel kardeşim... Bu yazıyı ben niye yazıyorum? Şundan:
Her bir bokun en iyisini bilen güzel(!) insanlar seslerini yükselttikçe, yalnız Türkiye'de değil bütün dünyada estetik, akıl ve zevk ölçüleri gerileme sürecine giriyor. Sinemada olsun, müzikte olsun bu böyle... Moda ve show dünyası birbiri ardına rezil ve iğrenç şeyler sergileyince,
"Günaydın!" diyorum yeni uyananlara... Üsküdar'da çoktan sabah oldu. |