ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Ben Her Zaman
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Edith Piaf - SELECTION

Beş Yıl Önce

Best of STYX

ŞAN KONSERİ

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben

Nil Burak - Tatlı Tatlı
Alper EĞMİR logo
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
STAR WARS VE ALPEREN BARAK

Star Wars EPISODE III - Revenge of the Sith filmini seyrettim.
Sonra da gittim Mayıs 2002'de yazdığım STAR WARS - Politik Çağrışımlar ve Aklıma Takılanlar yazımı tekrar okudum.

Yıllar önceki yazımda bahsettiğim SADECE TEK BİR hususu düzeltmek istiyorum:
Başkan Palpatine için "Bir de Galaktik Cumhuriyetin başkanı Palpatine var ki, o da başka bir alem. Adam koskoca Başkan olmuş, ama sürekli kararsızlık ve çaresizlik içinde" yazmışım. Meğer herifçioğlu numara kesiyormuş.

Eh o zaman da şöyle sormak lazım: "Bu dandik ve melun herifi başkan seçen basiretsizler kimmiş acaba?"

(Ve aslında bütün bu mizansen, Roma tarihinden aparılmış bir kompozisyona benziyor: Krallık devrinden sonra Cumhuriyet ilan edilen Roma'da, M.Ö. 1.Yüzyılın ortalarından itibaren İmparatorluk rejimine geçilmiştir.

"Mutlu bir Altın Çağ" olarak hatırladıkları o "Cumhuriyet" dönemini tekrar inşa etmek, çok uzun yıllar boyunca Batı dünyasının düşü oldu. O kadar ki, Fransız devriminin ardından Cumhuriyet ilan edildiğinde, Fransız devrimcileri kendilerini Romalı cumhuriyetçilerle özdeşleştiriyorlardı. Bu konuyla ilgili geniş bilgi için Burak Eldem'in FRATERNİS adlı kitabını okumanızı öneririm.)

Bu filmin ilk gösterimine katılan bazı arkadaşlarla yapılan ayaküstü röportajları televizyondan seyrettim. Kimisi diyor ki "Filmin son yirmi dakikasında ağladım.. Çok etkilendim. Yapılan 6 Star Wars filmi içinde en iyisi bu!"

(Bu 'son yirmi dakikada ağlamak' esprisini Spielberg'in yorumundan almışlar. Spielberg ise bu laflarla sadece arkadaşı George Lucas'a kıyak çekiyordu. Gösterime girdiği ilk günde 50 milyon dolar hasılat kaldıran bir filmden bahsediyorsak, sizin de Steven Spielberg gibi arkadaş ve dostlarınızın olmasını dilerim. Sırtınız hayatta yere gelmez o zaman.)

İtiraf ediyorum: Ben yaşlanmış, duygusuzlaşmış ve huysuz bir adamım.

Daha çocuk yaşındayken kendi başına sofistike robotlar yapıp süper uzay gemilerini olağanüstü beceriyle kullanabilecek kadar zeki ve yiğit bir galaktik kahramanın (Anakin Skywalker) bu kadar aptalca ve çocukça bir mantık yürütebilmesini ve yaptığı dangalakça hatalar yüzünden Darth Vader haline düşmesini komik bile bulamıyorum.

Burada üstad Selahattin Duman'ın mevzuuya el atmasını bekliyorum. Muhtemelen şöyle bir yorum yapacaktır:
Tarihteki bütün önemli olaylar kadın meselesi yüzünden çıkmıştır. Nitekim bu filmde de genç Anakin, sevdiği kadının sıhhat ve selametini garantiye almak maksadıyla gücün karanlık tarafına teslim olmuştur. Onun başını Padme Amidala yakmıştır. Oysa ustası Yoda'nın "Hayatta herşey kaybedilebilir, sakın ağlama gidenlerin ardından.. Sen kendi dalgana bak..." öğüdünü dinlese bu kadar çıngar çıkmayacaktı...

18 Mayıs 2005 tarihli Washington Post gazetesinde Stephen Hunter imzasıyla yayınlanan 'Sith': The Promise Fulfilled başlıklı yazı benim düşüncelerimi yeterince yakından anlatıyor. Böyle düşününen tek adam olmadığıma sevindim.

Filmin sonlarına doğru Anakin Skywalker çok ağır yaralanıyor. Yanıklar içinde kalıp kollarını ve bacaklarını kaybediyor. Onu yaşatmak için o yaşam ünitesi kostümün içine sokuyorlar.
(Pelerin ne işe yarıyor hala anlamış değilim ama abimizin karizmasına diyecek yok)

İşte 1977'den beri bakıp bakıp
"Bu adam ne iş yahu?" dediğimiz arkadaşın öyküsünü böylece öğreniyoruz ve başımız göğe eriyor.

Filmin sonunu söyledim diye bozulmadınız değil mi?

(Filmin sonunu HALA bilmeden bu filme giden sevgili kardeşlerimin yanaklarından itinayla makas alırım. Hele filmin sonunu zaten bilmeyenler arasında 'Ben Star Wars fanatiğiyim..' diye hava basanlar varsa onların enselerine ayrıca tokat atarım.)


İlk gördüğümde birisi benimle dalga geçiyor sandım. (Bu ihtimalin üstünde hala ciddiyetle duruyorum) Ben çizgi-roman kahramanı olamadım ama sanırım bana ait bir takım hususlar çizgi-roman kahramanı olmuş.

Vay canına! Şuna bakın sevgili arkadaşlarım:

Güzide bir gazetemizin yayınlamaya başladığı bir çizgi-roman bu.
(Güzide mi? Güzide Kasacı mı? Ay hah hah haa! Ne alakası var yahu?)
İlk gördüğümde 'Alper'in Tarak' diye okumuştum. Alper'in dişfırçası veya traş bıçağı da olur ama sakın ola aklınıza daha kötü şeyler getirmeyin.

Çizgi-roman kahramanı arkadaşımız bana pek benzemiyor. Onun siyah ve uzun saçları var, benim hızla dökülen kumral-sarı saçlarım. Onun bıyıkları var, bense sakal ve bıyıkları keseli bir yıldan fazla oldu.

Bir de... Bu arkadaşımız uhrevi nidalar kullanıyor (bakınız çizgi-romanın birinci karesi) ben daha dünyevi bir üslup benimsiyorum. Fakat kahramanımızın etrafındaki adamların ona gösterdiği tepkiler, benim yazılarımı okuyan SİZ'lerin tepkilerine çok benziyor olmalı diye düşündüm.

Peki sizce Orta-Asya mahreçli Türk yiğitlerinden biri Darth Vader'le karşılaşsa, kim galip gelir? İlk yarı kaç kaç biter?
İddaa kuponu dolduruyorum da, o yüzden sordum.

  SİNEMA
Ben Ne Anlarım
Edebiyattan
Indiana Jones Filminin
Türk Sinemasının Bittiği
  MÜZİK
Çok Geç Olmadan
I Know What It is
Billie Jean
  EDEBİYAT
Kahraman Ne Yapsın?
Gizemli Uzak Doğu'nun
Mekan Adabı
  CİNSELLİK
Kılavuzu Karga Olanın
Anlayan Anlar
Anlamayana
İnsanlığın
  YAŞAM
Sizin Gibi Gençleri
Pistlerde
Bireysel Emeklilik
Vize Meselesi

Chris de Burgh

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Charles Aznavour'dan

Al Bano-Romina Power

Ajda Pekkan'dan

Ajda Pekkan &

Semiramis Pekkan