Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Delikanlı raconunun en mühim mevzuularından biri de girdiğin yabancı mekanda alakasız kimselerle muhatap olmamaktır.
Farz-ı misal, çabuk tarafından halletmeniz gereken bir iş dolayısıyla bir mekana duhul oldunuz diyelim. Herkesin her türlü işi olabilir. Alacak tahsili olur, sözlü bir mesajı iletmek şeklinde olabilir, bir emaneti bırakmak veya almak şeklinde olabilir, duruma göre temizlik yapılması icab edebilir vs..
Ağır delikanlı adam öyle olur olmaz kişilerle muhatap olmaz. "Davacının aptalı derdini mübaşire anlatır" derler, bu da o hesap. Birincisi vakit kaybıdır. İkincisi nedir? O da ortalıkta bulunan alakasız kişileri rahatsız etmeme, halkın huzurunu bozmama hadisesidir.
Binaenaleyh evvelden fikriniz olması gerekir ki, içeride kimlerle karşılaşacağınızı bilin. Umulmadık durumlarla her an karşılaşabilirsiniz, tedbirli bulunun.
Duhul olduğunuz mekanda yaşlısı olur, çocuğu olur, hastası olur, ne bileyim delisi olur, çatlağı olur... velhasıl bulaşılmaması icap eden tipler olur.
Bilhassa yaşlı kadınlardan ziyadesiyle uzak durun! Zira en çabuk ürken ve en fazla gürültü patırtı çıkaran tipler bunlardır.
Rahmetli kaynanam böyle bir kimseydi, adamda kafa bırakmazdı. Kayınpeder de bu yüzden erken göçmüş, bir nevi kurtulmuş bundan. Ben on sekiz sene çektim bunun çenesini.
Ağızlarını açtılar mı susturabilmek hakikaten büyük meseledir. En iyisi, ağzını açmalarına hiç meydan vermeyeceksin.
Şimdi diyeceksiniz ki bu tipler nasıl belli olur?
CİDDİ BİR İŞİ İÇİN bir mekana girmişsen, bilhassa lüzumlu olmadıkça kadınlarla muhatap olmayacaksın, yaşlı genç farketmez. (Hem nezaket hem tedbir babında)
İnce bir iş üzerindeyken ilaveten nedir?
Bu vesileyle hanımlara da seslenmek istiyorum:
Madem yeri geldi, mevzuumuzun bir güzel bellenmesi maksadıyla sevdiğim bir şiiri okumak isterim:
Sağlıcak ve selametle kalın.
|