ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Küreselleşme
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ajda Pekkan'dan

Semiramis Pekkan

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Başrolde Emel Sayın

Fecri Ebcioğlu Sunar

Hoş Sada

Unutulmayan Şarkılar
İffet AYMAZ Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
SON TRENDLER VE BİZİM GENÇLİK

Bir araştırma şirketi, son trendleri öğrenmek vesilesiyle, gençler üzerinde geniş kapsamlı bir araştırma yapmış. Ankara'dan Diyarbakır'a, İstanbul'dan Gaziantep'e kadar 12 büyük kentte yaşayan, 12-25 yaş grubundan 600 gençle yapılan geniş kapsamlı anketin sonuçları da
Biraz Bugün Çok Yarın (2005) adlı kitapta derlenmiş.

Biraz Bugün Çok Yarın (2005) araştırmasının diğerlerinden farkı, anketin yanı sıra, 60 gencin bugün ve yarını nasıl gördüklerini, kendilerini nasıl tanımladıklarını anlattıkları kolajlara yer vermesi.

Araştırmanın anket aşamasında, gençlere endişeleri, umutları, olgunlaşma süreçleri, kariyer planlamaları, yaşadıkları ortam, okulları, arkadaş ilişkileri, karşı cinsle ilişkileri, nasıl eğlendikleri, internet kullanımları, TV seyretme alışkanlıkları, hangi kitapları okudukları, sevdikleri eşyalar, sevdikleri sanatçılar ve daha nice soru yer almış.

Kolaj aşamasında ise İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Samsun'dan seçilen gençler, dergilerden seçtikleri fotoğraflar ile ruh hallerini anlatmışlar. Tahmin edersiniz ki, sonuçlar hayli düşündürücü.

Buyurun, araştırmadan birkaç çarpıcı sonuç ve düşündürdükleri:

Araştırma kapsamında yapılan kolaj çalışmasında, gençlerden 'bugün ve yarın'ı anlatmaları istendiğinde, 'bugün'ü anlatan pek az çalışma çıkmış. Öyle ya; Türkiye şartlarında 'bugün'ünü yaşamaya kalkışan genç, yarın işsiz, parasız ve yalnız kalacağını biliyor.

Ömrünün baharını sınavlara ve yarına hazırlanarak geçiren genç, bir çok şeyi erteliyor. Bana kalırsa erteledikçe de bileğleniyor ve büyüyünce bunun acısını fena halde çıkaracağının umuduyla ayakta duruyor.

Bir gencin uçan martı resminin altına yazdığı cümle düşündürücü:
"30 yaşından sonra. Ondan sonra parti başlıyor!"
Bana sorarsanız bu cümlenin meali: '30 yaşından sonra göstereceğim size'dir.

Aşkı, kitap okumayı, gezip yeni yerler keşfetmeyi, arkadaşlarıyla sosyal ilişkiler içine girmeyi erteleyen genç kuşaklar yetiştiriyoruz. Zamanında yaşamaları gereken şeyleri erteleyen ve içleri ukde dolan canavarlar yaratıyoruz da diyebiliriz buna.

Hal böyle olunca yakaladıkları ilk fırsatta zıvanadan çıkıp, taşkınlık içinde bastırdıkları duyguları yaşamalarına şaşırmamalı!

Araştırma sonuçlarında ortaya çıkan ve aslında hepimizce malum olan bir başka bulgu da, gençlerin kariyer peşinde olduğu. Tabii kariyerden anladıkları şey, bol para; at, yat, kat ve benzeri bireysel lüksler. Kariyer deyince öyle vatana millete hayırlı işler yapmayı kastetmiyorlar. Son model arabalar, plazalar, kaliteli şaraplar, şık ve pahalı giysiler..

Ve araştırma kapsamında, 'gerekirse yasal olmayan yollara başvurabileceklerini' söyleyenler hiç de az değil. Türkiye'nin geleceğini inşa edecek gençlere göre: 'Tek doğru yol, zenginliğe götüren yol!'

Gençlerin bir başka arzusu da 'kablosuz' yaşam. Aileden, çocukluktan, sorumluluktan, yani bütün bağlarından kopmak istiyorlar. Özgürlük motifi olarak kullandıkları figür de Nil Karaibrahimgil. Ne figür ama!

Peki yarını emanet edeceğimiz gençlerimizin eğlenceden anladıkları ne biliyor musunuz?

Araştırma kapsamında yapılan kolaj çalışmasının hemen hepsinde şarap ve rakı var. Yani eğlence dediğinizde gençlerin anladığı şey içki. Kitap okumak, seyahat etmek, araştırma yapmak, tiyatroya ve sinemaya gitmek falan değil!

Biraz Bugün Çok Yarın (2005) araştırmasını yapanlar, çalışmaya katılan 600 genci gruplandırdığında ortaya beş tip genç çıkmış:
'Falsız kalma'cılar (yüzde 18): İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki kentlerin dışındaki gençler. Bunların yüzde 75'ini genç kızlar oluşturuyor. Parayı en çok giyime harcıyorlar, en sevdikleri eşyaları cep telefonu. Aile değerlerine bağlılar, ama hayatla da ilgili kaygıları var. Fala aşırı meraklılar.
Kronik depresifler (yüzde 15): En memnuniyetsiz grup, çünkü umut edebilecekleri, onlara kapıyı aralayabilecek donanımları yok. Çoğunluğu 18 yaş üstü erkekler. Sigaraya en çok para harcayan bu grup. Televizyon bağımlısılar. Pop müzik ve arabesk dinliyorlar. Müslüm Gürses ve Ahmet Kaya'ya hayranlar.
Tırtıllar (yüzde 17): Onlar için en önemli şey, özgürlükleri. 18 yaş üstündeler, gazete okuyorlar. Entelektüeller. Wireless (kablosuz) olmak istiyorlar. Cinsellikten, felsefeden konuşuyorlar, politikayla ilgililer. Ekonomik durumları iyi, dolayısıyla kitap alabiliyor ve gezebiliyorlar. Mor ve Ötesi, Civan Hoca, Manga'yı dinliyorlar.
'Bardak tabii dolu'cular (yüzde 32): Bunlar pembe gözlüklüler. Üst sosyo-ekonomik sınıfa dahiller. İyi okullarda okuyorlar. Eğitim sistemi, aileleri, arkadaşları ve yaşadıkları hayattan memnunlar. Çünkü önlerine dolu bardak konulmuş.
Böyle iyi'ciler (yüzde 18): Kırsal kesimdeki gençler. Sosyal kesimlerini ve sosyal rollerini sorgulamadıkları için onlar 'böyle iyici'ler'. Hallerinden şikâyet etmiyorlar. Olanla yetiniyorlar. Ya anneyi ya da babayı model alıyorlar. Hande Yener'i de seviyorlar Yıldız Tilbe'yi de...

Manzaraya nereden bakarsanız bakın, durum vahimdir!

Bakın ben size özetleyeyim:
Gençliğini bir 'yarış atı' gibi o sınavdan bu sınava, o dershaneden bu dershaneye koşturarak geçiren ve tüm enerjisini yarınlara erteleyen bir genç nesil, gümbür gümbür geliyor. Ancak bu gümbürtülere aldanmayın. Onlar sadece ve sadece kendi kariyerleri için çıkarıyorlar bu gürültüyü. Sakın ha Türkiye'nin geleceği için hazırlandıklarını falan sanmayın! Hatta, bugünlerinin acılarını 'gerekirse yasal olmayan yollara başvurarak' çıkarabileceklerini de gizlemiyorlar.

Kimi fallardan medet umuyor, kimi depresyonun tuzağında Müslüm Gürses ve Ahmet Kaya'dan.. Kimi özgürlük manyağı; kablosuz, fütursuz, sorumsuz yaşamanın derdinde. Kimi baba parasına güveniyor, kimi de tevekkülcü.

Seçin, beğenin!

Ha.. sorumluluk sahibi, vatanperver, entelektüel, sevecen, fedakar bir genç tipi arıyorsanız başka memlekete. Bizim memlekette onlardan yetişmiyor!

  MÜZİK
Show Must Go On
Joe Dassin
I Like Chopin
  YAŞAM
Reklamlar ve
Hissiyatın İfadesi:
Diyet, Kalori ve
  EDEBİYAT
Motiflere Takıldım
Yazmasanız
Mutluluğun Formülü
  SİNEMA
Ben Ne Anlarım
Edebiyattan
Film Seyrederken
Sinemanın
  CİNSELLİK
Bunun Baymayan
Eşcinsel Vatandaşlara
Pornografi Üzerine

ŞAN KONSERİ

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Chris de Burgh

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Enrico Macias

Charles Aznavour

Ajda Pekkan

Al Bano-Romina Power

Ümit Besen