ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Stres ve Depresyon
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ferdi Özbeğen

Zeki Müren

Fecri Ebcioğlu Sunar

Ajda Pekkan'dan

Ajda Pekkan &

Semiramis Pekkan

Yıldırım Gürses
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
KOMPRADOR KAFASINDAN TÜRKİYE'YE FAYDA YOK

Türkiye'nin geleceğinden umutlu görünen vatandaşlara saygılar sunarım. Ne de olsa insan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşarmış.
Bırakalım biraz neşelensinler...

Hayatın gerçekleri öyle veya böyle karşımıza dikiliyor, dikilecek.

Türkiye'nin genel eğitim seviyesinin ne kadar düşük olduğu herkesin malumu. Giderek günlük hayatımıza damgasını vuran lümpenliğin, cehaletin, şiddetin ve artan suç oranlarının farkındasınız zaten.

Bütün bunlar olup biterken, iki kesim var ki onların cehaletini ve basiretsizliğini affedemiyorum: Birincisi medya, ikincisi burjuvazi.

Birincisi; Türkiye'nin bu yozlaşmasına seyirci kaldı, gözlerden gizledi ve lümpenliğe yağ çeker bir duruma geldi. Gazeteleri bir yere kadar bunun dışında bıraktık diyelim, nasıl olsa halkımız gazete okumuyor. Ama rating almak için her türlü bayağılığı ve adiliği körükleyen ve pohpohlayan özel TV'leri ne yapacağız?

İkincisi, yani burjuvazi ise -kendi içindeki yüksek eğitim ve bilinç düzeyine rağmen- para kazanma amacını herşeyin ama herşeyin önüne koyduğu, toplumsal dengeleri ve ülke çıkarlarını umursamadığı için, bugün ortaya çıkan yozlaşmada dahli vardır.

Yaşını başını almış, yurtdışında eğitimli tuzukuru bir TÜSİAD üyesi televizyona çıkıp "Hükümet de artık Kıbrıs sorununa bir çare bulsun.. Ermeni soykırımını tanısın.." dediğinde saçımı başımı yolacak gibi oluyorum.

Sanki Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuda gerekli iyiniyeti göstermiyormuş gibi...

...bir takım yaygaracıların edepsiz taleplerine hoşgörüyle yaklaşılırrsa herşey güllük gülistanlık olacakmış gibi...

...sanki Türkiye'nin bu konuda başetmek zorunda kaldığı insanlar ve gruplar namuslu ve insaflı kişilermiş gibi...

Bizim burjuvazide milliyetçilik bilincinin yeterince oluşmamış olması, üç kuruş için yabancıların taleplerine bu kadar teslimiyetçi davranmaları benim kanıma dokunuyor.

Eğitim seviyesindeki düşüklüğü ve bilinç düzeyindeki zavallılığı artık BM raporlarıyla tescil edilmiş 'Türk halkı'nın bu konuda abuk sabuk konuşması bir yere kadar mazur görülebilir.

Ne de olsa, sokaktaki insan kolaylıkla manipüle edilebilecek sığlıktadır ve yüzeysel bir bilinçten daha fazlasına sahip değildir.

Ama bilinç ve eğitim düzeyi yüksek burjuvazinin, kendi çıkarlarını görme ve ayırdetme konusundaki körlüğü insanda acıma hissi uyandırıyor.

Şöyle söyleyelim: "Hükümet bu sorunu artık çözsün.." dediğiniz konularda, Ermenilerin ve Rumların taleplerine boyun eğdiğiniz durumda, ulusal onurunuz beş paralık olmakla kalmayacak.. Milyarlarca dolar tazminat talepleriyle kapınıza dayanacaklar..

"Efendim, onu da hükümet ödeyiversin.."

Sizin anladığınız terimle, PARA HESABI olarak konuşayım: Bunun Türkiye ekonomisini nasıl göçerteceğini de mi anlayamıyorsunuz, TÜSİAD'ın aklıevvel üyeleri?

Bunun dönüp dolaşıp sizin işlerinizi de mahvedeceğini göremiyor musunuz?

E o zaman ne işe yaradı Avrupalarda, Amerikalarda aldığınız 'Business administration' diplomaları?

İş yerlerinizi çoktan Londra'lara Amerika'lara taşıdığınız, oraların pasaportunu bir şekilde cebinize koyduğunuz ve burada ortalık karışırsa kapağı dışarılara atacağınızı bildiğiniz için mi bu kadar pervasız ve sorumsuz olabiliyorsunuz?

"Efendim, sermayenin vatanı yok.. Burada asgari ücret yükselirse, üretimimi Bangladeş'te veya Çin'de yaptırırım. Mallarımı gene de satarım.." diyorsunuz değil mi?

Vatan ve millet kavramları TÜSİAD için pek fazla bir şey ifade etmiyor. Artan suç oranları, giderek düşen insan kalitesi, yerlerde sürünen eğitim seviyesi burjuvazinin sorunu değil ha?

Onlar bu halkı sadece 'ucuz işgücü' ve 'geniş pazar' olduğu sürece dikkate alırlar.. Bu ülke onlar için sadece ofislerini açtıkları bir coğrafi bölgedir, daha ötesi değil.

Nasıl anlatacaksınız bunlara ki o özendikleri Batılı ülkelerin burjuvazileri, kendi milli çıkarlarını savunmak söz konusu olduğunda milliyetçiliğin en sağlamını ortaya koyarlar?

Hangi Amerikalı, İngiliz, Fransız, Alman veya İtalyan işadamı kendi ülkesine 'yabancı müstemleke' gözüyle bakmayı aklına getirebilir?

Kendi insanına sahip çıkmayan burjuvaziyi, diğer ülkelerin burjuvazileri de adamdan saymaz.

Ah bunu bir anlayabilse TÜSİAD...

  VİDEO
Mamas and the Papas
Culture Club:
Cutting Crew : Died
  YAŞAM
İmam Bunu Yaparsa
Türkiye AB Üyesi
Sevgili Hemşehrilerim
  EDEBİYAT
Yazar Okura Asılır mı?
Biliyor Olmanın
Yerim Senin Şifreni
  CİNSELLİK
Aşk, Arkadaşlık,
Cinsel Performansınız
İnsanlık Geliştikçe
Kadın-Erkek Arasında
Farklılıklar Derinleşiyor
  MÜZİK
Joe Dassin
She's Like the Wind
Europe (1986)
  SİNEMA
Yılmaz Güney: Türk İşi
Pornografinin
Gegen Die Wand
(Duvara Karşı)

Başrolde Emel Sayın

Samime Sanay

Edip Akbayram

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Ümit Besen

The Best of MFÖ