ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Edeb Ya Hu
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Arif Susam

Ümit Besen

The Best of MFÖ

Best Memories
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
SIFIR BEDEN SIFIR KAFA

Bir süredir kadınlarımızda, bilhassa genç kızlarımızda bir SIFIR BEDEN takıntısı başgösterdi. Televizyon yıldızları ve mankenler şimdilerde bunun propagandasını yapar oldular.

Güzel olmak ve güzel görünmek bütün kadınların hayali. Fakat güzellikten ne anlaşıldığı kişiden kişiye değişiyor. Çünkü herkesin zevki ve beğenisi kendine göre..

Ama 'güzel' kavramının ne olduğunu kitlelerin bilinçaltına işleyen bir moda endüstrisi ve koskocaman bir medya sektörü var. Gezegenimizdeki herşeyi bir 'meta'ya dönüştürmeyi hedefleyen kapitalizm, kadınları ve 'kadın güzelliğini' de bir meta olarak görüyor.

Düşünsenize:
Dünyadaki kadınlar kendilerinin aslında çirkin olduklarını düşündükleri sürece; umutlarını ve birikimlerini güzelleşmek adına moda ve kozmetik endüstrilerine yatırıyorlar.

Üstelik bunu isteyerek ve büyük bir arzuyla yapıyorlar.

Tarih boyunca 'güzel görünmek' için kadınları ne kalıplara soktular. Çoğu kere de kadınlar bu kalıplara girmeye bir şekilde razı edildi, bunun kendi iradeleri olduğunu sanarak.

Mesela 18. ve 19. Yüzyıllarda kadınların korse giymeleri adeta güzelliğin olmazsa olmaz şartlarındandı. İnce belli görünmeleri için kadınlar adeta o cenderenin içine sokuldular.

Bunun ne kadar sağlıksız ve tehlikeli bir moda olduğunu farketmek için kırılan kaburgalar ve hasar gören iç organlar yeterli olmuş muydu peki? Hiç sanmıyorum.

9 veya 10.Yüzyıl'da başlayıp 20.Yüzyıl'ın ilk yıllarına kadar ise Çin'de çok daha korkunç bir estetik anlayışı vardı ki bugün sonuçlarını görünce dehşet ve tiksintiyle irkiliyorsunuz.

O zamanlar Çin'in pek çok kısmında geçerli olan moda / gelenek gereği, kız çocuklarına daha çocukluklarından itibaren 'ayakların büyümesini önleyen' özel ayakkabılar giydirilirdi. Çünkü 'küçük ayaklı' kızların daha güzel olduğuna, bu ayakkabıyı giyen kızların 'iyi bir terbiye almış' olduklarına inanılıyordu.

Bu uygulamanın kadının ayakları ve sağlığı üzerindeki yarattığı korkunç etkiler, 'normal ve olağan' olarak kabul ediliyordu.

Daha 20.Yüzyılın başlarına kadar, Batı dünyasında da 'güzellik' adına çok tehlikeli kimyasallardan yapılmış kremler satılabiliyordu mesela.

Bugünkü bilgi birikimimizle görebiliyoruz ki, güzel olabilmek adına kadınlar çok büyük acılar çektiler, tehlikeli şeyler yaptılar ve çoğu kere bu uğurda sağlıklarını yitirdiler.

Garip olan, bu tehlikeli alışkanlık ve tutkuların hala sürmesi mi? Zararlı olduğunu bile bile insanlar sigara içmeye devam ediyor mesela? İnsanlar kendi hayatları söz konusu olduğunda bile rasyonel davranmayı reddedebiliyorlar demek ki?

Bu durumda, ruh ve beden sağlıklarına zararlı olduğunu bile bile insanların 'güzel' olmak adına kendilerine işkence etmemesine şaşmamalıyız, öyle mi?

Kimbilir, belki önümüzdeki 15-20 yıl içinde birileri çıkıp "Beyinlerinizin çalışan bölümlerini aldırın, böyle çok daha güzel olacaksınız" diyecekler? Tıpkı botoks yaptırır gibi?

O zaman herkes muradına erecek, hep birlikte güzelleşeceğiz.
Herşey çok güzel olacak gerçekten.

  EDEBİYAT
Üniversite Eğitiminin
İnsan Neslinin Seks
Aşk-Meşk Yazısı
  VİDEO
Adamo (1965)
Simon & Garfunkel
Survivor
  CİNSELLİK
Vatandaşın
Eski Aşk Yenisine Engel
Postmodern Bir Aşk
  MÜZİK
Hit Me Baby
BoneyM - Rasputin
Sandra
  SİNEMA
Korku Filmleri
Sinema:
Demem O ki - From Hell
  YAŞAM
Facebook
Alternatif Menü:
Beyinsel Üretim

Başrolde Emel Sayın

Yıldırım Gürses

Samime Sanay

Neşe Karaböcek