ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Elle Gelen
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Çeşitli Albümlerden

Ajda Pekkan

Fecri Ebcioğlu Sunar

Edip Akbayram

Best Memories

A Glimpse of

Oktay TEKCAN logo
GÖNLÜMÜZCE BİR SEVGİLİ BULAMADIK Kİ

İnsanoğlunun içgüdüsel bir açlığı var:
Fark edilmek, özel ve diğerlerinden farklı olduğunu hissetmek, böylece kabul edilmek ve sevilmek istiyor insan evladı.

Bu içgüdüsel açlığın psikolojik nedenleri hakkında derinlemesine fikirler yürütecek değilim. Kimileri 'sevilme ihtiyacı'nın seks dürtüsünü tetiklediğini, kimileri ise seks dürtüsünün bir şekilde bu ihtiyacı ortaya çıkardığını iddia ediyor.

Seks dediğin; son tahlilde bio-mekanik ve endokronolojik bir olaydır.
İnsan türünün devamı seks aktivitesine dayanıyorsa -ki öyle- bunun gerçekleşebilmesi için bir takım psikolojik süreçlerin devreye girmesi doğanın kanunu mu? Yoksa daha başka süreçler mi sözkonusu?

Olayın mantığını biliyor olmak, sorunun çözümüne katkıda bulunur mu?
Kendi adıma konuşmam gerekirse: İnsan ruhunun karmaşık dehlizlerinden hep korkmuşumdur. Bu konular üzerinde düşünürken diğer canlılara -mesela ağaçlara ve terliksi hayvanlara- imreniyorum. Çünkü onlar hayatlarını sürdürmek için bu tür karmaşık sorunlara kafa yormak zorunda değiller.

Meşhur olmak sevdası bile bununla ilgili:
Kitleler tarafından sevilmek ve kabul edilmek arzusu. Aslına bakarsanız, 'ilişki' ve 'aşk' dedikleri süreçlerin temelinde de bu yatıyor. Özel birini bulup onunla 'ilişki' yaşamak istiyoruz. Niçin? O kişinin bizim hep farkımızda olması, bizi olduğumuz gibi kabul etmesi, bizi 'çok özel' hissettirmesi ve nihayet bizi sevmesi için..

İşin teorisini bırakıp da hayatın gerçeklerine geldiğimizde ne görüyoruz?
'Ruh eşini' veya 'ideal bir ilişkiyi' ya da 'hayatının aşkını' arayan bir sürü çok insan var etrafta.

Yıllardır evli olup çoluk-çocuğa karışmış insanlar bile aslında 'ideal eşlerini' bulamamış olmaktan, evliliklerinin bir hata olduğundan yakınıyorlar. Yakınmayan tipler ise ya bu gerçeği itiraf edecek kadar cesur değiller ya da bu konuları düşünemeyecek kadar akılları karışmış ve yorgun haldeler.

İşte buyurun, onlarca arkadaş ve eş bulma sitesi var INTERNET'te.
Girin bakın, bunların da pek bir derman olamadığını göreceksiniz. İnceleyeceğiniz her profilde, ya geçmişte yaşanmış bir sürü hayalkırıklığının izlerini ve güvensizliği ya da yüzlerine sahte bir 'laylaylom' maskesi geçirmiş insanların 'gerçeklerden kaçıp sanal aleme sığınma' çabaları var...

Kendilerini sanal dünyanın kollarına atıp mutluluğu kovalayan insanlar...
Peki aradığını bulabilenler kaç kişi? Var mı öyle birileri gerçekten?


"Aslında bildik bir hikaye, adam meğer evliymiş. Buna şaşırmadım. Ama niçin ben bu kadar şanssızım? Niçin bunlar hep benim başıma geliyor? Hangi dala el atsam kuruyor..." diye yakınıyordu kalender ve cefakar kankam.
Üzgündü ama yıkılmamıştı. Sakin bir tonda, samimi bir şekilde konuşuyordu.

Oysa onu teselli edecek veya sorduğu soruya cevap verecek sözcükler bende yoktu. (Bir kanka olarak pek bir işe yaramıyorum yani)


Orhan Gencebay - Gönlümüzce Bir Sevgili Bulamadık ki (1980)

Ertesi gün dalgın vaziyetlerde arabamın beni götürdüğü yere giderken Orhan Gencebay'ın sesiyle kendime geldim:

  Hangi dala el attık da kurumadı ki
  Hangi yare sevsin diye kul olmadık ki
  Aylar yıllar geldi geçti farkedemedik
  Gönlümüzce bir sevgili bulamadık ki
 

  Hakikatlar yordu bizi hayale daldık
  Hayalde de mutluluğu saramadık ki
  Gerçeklerden biraz kaçıp rüyaya daldık
  Rüyada da bir sevgili saramadık ki

Düşünün ki Orhan Gencebay bu şarkıyı yazdığında daha Internet falan ortada yok! Ama o, gerçeklerden kaçıp sanal aşklarda mutluluk aramaktan ve orada da hüsrana uğramaktan bahsediyor..

Orhan Baba'nın büyüklüğünü görüyor musunuz?

Ne aradığınızı biliyor olduğunuzu umuyorum...
Ve aradığınız şeyi iş işten geçmeden bulmanızı dilerim...

  CİNSELLİK
Aşk-Meşk Yazısı
Kılavuzu Karga Olanın
Sevginizi Anlatın Ona
  YAŞAM
Mes'uliyet İdraki
Beyoğlu'ndan Aşağı
Hal ve Gidişat
  SİNEMA
Turist Ömer
Araklamacı Sinemacılık
Cats Müzikali
  EDEBİYAT
Şöhretiniz Batsın!
Sizi Sevmek
Oku Baban Gibi
Üç Kağıdın Ayarı
  VİDEO
Emel Sayın:
Böyle Kutlanırmış
Chris de Burgh: Don't
Orson Welles: I know What it is to be Young
  MÜZİK
Those were the Days
Hasta Siempre
Comandante
Chris de Burgh

Başrolde Emel Sayın

Yıldırım Gürses

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam