|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Zeki insanlar genelde huysuz ve geçimsizdirler.
Fazla arkadaşları da yoktur, onlar yalnız takılmayı tercih ederler.
Aslına bakarsanız, 'yalnız kalmak' zeki insanlar açısından 'sıradan insanlarla bir arada bulunmaktan' çok daha iyidir!
İnsanların çoğunu mutlu eden ya da eğlendiren şeyler -ki burada yerli TV dizilerinden, eğlence programlarından tutun da, "bir sen, bir ben, bir de bebek" formülasyonuna kadar uzanan HERŞEYİ kastediyorum- bilgili ve okumuş insanları mutlu etmeye veya eğlendirmeye yetmez.
Dahası, onlar bunları sıkıcı ve çoğu kere 'azap verici' bulurlar.
Bilgili ve okumuş insanların böyle bir lüksü yoktur. Onlar genellikle kendi seçmedikleri 'farklılıklarının' kurbanı olurlar. Asla affedilmezler ve mazur görülmezler! Aslında dünyanın hemen her yerinde bu işler böyledir. İnsanlar ve hükümetler, kendileri dışında kalan insanların biraz bön ve aptal (cahil) olmasını tercih ederler. Çünkü böylelerini idare etmek her bakımdan daha kolaydır. Hani Amerikalıların bir lafı vardır: Ignorance is bliss. 'Cehalet mutluluktur' diye çevirebiliriz. Mesela orada Forest Gump olarak mutlu olma şansınız vardır ama Little Man Tate'lerin böyle bir şansı olmayacaktır.
Dale Carnegie, o meşhur İnsanları Etkileme ve Dost Kazanma Sanatı adlı kitabının bir yerinde diyordu ki:
Bizim sormamız gereken iki önemli soru var ama:
|