ANA SAYFA
|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Hababam Sınıfı bir efsanedir, başyapıttır. Rıfat Ilgaz'ın öykülerini topladığı bir dergiden bağımsız olarak eseri kitap haline getirmesi ile başlayan serüven sonradan eser tiyatro sahnesine taşındı.
Türk sinemasına daha sonra başka filmler ile de altın harflerle isimleri yazılacak olan oyuncular ve canlandırdıkları karakterlerin yanında, Melih Kibar'ın filme katkısı olan müzikleri ile bu film adeta yeni bir çığır açmıştı.,
Bu cümleden bakınca bir dram havası sezinlenen tema, müthiş bir mizah anlayışı ile süslenerek, buz dağının görünen ve görünmeyen kısmını oluşturdular.
Onları yüzümüzü güldüren esprilerinden çok daha önemli bir sebepten dolayı bastık bağrımıza: Bu karakterler izleyici ile kendileri arasındaki "özdeşleşme sorununa" geçit vermiyorlardı. Onlar zaten 'bizden' karakterlerdi. Peki Türk insanı nelere gülüyor bugün?
Embesil Türk gençliğini korkutalım: Böööö! "Ayyy ne korkunç! Ama çok güldüm. Ha ha ha" Evet biz de güldük, ama başka bir tarafımızla… Ferit Eğilmez, bu filmi yönetirken babasının hayaletinden korkmuş mudur acaba? Mahmut Hoca olsa "Hababam Sınıfı bu kadar mı rezil edilir?" diye kulaklarını çekerdi, orası kesin! |
|