'Notre Dame de Paris' müzikalinin en güzel şarkısıdır 'Belle'. (Bunun bir de İngilizce versiyonu vardır ama hiç birşey aslının yerini tutamaz. İnanmazsanız Kerem'e sorun. Iyy, laf arasına iğrenç bir espri sıkıştırdım gene.)
Luc Plamondon ve Richard Cocciante tarafından yazılan bu şarkıda; Quasimodo, Frollo ve Phoebus sırayla Esmeralda'yı anlatırlar.
Esmeralda, büyüleyici güzellikte bir çingene kızıdır. Çıplak ayaklarıyla Notre Dame katedralinin önünde dans ettiğinde, herkes nefesini tutup onu izler.
Romandaki üç erkek -kendi bildikleri şekilde- Esmeralda'ya aşıktır. Oysa hiç birinin -kendi sosyal konumları ve sorumluluklarından ötürü- Esmeralda'ya 'kavuşmaları' mümkün değildir.
Victor Hugo 'Notre Dame de Paris' romanını 1831'de yazdı. Olay örgüsünü 15.Yüzyıl Paris'i içine yerleştirdi.
Romanın adı İngilizce ve Türkçe'ye (kim bilir daha başka hangi dillere) 'Notre Dame'ın Kamburu' (Hunchback of Notre Dame) olarak çevrildi. Oysa Victor Hugo bu romanın eksenine Notre Dame katedralini koymuştur ve asıl anlattığı bir kamburun dramından daha fazlasıdır.
Romanı okumadıysanız bile sinema filmini veya Disney'in 1996'da yaptığı versiyonu hatırlıyor olmalısınız. Bu sonuncusu, 'mutlu son'la bitiyordu. Oysa romanın sonunda Esmeralda ve Quasimodo ölürler.
Herkesin, sizin, benim yani hepimizin; önyargılarımız ve ikiyüzlülüğümüzle ne kadar malul olduğumuz gerçeğiyle başbaşa kalıveririz romanın sonunda.
Edebiyattaki 'romantik' akımın pek de 'bön bir duygusallığa' işaret etmediğinin altını çizelim bu arada.
Bu bilgiyi lisedeki edebiyat öğretmeniniz vermiş miydi?
Quasimodo, kambur, bir gözü kör ve sakat bir gençtir. Esmeralda'nın ASLA onu istemeyeceğini bilir.
Diğer yandan, Esmeralda'nın sevdiği -ve aslında kendisi de Esmeralda'ya aşık olan- Phoebus, hem başka (zengin ve soylu) bir kızla nişanlıdır hem de 'Esmeralda'nın kendisini öldürmek istediğini' sanmakta ve adaletin yerine gelmesi için onun asılması gerektiğini düşünmektedir. Kraliyet süvari Yüzbaşısı olarak onun görevi asayişi temin etmektir.
Notre Dame katedralinin başrahibi Frollo'nun asıl istediği; Kilise otoritesinin sarsılmadan devam etmesi, mütedeyyin Fransızların imanının korunması, 'bozguncuların ve günahkarların' toplum düzenini sarsmamalarıdır. Kilisenin önünde danseden bir çingene kızının ortalığı karıştırmasına göz yumulamaz! Bu amaçla Kral'ın özel birliğinden yardım istemiştir.
Bu romanın yazılmasından bu yana 170 küsur yıl geçti. Olayın özüne dair değişen ne var?
Sosyal sorumluluklarınız (aileniz, kariyeriniz, patronunuz, taksitleriniz, kredi kartlarınız, vs..) var işte. Ve bütün bunlar arasında 'AŞK'a yer açmaya çalışıyorsunuz.
Sanki 'aşk' denen duygu bir takım kurallara, çerçevelere oturtulabilirmiş gibi...
Sanki hayatınızdaki diğer gerekliliklerin (ki bu liste arkadaşlarınızla çıkmayı planladığınız tatilden başlar, ceptelefonu faturanıza kadar uzanır)
ve sorumlulukların (bunu da yukarıda kısaca anlatmadık mı?)
yanına aşkı 'monte' edebilirmişsiniz gibi...
Yukarıdaki resimde yazarınızı olayın cereyan ettiği Notre Dame katedrali önünde görüyorsunuz.
Üşenmedim, Quasimodo'nun gözünden aşağısının nasıl göründüğüne bakmak için çan kulesine bile çıktım.
Yani siz sayın okurlarıma şu yazıyı sunabilmek için hiç bir fedakarlıktan kaçınmadım, kaçınmam!
Maksat, size olayın en doğrusunu anlatabilmek... Gerisi fasa fiso.
Hepimiz biraz Frollo (Kız kardeşiniz evli bir adama aşık olduğunu söylese ne yapacaksınız?)
biraz Phoebus (Dışarıdan ne kadar cazip görünseniz de aklınız ve gönlünüz zincire vurulmuş)
ve çokça da Quasimodo'yuz. (Çok incelikli ve duyarlıklı olduğunuzu BİR TEK siz bilirsiniz.. ve gene bilirsiniz ki toplumda sizin gibilere yer yoktur, çünkü toplumun önyargıları sizi şeklen yargılamış ve dışlamıştır çoktan)
Ah, Esmeralda'ya gelince... Bu dramı sanırım bir tek kadınlar anlayabilirdi hakkıyla... Sizi seven erkeklerin bile size karşı olduğu, sizi sınırlamaya kalktığı bir dünyada; daha özgür ve daha güzel olduğunuz için hep kıskanılacaksınız hemcinsleriniz tarafından. Onlar da sizi dışlayacak. Sevdiğiniz erkekse, eğer sizin kötün niyetli olduğunuzu düşünmüyorsa, zaten başka bir kadınla evli (veya nişanlı) olacak.
Bu hikayede mutlu sona nasıl yer olabilirdi?
Tıpkı hayatın kendisi gibi işte: Mutluluk ve güzellik bizi hep teğet geçer. Gelecek sefere işlerin daha iyi olmasını umarız ama derinlerde bir yerde biliriz ki, gelecek sefer de başka bir başarısızlığa vesile olacak! Hayatın kuralı böyle çünkü...
Buyrun şarkının Fransızca orijinali ve Alper Eğmir'in uçuk çevirisiyle Türkçesi...
Şarkıda adı geçen Fleur-de-Lys, Phoebus'un nişanlısıdır.
(Fleur de Lys, ZAMBAK demektir ve zambak çiçeği aynı zamanda Fransa'da krallığın sembolüdür. Victor Hugo'nun politik göndermelerinden biriyle karşı karşıyayız burada.)
Phoebus'un, nişanlısı Fleur-de-Lys'e hitap ederken Dülsine'm demesi de bambaşka bir anlam güzelliği değil mi sizce? Don Kişot olsa burada ne düşünürdü acaba?
Belle
C'est un mot qu'on dirait inventé pour elle
Quand elle danse et qu'elle met son corps à jour,
Tel un oiseau qui étend ses ailes pour s'envoler
Alors je sens l'enfer s'ouvrir sous mes pieds
J'ai posé mes yeux sous sa robe de gitane
A quoi me sert encore de prier Notre-Dame?
Quel est celui qui lui jettera la première pierre?
Celui-là ne mérite pas d'être sur terre
Oh Lucifer !
Oh! Laisse-moi rien qu'une fois
Glisser mes doigts dans les cheveux d'Esmeralda
Frollo:
Belle
Est-ce le diable qui s'est incarné en elle
Pour détourner mes yeux du Dieu éternel?
Qui a mis dans mon être ce désir charnel
Pour m'empêcher de regarder vers le Ciel?
Elle porte en elle le péché originel
La désirer fait-il de moi un criminel?
Celle qu'on prenait pour une fille de joie
Une fille de rien
Semble soudain porter la croix du genre humain
Oh Notre-Dame !
Oh! laisse-moi rien qu'une fois
Pousser la porte du jardin d'Esmeralda
Phoebus:
Belle
Malgré ses grands yeux noirs
Qui vous ensorcellent
La demoiselle serait-elle encore pucelle?
Quand ses mouvements me font voir
Monts et merveilles
Sous son jupon aux couleurs de l'arc-en-ciel
Ma dulcinée laissez-moi vous être infidèle
Avant de vous avoir mené jusqu'à l'autel
Quel est l'homme
Qui détournerait son regard d'elle
Sous peine d'être changé en statue de sel
Oh Fleur-de-Lys
Je ne suis pas homme de foi
J'irai cueillir la fleur d'amour d'Esmeralda
Les trois:
J'ai posé mes yeux sous sa robe de gitane
À quoi me sert encore de prier Notre-Dame
Quel est celui qui lui jettera la première pierre
Celui-là ne mérite pas d'être sur terre
Oh Lucifer !
Oh! laisse-moi rien qu'une fois
Glisser mes doigts dans les cheveux d'Esmeralda ... Esmeralda
GÜZEL
Quasimodo:
Güzel
Adeta 'O'nun için icat edilmiş bir sözcük bu
O dans eder ve vücudunu açığa çıkarırken
Uçmak üzere kanatlarını açan bir kuş gibi,
Bense cehennemin açılıverdiğini hissediyorum
Ayaklarımın altında
Gözlerimi dikmişim çingenenin elbisesine
Dua etmek artık ne işime yarar Notre Dame?
Kim atacak ona ilk taşı?
Dünyada olmayı haketmeyen biri mi?
Oh Şeytan!
Oh izin ver bana
Bir kerecik dolaştırayım parmaklarımı
Esmeralda'nın saçlarında....
Frollo:
Güzel
Şeytan mı 'O'nda ete kemiğe bürünen
Ebedi Tanrı'dan gözlerimi çevirtmek için?
Kim koydu benliğime bu şehvetli arzuyu
Cennete bakmama engel olmak için?
İlk günahı taşıyor içinde 'O'
Onu arzulamak beni bir suçlu mu yapar?
Bir fahişe, değersiz bir kız gibi gördüğümüz
İnsanlığın Hac'ını taşır gibi oldu birden
Oh Notre Dame
İzin ver bir kerecik iteyim kapısını
Esmeralda'nın bahçesinin
Phoebus:
Güzel
Sizi büyüleyen iri siyah gözlerine rağmen
Bu kadın hala bir bakire mi olacaktı?
Kıvırtmaları bana dağları ve harikaları gösterirken
Gökkuşağı renklerindeki eteğinin altında?
Dülsine'm izin verin size sadakatsiz olayım
Sizinle evlenmeden önce...
Hangi erkek bakışını O'ndan alabilir ki
Tuzdan bir heykele dönüşme acısını çekerken
Oh Fleur-de-Lys
Ben inancına bağlı bir adam değilim
Toplayacağım Esmeralda'nın
Aşk çiçeğini...
Üçü Birden:
Gözlerimi dikmişim çingenenin elbisesine
Dua etmek artık ne işime yarar Notre Dame?
Kim atacak ona ilk taşı?
Dünyada olmayı haketmeyen biri mi?
Oh Şeytan!
Oh izin ver bana
Bir kerecik dolaştırayım parmaklarımı
Esmeralda'nın saçlarında...