|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
GİDİN ONLARA SORUN
Vakit sabahın körü, zır zır telefon. Arayan bizim Editör:
"Abi telefonlar susmuyor. Posta kutun doldu taştı.."
Şimdi muhterem cemaat, istirham ederim. Sabah sabah böyle bir telefon geliyor. Aklıbaşında bir adam sandığınız Editör, bana bunları söylüyor.. Siz olsanız ne yaparsınız benim yerimde?
Sen dedim beni iki saat sonra ara. Kafam bir yerine gelsin, o zaman alayım ifadeni.
Kimlerle aynı sahanda kaşık sallıyoruz, hale bak!
Beni ikaz etmişlerdi, yukarıda Allah var... Büyük yeğenim Hamit demişti ki "Amca, yazıp çizmek falan.. umuma açık yerlerde.. tehlikeli iştir yani. Hela duvarına bile yazı yazsan başın derde girer bu memlekette. Yarın bir laf edersin, döner dolaşır boyu seni aşar..."
Memleketin halleri iyice garip olmuş hakikaten.
Geçen gün kahvede oturuyoruz. Bizim Temel kulağıma eğildi:
Önüne gelen bizim köşeyi tıklatırsa işimiz iş vesselam!
Delikanlı adam hadiseler karşısında nasıl pozisyon almalı, biz burada onu izah ediyoruz. Şekil itibarıyla en alakasız pozisyonlardan soru geliyor.
"Biz nereden koca buluruz? Nasıl buluruz?" diye dövünen hanım kardeşlerime sesleniyorum:
Bunca zamandır
... "Siz aslansınız, kaplansınız..." diye size gaz veren feminist entel kadınlarla,
... "Kadınlar çiçektir.. İtinayla koklamak lazım.." diye size yağcılık yapan 'duygusal ve romantik' erkek bozuntularının ettikleri laflara kandınız!
İşte geldiğiniz yer ortada!..
Entellerin ardından gidip de kim selamete varmış ki?
|