| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Web yayıncılığı dediğin ne ki? Sayfalar dolusu lagaluga... Şansınız varsa neşenize göre bir iki şeye rastlayabilirsiniz. Yoksa gerisini salla gitsin!
Kapı gıcırtısı duysa kıvırtıp oynamaya başlayan halkımız 'okuma' konusunda tembel ve önyargılıdır ama boş gördüğü tuvalet duvarını anında kendi yazdığı edebiyat şaheserleriyle doldurur. Adam başına düşen köşe yazarı sayısında herhalde dünya rekoru Türkiye'dedir. (Bakın size de bu köşe düştü şu anda)
Genel ikazlar yapılır mesela sağda solda, çok hoşuma gider onlar:
Bir tarihte, herkesin merak ettiği konularda sorular sorduğu bir INTERNET sitesinde görmüştüm. Arkadaşın biri kendi websayfasını nasıl yapacağını soruyor, sayfasına neler eklemesi gerektiğine dair fikirler arıyordu.
Başka bir arkadaş buna cevap vermiş: Bravo valla! Aslında INTERNET'te gördüğüm pek çok sayfa bana da aynen böyle düşündürüyor.
İnkar edeni Allah çarpar, zamanında beni de ikaz edenler oldu, olmadı değil. Dediler ki "Gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda, INTERNET'te bir sürü mecrada bir sürü şahıs mümkün olan her şekilde saçmalıyor zaten. Senin yazacakların eksik olsa ne çıkar?"
(Geçenlerde aklıma takıldı.. Edebiyat tarihinde pek çok yazar ve şair intihar etmiştir. Bunun temel nedeni, bu 'duyarlı' edebiyatçıların 'ortalıkta gidererek yayılan saçmalıklara daha fazla katkıda bulunmak istememeleri' olabilir mi acaba?)
İyimser düşünmeye çalışıyorum bu konuda. Tut ki bir hayırsever çıkar karşıma:
Hay hay! Emriniz olur...
Böyle bir teklif alırsam kaç paraya fit olurum acaba?
|