ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Berberine Bir
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV


Chris de Burgh

Ümit Besen

Edip Akbayram

Semiramis Pekkan

Arif Susam

Beş Yıl Önce

Gülden Karaböcek
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
BİREY OLMAK SANAL MI?

Hayatınız iyice sıkıcı ve anlamsız olmaya mı başladı? Kendinizi dolap beygiri veya kobaymış gibi mi hissediyorsunuz? Dipten gelen derin ve sarsıcı bir depresyon sizi teslim mi aldı?

Sıkmayın canınızı... Rahatlayın!

Geçip giden bu dünyada, minicik bir noktadan daha fazla veya daha önemli değiliz aslında.

İlk başta moral bozucu geliyor bunu düşünmek... Ama gündelik yaşamın hayhuyu ve etrafımızı saran bunca abuk-sabukluk arasında biraz olsun rahatlamak için, bu gerçeği özümsemek gerektiğine inanıyorum ben.

* * *

Geçen gün New Perspectives Quarterly dergisinde Ilya Prigogine'nin 'Creativity in Art and Nature' başlıklı makalesine rastladım. Kendisi 1997 Nobel Kimya ödülü sahibi olup, bu makaleyi teslim ettikten kısa süre sonra vefat etmiş. İnsanlığa bıraktığı son mesaj o makaleydi galiba...

Özetle diyor ki; bilgi çağı ve iletişim teknolojilerinde yaşanan devrim, insanlığı öyle bir dönüştürmekte ki, bunu Paleolitik çağdan Neolitik çağa geçişteki değişikliğe benzetebiliriz.

Ilya Prigogine, kaos teorisi ve rasgelelik üzerinde örnekler verip açıklamalarda bulunduktan sonra, ilginç sayılabilecek bir sonuca varıyor:
İnsanoğlu, bireyselliğini en güçlü ve yoğun olarak yaşayabileceği ve ifade edebileceği bir ortama kavuştu. Peru'daki bir dağ köyünde yaşayan genç bir çoban INTERNET'te bir websayfası yaparak Rusya'nın kuzeyindeki bir üniversite öğretim üyesinin hayatına giriveriyor mesela. Veya siz Gaziantep - Şanlıurfa karayolunun bilmem kaçıncı kilometresinden gönderdiğiniz bir SMS ile Londra'daki arkadaşınızın halini hatırını sorabiliyorsunuz.

Ama dikkat edilmesi gereken asıl yer şurası ki; bireyin bu özgürlüğü ve gücü, paradoksal şekilde, ancak 'sistem'e entegre olmasıyla mümkün. 'Sistem'in bir parçası olmadan, 'sistem'le bütünleşmeden 'birey' olarak gücünüz yok.

Paradoksal, ironik.. Diyalektik yasalarının iyice belirginleştiği bir durum yani...

Diyelim siz bir jet pilotusunuz. O çelik kuşun kumandasına geçtiğinizde kral sizsiniz.. Bilginiz ve yetenekleriniz, modern teknolojiyle birleştiğinde okyanuslar aşabilir, ufukların ötesine geçebilirsiniz... Ama ya uçağınız olmazsa? Ya Sahara çölünün ortasında, bilgisayarlarınızın, cep telefonunuzun ve telsizinizin olmadığı bir ortamda yalnız kalırsanız? O zaman usta pilotluğunuz size ne kadar yararlı olabilir? Pilotluk bilginiz, uçağınız olmadan ne işe yarar?

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, iletişim sistemlerine (medya, telekomünikasyon ve tabii INTERNET) hakim olan, dünyaya hakim olabiliyor. Bunun sistemlerin dışında kalan bireyleri ise kimse farketmiyor bile. Soyu tükenme tehlikesindeki hayvanlar kadar bile ilgi çekmiyorlar.

Ilya Prigogine "Peki bu gidiş nereye?" diye sorusuna verilecek tek cevabın "Bunu kimse bilemez.." olacağını söylüyor.


Mesnevi'den bir öykü geldi aklıma:
Hani Fıkıh alimi, karşı kıyıya varmak üzere bir sandala biner. Yolda sandalcıya sorar:
"Sen Fıkıh bilir misin?"
Sandalcı boynunu büküp "Hayır.." cevabını verince fıkıh alimi yarı alaylı yarı acıyarak
"Vah vah.. Ömrünün yarısı boşa gitmiş.." der.

Bir eyyam yol aldıktan sonra denizde fırtına çıkar ve sandal devrilmek üzeredir. Bu sefer sandalcı sorar
"Beyim, sen yüzme bilir misin?"
Fıkıh alimi korkuyla "Hayır.." cevabını verince sandalcı denize atlamadan hemen önce
"O zaman senin ömrünün tamamı boşa geçmiş.." der, gerçekten acıyarak...

Bilgisayarların giderek hayatımıza girdiği 90'lı yılların başından beri, eski tip yöneticiler ve politikacılar, bu öyküdeki Fıkıh alimine benzemekte. Sandalcı ise, bilgisayar teknisyenleri ve sistem uzmanları oluyor.

Ofisinizdeki bilgisayar sistemi göçtüğünde işyerinin kralı kimdir?

Teknisyen genç veya yazılımcı uzman değil mi?

Fakat olayı bir de şöyle düşünelim:
Yarın öbür gün bilgisayarların ve iletişim sistemlerinin devre dışı kaldığı olağanüstü bir kaos ortamı husule gelirse, hayatınızı devam ettirmek için elinizde ne var?

Bilgisayarınız ve cep telefonunuz olmadan birey olabilmeniz ne kadar mümkün?

Bir jet pilotu Sahara çölünde yaya kalırsa, kurtulmak için yüzme bilmeli mi sizce?

  EDEBIYAT
Roland Kara Kule'ye
Gazeteciler
İçinizdeki Yazarı
  SİNEMA
Türk Seks Filmleri
Star Wars ve
Rocky
  CİNSELLİK
Bindik Bir Seksüele
Ayrılık Kapıyı Çalınca
Abazalara Müjde:
  YAŞAM
Turizmi Nasıl Batırdık?
İş Görüşmelerinizi
Alternatif Menü:
  MÜZIK
The Beatles - Girl
Mutluluk Ezgisi: Felicita
Angie - Rolling Stones

The Beach Boys

BoneyM

Sezen Aksu - SERÇE

Al Bano-Romina Power

Best of STYX

Fransızca & İtalyanca

Enrico Macias

Charles Aznavour'dan