ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Yanlış Numara
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Samime Sanay

Neşe Karaböcek

Arif Susam

Başrolde Emel Sayın

Ümit Besen

Zeki Müren

The Best of MFÖ

Fecri Ebcioğlu Sunar

Yıldırım Gürses

Fransızca & İtalyanca

Edip Akbayram

Feride KAHLER Logo
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
ÇİZGİ-ROMAN ANTOLOJİSİ - VII

TARZAN: Bundan yaklaşık 100 yıl önce uygar dünyanın insanları, ormanda yaşayan bir kahramanı çok sevdiler.

Edgar Rice Burroughs tarafından ilk olarak 1912 yılında yaratılan Tarzan figürü önce dergilerde tefrika edildikten sonra 1914'te 'Tarzan of the Apes' adıyla kitap olarak yayınlandı.

O zamandan bugüne dek sayısız sinema filmi, TV dizisi ve çizgi-romanda Tarzan figürünü izledik. Hatta bu kahramandan ilham alan pek çok çizgi-roman ve film kahramanı da yaratıldı.

TARZAN KARAKTERİ KİMDİR?

Tarzan, bir İngiliz lordunun oğludur. Daha küçücük bir bebekken annesi ve babası Afrika'nın batı kıyısında vahşi kabileler tarafından katledilen Tarzan'ı 'mangani' maymunlarından bir grup büyütür. Ona analık yapansa Kala adındaki maymundur.

Tarzan sözcüğü maymun dilinde 'beyaz derili' anlamına gelmektedir. Bu iism ona maymunlar tarafından takılmıştır ama Tarzan'ın asıl adı John Clayton olup kendisi aynı zamanda babasından gelen asalet ünvanından ötürü Greystoke Lordu'dur.

Yetişkinliğe erişen Tarzan, ormanda Jane Porter adlı bir Amerikalıyla tanışacak ve ona aşık olacaktır. Jane Porter Amerika'ya döndüğünde Tarzan ormanı terkederek sevdiği kadını aramak üzere Amerika'ya gidecektir.

Sonraki kitaplarda Jane ile Tarzan birbirine kavuşacak ve hatta bir oğulları bile olacaktır. Ancak romanın özü, uygarlık kavramının sıkı bir eleştirisidir. Uygar insanın ikiyüzlülükleri ve uygar hayatın acımasızlığı sonunda Tarzan ormanına geri döner.

Bundan sonraki kitaplarda da Jane ve Tarzan'ın Afrika'ya dönüşleri, orada kendilerine bir yuva kurmaları ve başlarından geçen maceralar anlatılır.

Tarzan'ın kişiliğinde, Burroughs 'ideal' kahramanını yaratmıştır. Son derece atletik bir vücuda sahip siyah saçlı ve mavi gözlü Tarzan beyaz ırkın adeta gurur kaynağıdır. Sadık, cesur ve istikrarlı bir kişiliği vardır. Çok akıllıdır ve yeni dilleri kolaylıkla öğrenir.

DOĞAYA DÖNÜŞ FELSEFESİNİN EN YALIN HALİ

Bu asil özeliklere bir tezat oluşturacak şekilde, Tarzan'ın felsefesi ise temelde bir 'doğaya dönüş' temasının ifadesidir. Uygar toplum içinde bir centilmen gibi davranmayı öğrenecek kadar yetenekli ve akıllı olmasına rağmen Tarzan'In tercihi 'medeniyet denen ince kabuğu' sıyırarak özüne ve doğaya dönmek olmuştur.

Tarzan'ın bu felsefesi inanılmayacak kadar çok hayranında yankı buldu. İnsanlar özü-sözü bir ve cesur bir kahramana hayranlık duydular.

Üstelik bu kahraman çok çevik bir yapıya, atletik bir vücuda ve ormanda kendi başına yaşamasını ve avlanmasını mümkün kılan becerilere sahipti. Gerektiğinde insan formunda bir maymun olup zıplıyor, ağaçlara tırmanıyor dallara tutunuyor; gerektiğinde uygar bir insan gibi davranmasını da biliyordu.

Tarzan'ın doğal yetenekleri ön plana çıkarılarak oluşturulmuş bir süper kahraman olduğu söylenebilir. Bundan yaklaşık 100 yıl önce yaratılmış fantastik bir roman kahramanından bahsettiğimizi göz önünde bulunduracak olursak Tarzan romanlarının edebiyat dünyasında da yeni bir çığır açtığını daha rahat anlayabiliriz.

GÜNÜMÜZDE TARZAN İMAJI

1970'lerden itibaren Batı'daki toplumsal değişim o noktaya geldi ki Tarzan kitapları ve filmleri açık bir şekilde 'ırkçı' olmakla eleştirilir oldular. Özellikle ilk kitaplarda Afrikalıların ve Arapların çok olumsuz şekillerde tasvir edildiğini söylemek mümkün.

Burroughs'un İngiliz asil sınıfına yönelik hoşnutsuzluğu da Tarzan romanlarında açıkça görülür. 21.Yüzyıl değer yargılarıyla bakıldığında onu ırkçı ve şoven görüyor olabiliriz ancak kitaplarını yazdığı sıradaki sosyo-kültürel atmosferin etkisini de unutmamak gerek.

Sonraları Tarzan o kadar çok karikatüre, fıkraya ve espriye konu oldu ki, belki de yeni nesiller onu sadece "Ormanda maymunluğa ve şaklabanlığa heves etmiş biraz deli, biraz aptal ama illa ki komik" bir figür olarak hatırlayacaklar.

'Ormanda düzenin efendisi olan beyaz adam' imajının daha sonra Ormanın Çocuğu Mowgli, Zembla ve hatta bir dereceye kadar Kızılmaske gibi çizgi-roman kahramanlarında kullanıldığını düşünecek olursak, Tarzan'ın bu figürlerin babası olduğunu söylemek de yanlış olmaz.

Globalleşen ve şehirleşen dünyada artık 'doğaya dönerek kahramanlık yapma' rüyası sona erdiği için olsa gerek modern kahramanlar artık kötü adamlarla ya şehirlerde ya da uzayda mücadele ediyorlar.

* * *

SUPERMAN: 1934 yılında, o yıl liseyi bitiren iki yakın arkadaş, Jerry Siegel (1915-1996) ve Joe Schuster (1914-1992) tarafından yaratıldı. Ama ilk sayısının basılması 1938 yılında oldu.
(Ekonomik buhran Amerika'yı sallayıp çökertmeye yeni başlamış... İnsanların dikkatini hayal dünyasından gelecek bir kurtarıcıya yöneltmek gerekiyor biraz da...)

Superman de tıpkı Tarzan gibi öyle bir fenomen oldu, o kadar çok taklitleri, filmleri yapıldı, o kadar çok karikatüre ve espriye konu oldu ki, Superman kimdir, necidir, ne yapar, ne yer, ne içer, bunları pek fazla kişi bilmiyor artık.

Efendim, Superman çok uzaktaki Kripton gezegeninin yargıçlarından Jor-el'in oğlu olup, asıl adı Kal-el'dir. Söz konusu gezegen nükleer bir patlamayla yok olmadan önce, özel bir araçla dünyaya gönderiliyor. Dünyaya gelen bebek, Kansas eyaletinin Smallville kasabasında, çocuksuz Kent çiftince bulunur ve evlat edinilir ve kendisine Clark Kent adı verilir. Daha sonra Metropolis üniversitesine giden Clark Kent, Daily Planet gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başlar. Böylece, normal halde Clark Kent adıyla çalışırken, icabı halinde Superman kimliğine bürünen kahramanımız ortaya çıkar. Ezeli düşmanı Lex Luthor başta olmak üzere, dünyayı, uzaylı bilumum kötülerden ve kötülüklerden korur. Gazeteden arkadaşı Loise Lane'le aralarında bir yakınlaşma da doğar. Ne var ki, Loise Lane Superman'a aşıktır ve çıtkırıldım Clark Kent'le işi olmaz. İkisinin aynı kişi olduğu bir türlü aklına gelmez.

Superman'ın kostümü de, bir zamanlar çok orijinaldi herhalde. Ama şimdi, pelerin gerekli miydi diye düşünüyorum...

Ve de tabii, Amerikan bayrağını elinden düşürmeyen ve Amerikan başkanına fırsat buldukça saygılarını sunan bir Superman de bana "Kahraman dediğin bu kadar da yalaka mı olur, birader?" diye düşündürtüyor. Sen dünyalı bile değilsin... Seni taşıyan kapsül Amerika'ya değil de Sibirya'ya düşseydi... seni de çocuksuz çift Bay ve Bayan Lubovski alsaydı, İzvestiya gazetesinde muhabirlik ederken, bir yandan da orak çekiçli bayrağı Kremlin'in tepesine dikecek ve Komünist Parti Genel Sekreteri'ne "Pardon yoldaş! Bir daha sosyalizmi ve partimizi kurtarmak için bu kadar geç kalmam.."(*) mı diyecektin?

(*) 1981 yapımı Superman II filminin sonunda, Amerikan Bayrağını Beyaz Saray'ın tepesine dikip, Başkan'a "Üzgünüm, uzun süredir ortada yoktum. Ama bir daha sizi hayalkırıklığına uğramayacağım.." demiştir.


Quentin Tarantino'nun unutulmaz filmi KILL BILL'in ikincisinde, filmin finaline gelindiğinde Bill (David Carradine) ile Beatrix Kiddo (Uma Thurman) arasında geçen sahnede SUPERMAN karakterine atıfta bulunulur.

Çizgileri pek de özenli ve seçkin olmasa da, Superman karakterinin diğer bütün çizgi-roman karakterlerinden farklı olduğu, çünkü anlattığı mitolojinin "eşsiz" olduğu Bill tarafından vurgulanır.

Bill şöyle anlatır:
"Batman aslında Bruce Wayne, Spiderman de Peter Parker'dır. O karakter sabah uyandığında Peter Parker'dır. Örümcek Adam olabilmesi için bir kostüm giymesi gerekir. Ve bu noktada Superman'in benzeri yoktur. Superman, sonradan Superman haline gelmedi. Superman olarak doğdu. Superman sabah kalktığında Superman'dir. Diğer karakteri Clark Kent, büyük kırmızı S'li kıyafeti.. Kent'ler onu bulduklarında bu kıyafet, sarılı olduğu battaniyedir. Bunlar onun kıyafetleri. Clark Kent'in giydikleri; gözlüğü, takım elbisesi esas kostüm bu. Bu Superman'in aramıza karışmak için giydiği kostüm. Clark Kent bizim, Superman'in gözündeki yansımamız. Peki, Clark Kent'in karakter özellikleri nelerdir? Güçsüzdür, kendine güveni yoktur. Korkağın tekidir. CLARK KENT, SUPERMAN'İN TÜM İNSAN IRKI HAKKINDAKİ ELEŞTİRİSİDİR."

* * *

ANTOLOJİNİN BİR SONRAKİ SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ


  SİNEMA
Cats Müzikali
Korku Filmleri
Sinema:
  EDEBIYAT
62'den Tavşan Yapmak
Eski Defterler
Aziz Nesin'den Bir Yazı
  YAŞAM
Marka Olmak Lazım
Beyoğlu'ndan Aşağı
Tarihi Bir Belge: İşte
  MÜZIK
Fabrika Kızı
Müzik Dünyasından
Arkadaşımın Aşkısın
  CİNSELLİK
Kadınlar, Erkekler
Boynuz Modaymış
Aydın Kadının

Best Memories

Çeşitli Albümlerden

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Sezen Aksu - SERÇE

Beş Yıl Önce

BoneyM

Edith Piaf - SELECTION

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben