ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Yeni Nesil
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Çeşitli Albümlerden

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben

A Glimpse of

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Beş Yıl Önce
Alper EĞMİR logo
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
BLOGLAR YAZMAKLA AŞINMAZ

Meşhur olup bir çok insan tarafından tanınmadığı ve ilgi görmediği sürece 'var olamayacağını' düşünen çok fazla sayıda insan var dünyada.

Bunların bir kısmı 'her ne pahasına olursa olsun meşhur olmak' hevesine kapılan kişiler. (Bkz. televizyonlarda sıkça gördüğünüz güruh)

Bir diğer kesim -ki oldukça geniş bir kesim bu- "kendilerinin aslında çok önemli ve bilgili kişi" olarak gören bireylerden oluşuyor. Muhteşem görüşleriyle insanlığı aydınlatmadıkları sürece vicdanları huzur bulmayan bu güzel insanların son zamanlardaki favori alışkanlığı BLOG yazarlığı oldu. (Kendilerini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.)

INTERNET'te bir site veya sayfa kurup paşa gönlünüzün çektiği gibi döktürmek özgürlüğü neredeyse on yıldır var.

Aradan geçen zaman içinde INTERNET kullanıcılarının sayısı arttı, teknolojik gelişmeler sayesinde INTERNET üzerinden kendini ifade edebilmenin yolları da çok çeşitlendi ve kolaylaştı. Ama insanlar 'orijinal ve yeni fikirler oluşturma' konusunda aynı gelişimi gösteremediler.

Eskiden geocities üzerinde kişisel websiteleri kurulurdu. Bunların çoğu da birbirine benzerdi. İşte efendim 'favorite links' koyardınız. İlla ki 'My Photos' kısmı olurdu. Sevdiğiniz şiirler falan. Bir ziyaretçi defteri olmazsa olmaz! (Efendim, ne dediniz? Bunlar hala mı birbirlerinin aynı?)

"Şimdilerde BLOG modası çıktı ki, günlük gazetelerin INTERNET siteleri bile okurlarının yazı yazabilecekleri BLOG'lar açtılar.

"İletişimde yeni trendler nelerdir?" sorusu ne zaman ortaya atılsa benim aklıma 1980'li yılların ortalarındaki telsiz modası gelir:
Breyk Breyk! Arkadaş arıyorum, Breyk Breyk..

Gelişen teknoloji sayesinde birkaç yıl içinde yeni bir iletişim modası daha çıkacaktır nasıl olsa. Bizim ahali daha bir nesil öncesine kadar doğru dürüst mektup bile yazamazdı. Şimdi her gün hem dünyayı hem insanlığı kurtarıyoruz yazdıklarımızla. Az şey midir bu?

Gerçi güzel insanlarımızın kullandığı Türkçe'nin düzeyi ve kelime haznesinin zenginliği gözlerimi yaşartıyor, bunu da belirtmek isterim. Ortalama insanımızın genel kültür düzeyi ve tarihsel bilgisi de o kadar yüksek ki, bu ülke insanının hala niçin bir uzay mekiği yapıp da fezada boy gösteremediğini anlayabilmiş değilim.

Bazı gazetelerimiz INTERNET sitelerindeki haberler için 'Okur yorumu' kısımlarını devreye soktular nicedir.

Çoğu kere bir habere yapılan yorumlar, haberin kendisinden çok daha ilginç ve komik olabiliyor.

Sabırla okuyup incelerseniz göreceksiniz ki bu okur yorumları, halkımızın ruh haletinin ne kadar 'dinamik ve şaşırtıcı' ama bir o kadar da 'absürt' olabileceğini gösteren ibretlik parçalar...
(Hadi burada bizim milletin hakkını yemeyelim. Dünyanın hemen her kesiminde buna benzer bir absürtlükler oratoryosunun sahneye konduğuna eminim.)

Interaktif iletişim şahane bir şey... Sadece, artık buna pek 'iletişim' denemez! Mahalle dedikodusunun 'çerçevesi genişletilmiş ve kapsamı zenginleştirilmiş' bir versiyonudur söz konusu olan. Eğlencelik olduğu sürece bunda bir zarar yok. Okursunuz, eğlenirsiniz, güler geçersiniz vs.

Ama 'iletişimin' bu kadar kolaylaşmasına rağmen gerçeklerin ve değerli bilgilerin giderek silikleştiğini ve ortalıktan çekildiğini siz de farkediyorsunuz değil mi?

Haber kanalları bile komedyenlere 'şov' programı yaptırıp 'gerçeğin ta kendisini' sunduklarını iddia etmiyorlar mı?


Kendisini dünyanın en akıllı insanlarından biri olarak gören -ve INTERNET'te sörf yapan kullanıcıların çoğunun cahil ve aptal olduğunu düşünen- bir okur, benim fikirlerimi ve yaklaşımımı beğenmediği için "Yapmayın lütfen. Bilmeyip de okuyan sizi haklı zannedebilir.." diyebiliyor mesela.

Benim haksız ve yanlış fikirlerimin INTERNET'te yayınlanmasını engelleyebilse insanlığa büyük bir hizmette bulunacağına inanmış besbelli.. Ben de salak gibi soruyorum hala "Niye uzay mekiği yapamıyoruz?" diye. Al işte, cevabı bana e.mail yoluyla gelmiş bile...

Samimi bir itirafta bulunmam gerek bu noktada:
Ben de iki arada bir derede kalmış bir vaziyetteyim. Bakın nasıl?

İşime gelince
"Yazdıklarımı beğenmiyorsanız okumayın kardeşim! Ya da en iyisi siz de gidip bir yerlerde 'işin doğrusunu' yazın da biz de sizin yüksek fikirlerinizden yararlanalım..."
      diye ahkam kesen ben; işime gelmeyince
"Ağzı olan konuşuyor, klavyeyi eline geçiren blog yazıyor..."
      şeklinde serzenişte bulunuyorum.

Siz en iyisi boşverin benim gibi antika adamları! Yazabildiğiniz kadar yazın, gönlünüzce saçmalayın!

Nasıl olsa bloglar yazmakla aşınmaz...

  EDEBİYAT
Türk Çizgi-Romanları
Herkesin Bir Süper
Nerden İnceldiyse
  MÜZİK
Total Eclipse of
Jacques Brel
STYX
  CİNSELLİK
Yıllar İçinde Evlilik
Ayrılık Kapıyı Çalınca
İktisat Teorileri Yoluyla
  YAŞAM
Peynirli Patlıcan Kayığı
Dondurma Yemek
Ne İş Olsa Yapar mısın?
  SİNEMA
Pornografinin
Sinemada En Beğenilen
Film Seyrederken

Fransızca & İtalyanca

Edip Akbayram

Best Memories

The Beach Boys

BoneyM

Edith Piaf - SELECTION