IN THE ARMY NOW
Türkiye'de askerlik kutsal bir görevdir. Gidilir, yapılır.. Erkek gibi gidersin, kaderinle yüzleşirsin. Hem kendini hem de kendi insanını en iyi ve net şekilde ancak kışlalarda görürsün, tanırsın.
Bu görevin / hizmetin hafife alınmasını, kaytarılmasını, hele bundan kaçılmasını Türk insanı hiç hoşgörmez. Haklıdır! Ben de hiç hoşgörmem!
Delikanlı adam askerden kaçmaz!
Askerliğini yapmış olanlar o günleri bazen özlemle anarlar. Anlata anlata bitirilemeyen askerlik anıları vardır. Yedeksubay okulundaki devre arkadaşım Necdet bir keresinde "Yahu bu askerlik aslında iyi bir şey.. En az yirmi yıllık sohbet malzemesi sağlıyor insana" demişti.
Askerlikle ilgili Türkçe şarkılarda (Esmeray'ın 'Gel Tezkere', Erkin Koray'ın 'Kızları da Alın Askere' ve Barış Manço'nun 'Ben Bilirim'.. vs.) askerliğini yapmakta olan kişinin ailesine ve sevdiklerine özlemi dile getirilir ama 'içerde' ne olduğuna dair bir şey anlatılmaz.
Konuyla ilgili iki not aktarayım:
1- 1987'de Smash Hits dergisinde okumuştum. Francis Rossi şöyle demişti: "I'm in a band because I want to make loads of money. Whoever saying differently is lying" (Bir müzik grubundayım çünkü tonla para kazanmak istiyorum. Başka türlü söyleyen yalan söylüyor demektir)
Adam tonla para kazanmak istiyor. Aynı albümü hem İngiltere'de hem Amerika'da satacak. İşte olayın özü, aslı budur.
Bu haliyle grup daha sonra Traffic Jam adını aldı.
1967'de Rick Parfitt'in katılımıyla grubun adı bu sefer Status Quo olarak değişti.
Zaman içinde grubun imajı da değişti.. Saten gömlekler ve papyonlar gitti, uzun saçlar ve kot pantalonlar giyilmeye başlandı.
İşte şarkımız: IN THE ARMY NOW
Yazı bitti! Rahaaaaat! Dağılın! |