ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
O Kral Kapıma Gelsin
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ferdi Özbeğen

Ajda Pekkan'dan

Semiramis Pekkan

Samime Sanay
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
BİZ NE YAPALIM?

Geçen yazımda, globallaşen dünyada Türk medyasının yabancı sermayeye açılımı konusuna değinmiştim. Türk medyası yapısal bir dönüşümün ve bir zihniyet devriminin arefesinde.

Ancak bu dönüşüm ve değişim sonunda Türk medyası, halkın gündemine ve sorunlarına daha duyarlı olmayacak. Tam tersine, yalakalıklarına ve abukluklarına devam edecek.

Şu farkla ki: Artık bu işi daha profesyonel ve verimli yapmak zorunda kalacak. Yabancı patronlar, yeterince yalaka olmadığını / olamayacağını düşündükleri yazar ve gazetecileri kapının önüne koyacaklar.

Esasen medyanın 'halkın gerçek gündemine ve sorunlarına' eğilmesini beklemek zaten çocukça bir düşünce tarzı olur.

Çünkü 'global' dünyada 'tüketici' olamayan bireylerin (yani satınalma gücü belli bir seviyenin altında kalan insanların) herhangi bir anlamı ve değeri yok global sermayenin indinde. Değil mi ki onlara mal satamayacak (çünkü o kitlenin alım güçleri yok) o halde ekonomik değerleri de yok! İşte o yüzden bu insanlardan ve onların sorunlarından bahsetmenin gereği olmadığını düşünüyor medya.

Çünkü global sistem içinde insanın ancak 'tüketici olduğu' ölçüde bir değeri vardır. Global sistemin küreselleşip toplaşan medya anlayışı da böyle olacaktır elbet.

* * *

Peki yeni dönemde alternatif (underground) medyanın yapısı ve işlevi nasıl olacak?

Modern teknoloji INTERNET diye bir şey icad etti ve daha önce eşi benzeri görülmemiş bir iletişim kanalını insanlığın hizmetine soktu.
(Bu yapılırken aslında ne gibi amaçlar güdülüyordu, orasını belki de asla öğrenemeyeceğiz)

Bugün için bildiğimiz şudur: INTERNET'te bir site açıp, biraz sabır ve sebatla 'itibar edilen' bir websitesi kurmanın maliyeti oldukça düşüktür. 2001 krizinde işsiz kalan gazetecilerin bir kısmı haber sitesi yapmaya ve oradan 'bağımsız ve dürüst'(?!) gazetecilik yapmaya başlamışlardı.

Halen bu şekilde devam eden onlarca haber sitesi var. Fakat bu tarz 'underground' bir medya oluşturmanın şu ana kadar karşılaştığı bazı zorluklar da söz konusu. En başta da maddi sıkıntılar var.

Bir websitesi açmanın maliyeti nispeten düşük olmakla birlikte, onu sürekli güncel kılmak, site üzerinde devamlı ve güvenilir bir içeriğin oluşmasını sağlamak çok zahmetli bir iş. Dahası, bunu yapan arkadaşların 'gazeteci camiası arasındaki dedikodulardan' öte bir bilgi birikimine sahip olmaları da gerekiyor.

Bu sorunlar halledilmedikçe, haber içerikli websiteleri şantaj ve sansasyondan öte bir yenilik sergileyemiyorlar. Bilenin de bilmeyenin de aynı oktavdan yaygaracılık yaptığı bir görüntü sergiliyorlar ki, bu halleriyle inandırıcılık ve güvenilirlikten uzak düşüyorlar.

Giderek tekelleşen ve insanı insan yapan değerlere karşı kayıtsız kalan global medya karşısında sağlam bir duruş sergilenecekse, görev hepimize düşüyor!

Bu hepimizin sorumluluğu...

Para ve ün gibi dünyevi nimetlerin dışında ve ötesinde bir misyon ve vizyona sahip olabilecek miyiz? Karşımızdaki insanları ve olayları anlamak konusunda iyiniyetimizi ve soğukkanlılığımızı koruyabilecek miyiz? Nezaket ve bilgiyi aynı potada harmanlayabilecek miyiz?

Alternatif ve GÜVENİLİR iletişim kanalları oluşturabilecek miyiz?
Bize dayatılan kalıpların dışında özgün ve gerçek bir duruş sergileyecek miyiz?

Yoksa -şu ana kadar yaptığımız gibi- global sistemin bizim için öngördüğü 'uysal tüketici' profiline uygun davranıp 'plastik muhalefet ve polemiklerle' zaman mı geçireceğiz?

Dikkat: Bu saydıklarım çoktan seçmeli test soruları değildir!
Bunlara vereceğimiz cevaplar, önümüzdeki yıllarda hayatımızı doğrudan etkileyecektir.

Ve biz bu sorulara uygun cevaplar vermezsek, başka birileri bizim adımıza bu soruları kendileri cevaplayacaklar. Ama bizi hesaba katmadan... Tıpkı şu ana kadar yapageldikleri gibi...

  YAŞAM
Alçaklara Kar Yağıyor
Yuvalama Nasıl Yapılır?
Misyoner Pozisyonu
  CİNSELLİK
Ona Öyle Demezler
Abazalara Müjde:
Aşk, Arkadaşlık,
  EDEBİYAT
Feministler
Yazı Yazmak
Attila İlhan Okumak
  SİNEMA
Karamurat
Ben Ne Anlarım
Edebiyattan
Pornografinin
  MÜZİK
Toto Cutugno
Modern Talking
Those were the Days

Başrolde Emel Sayın

Yıldırım Gürses

Arif Susam

Neşe Karaböcek

The Best of MFÖ