Mektep medrese görmüş biri densizlik ederse ne deriz?
"Okumuş yazmış adamsın. Hiç sana yakışıyor mu?" deriz.
Veyahut siz daha başka ne dersiniz, onu bilemem.
Evvelki akşam arkadaşlarla oturmuşuz, halletmemiz gereken bir iş var. Derken gençten bir kardeşimiz müsaade istedi, dedi televizyonda bir şeye bakmam lazım. Eyvallah dedik, buyur.
Açtı bir kanal, seyrediyor. Muhabbet bölündü madem, biz de kafayı çevirdik nedir bu oynayan?
Adamın biri çıkmış televizyona, komik desen komik değil. Ciddi desen, alakası yok.
Kırıta kırıta yürüyor, eğiliyor, bükülüyor, vır vır konuşuyor.
Esasında böyle uçuk tiplerden televizyonda çok var. Ama gerçek hayatta karşına çıksa değil oturup muhabbet etmek, yüzüne bile bakmazsın. Veyahut kafayı oturtursun suratına, senin insafına kalmış.
Sordum, kimdir bu? Yeni çıkan bir artiz mi?
Neresine güleceğiz şimdi bunun?
Genç arkadaşımız açıkladı: Bu adamın adı Ali Veli Zorti miymiş, neymiş... Şimdi tam hatırlayamadım ama öyle salak bir adı vardı.
Bu şahıs üniversitede hocaymış. Vay anasını...
Hocaysa gitsin dersini versin adam gibi.
Televizyona çıkıp karı gibi kalça kıvırtan hocayı hangi talebe adam yerine koyar?
Yahu hiç mi üniversite hocası görmedik? Yani arada ben de görüyorum televizyonda: üniversite hocaları var, çıkıp görüş beyan ediyorlar mesela. Ama onlar ciddi ve ağır insanlar. Haşa sululuk yapmıyorlar. Fıldır fıldır dönüp durmuyorlar bu televizyondaki adam gibi.
Arkadaşımız izah ediyor bize:
Bak dedi, bu adam televizyondaki reklamları inceleyip not veriyor.
Reklamlara not mu veriyor?
Böyle hocalık mı olur yahu? Nerde kalmış senin ilmin, irfanın?
Hani peşin fikirli olmayalım, biraz daha bakalım dedim. Derken bir reklam oynamaya başladı, hoca not verecekmiş buna. Reklam da salakça bir şey ha! Şakır şakır yağmur yağarken adamın biri telefon açıyor. Ezile büzüle "Hayatım neredesin? Benim param bitti.." diye telefondaki karıdan para dileniyor. Sümsük herif! Yuh artık, meydan iyice soytarılara kalmış!
Böyle şaklabanlığı reklam diye çekeni de, bunda yumuşak rol kesen sümsükleri de iyice bir dövmek lazım. Şimdi hoca, artık nasıl hocaysa, bir de bu saçmalığı ciddiye alıp not mu verecek? Otur, sıfır!
Rezaletin son kertesine geldik: Karıdan para isteyen, kendisi karı kılıklı o sümsük adam en sonunda "Sen beni bırak yaa" dedi telefonda. Karının bu herifi bırakması değil, daha en başından hiç tutmaması lazım zaten. Dangalaklığa bak!
Şimdi kardeşlerim, belki inanmayacaksınız ama gözlerimle gördüm. Yeminle söylüyorum: Kıvırtıp duran hoca bu reklamı pek beğendi.. Vallahi diyorum..
Bu memlekette böyle üniversite hocaları var ha?
E tabi, bu memleketin iki yakası hayatta bir araya gelmez.
Ve bu fingirdek hoca kalçasını kıvırtarak televizyondan seyircilere ne dedi biliyor musunuz?
"Biz erkekler çok aptal oluruz bazen. Aynen bu reklamdaki gibi.."
Yuh dedim yahu! Yuh be! Bu ne soytarılık?
Telefonda karıya yalvarıp para dilenen sümsük herifler ve de kırıtarak "Biz zaten böyleyiz.." diyen üniversite hocaları!
Bu mudur erkeklik? Hani nerede delikanlılık?
İşte delikanlılığın, erkekliğin adı böyle batıyor. Bir de diyorlar ki entel taifesinden, üniversite hocasından insana zarar gelmez.
E bu ne şimdi peki?