ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Stres ve Depresyon
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

20. Sanat Yılı

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Chris de Burgh
İffet AYMAZ Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
HEP AYNI TERANE

Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız, belli bir yaşı geçtiyseniz ve gündemi az buçuk takip ediyorsanız "Tarih tekerrürden ibarettir" sözünde tadilat yapmanız icap eder:
"Benim ülkemde yanlışlar tekerrürden ibarettir."

Üstelik tekerrür etmekten hiç yılmayan yanlışlar, bu ülkenin tarihine kara lekeler çaldıkça enflasyona uğrar, insanımıza da hiç ders olmaz.

Haydi diyelim gençlikte bir dinamizm, bir heyecan, bir deneyimsizlik var.
Onlar her sezon başında, 'yok senin takımın şampiyon olacak, yok benim takımım kupayı alacak' diye, nihayetsiz bir tartışmanın içine düşerler ve sezon sonunda da sadece bir takım şampiyon olur. Bu sene senin takımın, diğer sene benim takımım..

Peki yaşını başını almış, görmüş geçirmiş insanımızın duyarsızlığına ne demeli?
Her sene, her sene, bütün bir sezonu aynı tezahürat ve polemikle geçirmekten ne anlarlar, onu da bilmem ya, neyse.

Sadece futbolla kalmaz bu mesele. Her yeni yayın döneminde yeni yeni diziler, şovlar, kalitesi kendinden menkul programlar hazırlanır.

Ne menem bir şeyse, hep aynı lümpen işler reyting alır, aynı senaryolar ısıtılıp ısıtılıp önümüze konur, aynı bet sesler star olmak yolunda uygun ve emin adımlarla ilerler.

Sonra aydınlar çıkıp bir şeylerin yanlış olduğunu tartışır. Kalitesiz üretimlerin, yerel beğenilerin ülkemizin hayrına olmadığı ispatlanır. Gençliğin her geçen gün biraz daha yozlaştığı apaçık ortadadır. Ama reytingler ve yanlışlar bakidir. Hiç değişmez.

Diyelim ki, artık bir endüstri olmuş futbol halkın afyonu olmaktan çıkıp, terör olmaya başlamıştır. Galibiyet kutlamalarında havaya ateş açılıp, üst komşu böğründen vurulur. Mağlubiyet hazımsızlıklarında bir delikanlı bıçaklanır...

Ya da ne bileyim, dizilerdeki beşinci sınıf hikayeleri hayatına uyarlamak isteyen özenti gençlerin sayısı giderek artar. Genç kızlarımız müstehcenliğin prim yaptığını gözlemleyerek, fahişeler gibi giyinmeye başlar.

Sanki popçularımız azmış gibi ve bu kültürün çocuklar-gençler üzerindeki olumsuz etkileri yetmezmiş gibi, bir de TV'lerde popçu avına çıkılıp yarışmalar düzenlenir. Biraz daha popçu lazım... Biraz daha seviyesizlik.. Televolelere biraz daha malzeme...

Sonra efendim aydınlar tekrar bir tartışma platformu bulur: "Bunlar hep cehaletten, eğitimsizlikten başımıza geliyor. Eğitim sisteminde köklü değişiklikler gerekli. Gençlerimiz okumuyor. Televoleler şöyle, popüler kültür böyle, AB standartları, çağdaşlık kriterleri..." diye saçlarını başlarını yolarlar.

Aslında halk da eleştirileri kafasıyla onaylar. Medya, köşe yazarları, akademisyenler, üst komşum, esnaf, memur, işçi, politikacılar hep aynı noktada birleşir: "Her şeyin başı eğitimdir. Önce insanımızı eğitmeliyiz.. Haydi ileriii!!"

Ahkamlar kesilir. Ama saçmalıkların ve yanlışların ardı arkası kesilmez.

Bu ülkenin sorunları da, çözümleri de, yanlışları da, doğruları da ben beni bildim bileli aynıdır ve sır değildir. Ne çare ki bir arpa boyu ilerlemek bile nasip olmaz.

Ne diyeyim, yazıklar olsun!

  EDEBIYAT
Biliyor Olmanın
Yerim Senin Şifreni
Daha Ne Olsun?
  CİNSELLİK
Kafayı Kodurtmayın
Zibidi Kimdir?
Sanal Pezevenk
  YAŞAM
Millet Uyanıyor mu Ne?
Seda Sayan'ın
Dünyanın En Büyük
  SİNEMA
Turkish Star Trek
Mahremiyet
Son Osmanlı
  MÜZİK
Şarkıların Tanrıçası
Kurumuş Bir Dal Gibiyim
I Want to Know

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Enrico Macias

Ajda Pekkan

Al Bano-Romina Power