Duydunuz mu, Paris Hilton bir film yapmış. Gerçek bir film bu, aktörler falan her şey var. Adı da The Hottie and the Nottie.
Amerikan medyasında çıkan yorumlara bakacak olursanız iki kadın arasında seçim yapmak durumunda kalan şaşkın bir adam hakkında bir komedi filmiymiş bu.
Recep İvedik fenomeni bir şekilde hayatımıza girince 'böyle bir filme(?) para ödeyerek ve beğenerek izleyen' bir kitlenin varolduğu gerçeği Türkiye'nin aklıbaşında kesimini hayrete düşürdü. Amerikalılar ise kendi toplumlarındaki 'düşük zeka ve beğeni düzeyine sahip' insanların varlığından zaten haberdar olduğu için Paris Hilton'ın bir film(?) yaparak para kazanmak istemesini pek de yadırgamıyorlar.
Evet, sizin de hemen anladığınız gibi, Paris Hilton'ın filmi iyi bir film değil. Senaryosu zayıf, yönetmenlik iyice tembel işi ve espriler komik değil. Gene de Paris Hilton'da bizim Banu Alkan'a benzer bir saflık ve kendine güven duygusu var ve bu saflığını filmde gayet samimi bir şekilde sergilemiş.
Yeteneksiz sarışınlardan illa nefret etmek mi lazım?
Geçenlerde New York Times gazetesi onun için
"Bu kadına bakınca Bo Derek'in adeta Meryl Streep kadar yetenekli olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Herhalde repliklerini söylemesi için kızın eline okuma kartları tutuşturdular. Paris Hilton'ın okuma-yazma bildiğini varsayarak böyle düşünüyoruz elbette" diye yazmıştı.
Variety dergisi ise "Kendisinin ne kadar seksi olduğunu göstermek için gayret ettiği sahnelerde Paris Hilton gerçekten gülünç olabiliyor" yorumunu yaparken
The Hollywood Reporter ise daha alaycı bir yorum seçmişti:
"Paris Hilton 'aşağı doğru köpekleme' adını verebileceğimiz bir yoga pozisyonunu gerçekten büyük bir yetenekle sergiliyor."
Bu türden eleştirilerin ortak noktası ise, belli bir kültür ve entellektüel birikimine sahip erkekler tarafından yazılmış olması. Paris Hilton'ın son derece sığ olmasına rağmen kendinden emin bir görüntü vermesi 'sinema sanatı' açısından biraz hazımsızlık yaratıyor.
Chicago Sun-Times gazetesi geçenlerde yayınladığı bir makalede Paris Hilton'dan nefret etmenin bir tür 'kültürel aklıbaşındalık işareti' olduğunu vurgulamış, Newsweek ise Hilton için "Bir insan bu kadar aptal olabilir mi?" diye haykırmıştı.
Simge ama neyin simgesi?
Paris Hilton'dan nefret ederken aslında nefret objeniz nedir?
Show ve reklam dünyasındaki faaliyetleriyle yılda 7 milyon dolar kazanan New York'lu bir zengin aile kızı mı?
Paris Hilton kerameti kendinden menkul bir ikon olabilir ama yaşadığımız çağın da bir simgesi.
Kültürel bilgi kaynağı olarak MySpace kullanan bir neslin YouTube prensesi o. Post-feminist çağın kadınsı rüzgarı: Kendi cinselliğini son derece açık bir şekilde sergilerken kapak kızı statüsünü de çok ironik bir şekilde üstünde taşımayı becerebiliyor.
Boş veya aptalca olduğunu düşündüğünüz gözleriyle erkeklere adeta şöyle söylüyor: "Ben ne yaptığımın farkındayım ve siz sersemler bana bunun için para ödüyorsunuz."
'The Hottie and the Nottie' 28 Mart'ta Amerika'da gösterime giriyor.
En iyi yerden biletinizi ayırtın: Filmin gösterime girdiği sinema salonları dışındaki her yer en iyi yer olabilir.