O sırada kavga bile etmiyorduk ya da ben öyle sanıyordum. Kapıdan çıkmadan hemen önce "Saçmalıktan başka bir şey değil bu yaptığın. Hem kim okur, kim bilmek ister ki senin yazdıklarını?" dedi en sakin sesiyle.
O dakikada beni en çok kızdıran herhalde onun haklı olması ihtimaliydi.
* * *
Ayrılık acısı ve özlem üstüne yazılmış o kadar çok şarkı var ki adeta ayrılık olmasa aşktan haberdar olamayacakmışız gibi geliyor bazen.
Bir şeyi kaybetmeden değerini bilememe sendromu.
Ne demiş şair? Kavuşamazsın, aşk olur.
Aşk acısı adamın hayatını söndürür. Buna çare olarak evlilik kurumunu geliştirmişler zaten:
Aşkı acısız bir şekilde öldürsün diye.
* * *
Normal hava ve yol koşullarında hayat yolculugu 60 - 70 yıl kadar sürer. Bunun ilk on sekiz senesi zaten sizin kontrolünüzde değildir. Son yirmi senesinde falan da ya canınız çekmez artık, ya da takatiniz kalmamıştır aşk yaşamaya..
Geriye hayatın üçte birlik bir dilimi, yani yirmi - yirmi iki senesi (18 - 40 yaş arası) kalıyor aşk yaşamak için.
Bu süreden öncesi çok erkendir, sonrası ise pişmanlıklara ayrılmıştır.
İşte hayatın o üçte birlik mıntıkasında seyrederken karşınıza aşk çıkacak, arkadaşlar..
Muhtemelen bir kaç defa çıkacak üstelik.
Ona kayıtsız kalmayın!
Naçizane tavsiyem, karşınıza aşk çıktığında onu selamlamanız ve size sunulanı almanızdır.
IF LEAVING ME IS EASY
I read all the letters
I read each word that you've sent to me
And though it's past now
And the words start to fade
All the memories I have
I've kept all the pictures,
But I hide my feelings so no one knows
Oh sure my friends all come round,
But I'm in a crowd on my own
It's 'cos you're gone now,
But your heart still remains
And it'll be here if you come again
You see, I'd heard the rumours
I knew before you let me know
But I didn't believe it, not you,
No you would not let me go
Seems I was wrong, but I love
I love you the same
And that's the one thing
That you can't take away
But just remember...
If leaving me is easy,
Going back is harder...
Gerçi sonunda acı çekeceksiniz, ama almazsanız ileride çok pişman olacaksınız.
İki tarafı boklu değnek yani.
Gerçeği aramanın en korkunç yanı budur işte: Bazen gerçeği bulursunuz!
* * *
Kapıdan çıkarken en sakin sesiyle "Kim okur, kim bilmek ister ki senin yazdıklarını?" demişti.
O dakikada beni en çok kızdıran, onun haklı olması ihtimaliydi.
Gitmeden önce 'One More Cup of Coffee' istememişti.
Bense 'If leaving me is easy, going back is harder' diyordum Phil Collins gibi.