|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
NASIL PARA KAZANILIR?
"Son derece ciddi konu, bundan daha önemlisi olamaz!
Gezegenin hayatı tehlikede! Derhal bir şeyler yapalım...
Sorumsuz politikacılara DUR! diyelim ve dünyamızı kurtarmak için bugün işe yarar bir şey yapalım..."
Evet, günlerdir bunlar yazılıp söyleniyor.
Adeta Al Gore'un Uygunsuz Gerçek filmi için bir tür organize promosyon kampanyası gibi bütün bunlar.
Okan Bayülgen bile çıkmış diyor ki: "Kızlar, bu adam ne kadar çevreci, ne güzel minicik arabası var dese keşke, biz erkekler de kızlara hava atmak için cip kullanmaktan vazgeçip küçük arabalara yönelsek..."
Bir stadyum dolusu genç insanımızın beyaz bere giyip "Hepimiz katiliz!" demesinden daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız arkadaşlar.
Gezegenimiz tehdit altında!
Fakat bir dakika?
Al Gore tam sekiz yıl boyunca ABD Başkan yardımcısıydı. Bu gezegenin en güçlü adamlarından biriydi. O bile dünyayı kurtarmak için yapılacak şeyin "film çekmek" olduğunu düşünüyorsa Cüneyt Arkın'ın yaptığı absürtlük abidesi Dünyayı Kurtaran Adam filmine niye bozuk atıyoruz ki?
http://www.newsmax.com/archives/articles/2004/9/22/92331.shtml adresini TIK'lama zahmetine katlanan arkadaşlar, Clinton yönetiminin Kyoto protokolünü niçin Senato'nun onayına göndermediğini ve bu süreçte Al Gore'un sergilediği tutumu -ve şimdi çevresel duyarlılık nutukları atarken nasıl bir çelişki sergilediğini- görebilirler.
Sanılanın aksine, ABD'nin bu protokolü imzalamaması değil, imzalamasına rağmen kendi parlementosunda 'onaylamaması' durumu söz konusudur.
Ve gene sanılanın aksine, bunun sorumlusu da Cumhuriyetçi Parti yönetimi değil Demokrat Parti yönetimidir.
Benim gözümü açansa yine bu sitede gördüğüm bir haber oldu. Haberin izini sürdüğümüzde http://firebox.com/product/1726?src_t=wnw adresine varıyoruz.
Elalem küresel ısınma fincanı icat etmiş ve çevre duyarlılığını paraya tahvil etme yolunu bulmuş bile.
Üstelik bakın nasıl:
Aldı beni bir düşünce:
İşte kapitalizm budur arkadaşlar!
Peki ama şimdi biz bunların söylediği başka hangi lafa inanalım?
KYOTO protokolü deyince...
Bu protokolü 'adil bulmadığı' için imzalamayan Çin Halk Cumhuriyeti, şu an için sera etkisi yapan gazları yayan (ABD'den sonra) ikinci büyük ülke.
Oysa bu konuda Çin Halk Cumhuriyeti'ne yöneltilmiş ciddi bir eleştiri göze çarpmıyor.
Muhtemelen bu "küresel ısınma" fincanları Çin'de yaptırılmıştır.
Küresel ısınmaya duyarlı olalım diye bir de 6.95 Pound ödeyelim ve bu fincanlardan alalım, öyle mi?
Sizce bir fincan kapitalizmin kaç yıl hatırı var?
|