|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Eskiden oyalanacak bu kadar şey yoktu. Televizyon tek kanallıydı ve çok az evde vardı. İnternet yoktu, cep telefonu yoktu, alım gücü yoktu; dergi, gazete, kitap edinmek zordu, dışarıda yemek yemek herkese nasip olmazdı… Ne bileyim günümüze kolaylıkla yapılabilen bir sürü aktivite yapılamıyordu. Gene de insanlar iyi, kaliteli ve dolu vakit geçiriyordu.
Bugün televizyonlar üç haneli rakamlarla ifade edilen sayıda kanallara sahip. İnternet birçok eve girdi. Gazete, kitap, dergi okumak için çok zengin olmaya gerek yok. Dört bir yanımız aktiviteyle çevrili, gelin görün ki günümüz insanı kaliteli boş vakit geçirme konusunda beceriksiz ve doyumsuz.
Günümüz insanı o kadar yorgun ve bezgin ki, oyalanma sürecinde aktif olmayı değil pasif olmayı yeğliyor. Hal böyle olunca da, eğer halihazırda oyalanacağı bir şeyler yoksa kendi başına oyalanmayı beceremiyor.
Günümüz insanı öyle yozlaştı ve sığlaştı ki, kendiyle baş başa kalacak diye ödü kopuyor. Oyalanacak bir sürü kuru gürültü buluyor ve içindeki sesleri kuru gürültüyle bastırıyor.
Özellikle bizim gibi eğitimsiz, üretime katılmayan, çalışmayı sevmeyen, okumaktan hazzetmeyen ülkelerin insanları için durum daha da vahim tabi. İnsanlar ne yapacağını, nasıl oyalanacağını şaşırıp, akıllarını yitiriyorlar.
Türk insanının oyalanma alışkanlıklarına bir bakın. Görgüsüzlük, seviyesizlik, densizlik had safhada!
Çocuk pornosu izlemede rekor kırdığımızı ve cümle aleme rezil olduğumuzu unutmadınız değil mi?
Bakın bu da yeni rezalet:
Bir web grubu, insanların aşklarını idare etmeye soyunmuş ve biri diğerinden beter, onlarca site kurmuş.
Sadece sitelerin sloganlarından birkaç örnek vermem, manzarayı tarif etmem için yeterli olacaktır.
Sadece mayolu fotoğraflar ile üye olunabilen arkadaşlık sitesi,
Palavra da olsa, insanlarımızın böyle şeylere kafa yorup vakit ayırabildiğini görmek içler acısı değil mi sizce de? Bahsimize konu olan siteler arasında en popüler olanının sloganı şu: Moda boynuzdur! Ahmaklığın, edepsizliğin, saygısızlığın böylesi görülmemiştir. Sakın bana 'cinsel devrim'den falan bahsetmeyin, sadece kalbinizi kırmakla kalmam, boynuzunuzu da kırarım! |