ANA SAYFA
|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Ödül Nasıl Verilir başlıklı yazımda aylar önce anlatmıştım. Hatta bizzat bu festivalin adını vererek belirtmiştim.
Türkiye'de fikir ve sanat eserlerine verilen ödüllerin hemen hepsi şaibelidir. Bu ödülleri her zaman 'değersiz ve muhataralı' bulmuşumdur.
Bu ödülleri almaya layık görülen sanatçıların(?) veya fikir insanlarının sağda solda bu 'şaibeli' ödüllerle övünmeleri çok komik bir görüntüdür.
Çünkü haset ve kıskançlık, adam kayırmacılık, kendini diğerlerinden üstün görme ve fakat gene de alçaklık kompleksiyle malul olma gibi özellliklere sahip olan bir takım jüri üyeleri, bir takım ikiyüzlü çıkar hesaplarına dayanarak karar verirler. Bunların sanatsal ve estetik değerlere sahip olmaları beklenmez.
Türk sineması, Türkiye'nin bugünlerdeki düşünsel hayatına paralel şekilde yokuş aşağı son hızla inişe geçmiş vaziyetteyken; 2007 yılında Antalya film festivali de Türk sinemasının nabzını ne kadar yakından tuttuğunu apaçık gösterdi: Festivaldeki rezaletler ayyuka çıktı.
2007 Antalya Altın Portakal Film Festivali ile ilgili sadece üç olaya dikkatinizi çekmek istedim. Olanın bitenin özünü anlatmak için bu üç olay yeterlidir bence.
Olay 1:
![]() Haber kupürü herşeyi yeterince anlatıyor. Her ne kadar kendi kariyeri garip ve çoğu kere başarısız duraklardan geçtiyse de, Cem Özer bu alemi iyi bilenlerden biri. Film festivali denen tiyatroda ne türden oyunlar oynandığının o da farkında.
"Festival Başkanı, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yiğitgil, 23 Ekim akşamı, çok sayıda kişinin önünde, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin iletişim danışmanlığını yapan Bir İletişim'in ortağı ve yöneticisi Nimet Demir'e saldırdı." Gazete haberlerinde olayın özüne dair bundan daha fazla bir bilgi yok. Festival başkanı "Bana komplo kuruldu" derken, diğer şahıs "Bu festival babanızın malı değil" dediği için dayak yediğini söylüyor. Uluslararası skandala dönüşmesin diye üzeri alelacele örtülen bir 'çıkar çatışması' olduğu bal gibi ortada. Al gülüm-ver gülüm hesabı sırasında kimin ne kadar avanta alacağı konusunda bazı anlaşmazlıklar ortaya çıktı demek ki? Olay 3: ![]() Bu olay, aslında 'bir gazetecinin işten çıkarılması' şeklinde basına yansıdı. Yeteneksizliği ve cehaleti uzun süredir herkesçe bilinen, hatta kendisinin kırdığı potlar ve devirdiği çamlar Internet forumlarında alay konusu olan Balçiçek Pamir adlı köşe yazarının işine son verilmiş. Böyle birinin nasıl olup da köşe yazarı olduğu zaten uzunca bir süredir "Türk basınının içine düştüğü acınası durumları" gösteren bir örnek olarak konuşulmaktaydı. Bu şahıs, cehaletine ve kifayetsizliğine bakılmaksızın 'sarışın kadın köşe yazarı' kontenjanından Sabah gazetesinde kendine yer bulabilmişti anlaşılan. Çok uzun süre önce yapılması gereken bir iş nihayet gerçekleşmiş ve bu şahsın işine son verilmişti. Kendisi ise, işten çıkarılmasının şekil itibarıyla çok çirkin bir şekilde gerçekleştiğini öne sürdü ve kendi kifayetsizliğini görmezden gelerek "politik nedenlerle mağdur edilmiş bir gazeteci" imajı çizmeye çalıştı yaptığı açıklamalarda... Neydi bu şahsın işten çıkarılmasının 'şekil olarak' çirkin olduğu nokta? Çünkü bu şahıs o sırada 'Antalya Film Festivali Jüri Üyesi" idi. Bence olayın gözardı edilen kısmı burası. Asıl altı çizilmesi gereken nokta bu: Yeteneksizliği ve cehaleti çoktandır alay konusu olmuş ve 'nasıl köşe yazarı olabildiği' oldukça şaibeli bir şahsiyet, nasıl olur da Türkiye'nin en saygın(!) film festivalinde jüri üyesi olabilmişti? Oysa bunda şaşacak bir şey yok... Film festivaline jüri üyesi seçmek gerektiğinde, yeteneksizlik ve cehaleti bu derece ayyuka çıkmış birinden daha uygun birini nasıl bulacaksınız, sorarım size... Köşe yazarlarının jüri üyesi olmaları, kimin nasıl köşe yazar olduğu gibi komedi tiyatrosu örnekleri için Bkz. Gelin Sizi Köşe Yazarı Yapalım Tekme tokat 'iletişim' kuran festival başkanı, cahil köşe yazarından jüri üyesi olursa, bu festivalin sinema sanatına katkısı ne olabilir ki? Bu şaibeli ödülleri alan şahıslar da övünsünler isterlerse... Kendilerini komik duruma düşürmek ve bizi haklı çıkarmak için yapmaları gereken şey işte bu! |
|