ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
Ürkütmeyin Vakvakları
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Enrico Macias &
Ajda Pekkan

Beş Yıl Önce

Best of STYX
Alper EĞMİR logo
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
EDEBİYAT MESELESİ

Bu dünyada edebiyat diye bir şey var, hiç duymuş muydunuz?

(Bu kelimeyi duyunca lisede okuduğunuz 'failatün failatün failün' kalıbından başka bir şey aklınıza gelmiyor olabilir. Ama yemin ederim doğru söylüyorum: Edebiyat denen bir şey hakikaten var!
Ve hatta bazı insanlar bundan zevk bile alıyor. Yaaa..)

Basit bir şekilde anlatacak olursak:
Bir takım insanlar bir şeyler yazıyor.. Kural olarak, bu yazılanların 'anlamlı' bir şeyler olması gerekiyor-ama şart değil.

Sonra da bir takım başka insanlar bu yazılanlara bakıyor ve "Hmm, belki bu işten para kazanılabilir..." diyerek o yazılanları kağıtlara basıp dağıtıyorlar.

Hesapları ve umutları o ki; kitap veya dergi olarak bastıkları o yazıları, adına 'okur' denen bir kitle para verip alsın. (Okumaları şart değil, yeter ki satın alsınlar)

Yazar milletinin asıl amacı okunmak ve takdir görmek; yayıncıların amacı ise üzerinde yazı basılmış kağıtları -ki bunlar kitap, dergi veya atyarışı bülteni olabilir- satıp para kazanmaktır.
(Aksini iddia edecek arkadaşlarla her durumda tartışırım)

Dikkat ederseniz, yayıncılarla korsan kitapçılar arasında 'edebiyata saygı' bağlamında temelde bir fark yoktur. Dükkan kirası ve sigorta primi ödeyen esnaf, işportacılara neden karşı çıkıyorsa; yayıncılar da aynı sebeple korsan kitapçılara karşı çıkar. Yayıncıların bir kısmı çaktırmadan korsan kitap da basıyormuş, ne gam. Neticede onlar bunu bir 'sektör' bir 'işkolu' olarak değerlendirmektedir, hepsi bu.
(Aramızda kalsın: Kendi yazarını kazıklamak için yasal tirajı kısıtlı tutup bizzat korsan kitap basan yayınevleri de var)

Edebiyat dünyasını yönetenler yazarlar veya editörler değil, yayıncılar ve bunların medyadaki uzantıları oluyor yani.

Bunlar size şöyle bir bakıyorlar ve "Bu halk böyle böyle şeyleri sever... Fakat şöyle şöyle şeyleri sevmez.." falan diyerek bir takım kararlar veriyorlar. O kararlara göre 'neyin basılmaya değer olduğu' belirlenmiş oluyor.

Kararlarında belli bir isabet yüzdesi kaydettiklerini söylemeliyiz.
(Konuyla ilgili olarak Feride Kahler'in Edebiyat Piyasaya Düşünce başlıklı makalesine bir bakmanızı rica ederim.)

* * *

Benim 'edebiyat' ve 'yayıncılık' üzerine ahkam kesme hakkım, yazarlığımdan değil 'okur'luğumdan geliyor. Yazarlık hallerimi sallayın gitsin.
(Elalem benim yazdıklarımı çalıp kendi kitabına koyuyorsa, yazarlık hallerimi 'sallamayan' bir takım kişiler olduğuna sevinmeli miyim yoksa?)

Ama iş 'okur'luğa gelince, ayıptır söylemesi, SIKI bir okurumdur. Okur olarak bana lagaluga yapacak yazara da, yayıncıya da ve hatta çevirmene de lafımı koyarım. Netekim gerektiğinde koymuşumdur da...Onlar anlayabilmiş midir? Anlamak işlerine gelmiş midir? Orası ayrı konu..

Bu konuda ayrıca bkz. Yerim Senin Şifreni, Feministler Nasıl Çevirir ve İlişmeyin, Faulkner Okuyorum başlıklı yazılarım.

Peki Türk edebiyatının gidişatı ve şu anki durumu nedir?
(Sanki bu konu sizi ilgilendiriyormuş gibi ciddi ciddi bu satırları okuyan gözlerinizden öperim..)

  EDEBIYAT
Bloglar Yazmakla
Birey Olmak Sanal mı?
Lingo Lingo Şişeler
  YAŞAM
Ah Liselim Vah Liselim
Depremi Beklerken
Aa Türk Müsünüz?

  MÜZIK
WHAM - Where did
Time After Time
Bang Bang!.. My Baby
  CINSELLIK
Heartbreak Hotel
Erkeklik Ölürken
Kafayı Kodurtmayın
  SINEMA
Türk Sineması
Antalya Film Festivali
Rocky

Gökben

ŞAN KONSERİ

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir