ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
Hatt-ı Müdafaa
ARŞİV
Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ajda Pekkan Nostaljisi

Best Memories

Chris de Burgh
Sebahattin TEZEL logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
ARKANIZI KOLLAYIN

Şimdi adını vermek doğru olmaz, safça bir kardeşimiz paldır küldür içeri daldı. Destursuz. "Abi sizin işiniz yaş.." dedi damdan düşer gibi.

Densiz adamlara karşı sabrımızın sınırı var. Velakin bu kardeşimizi de tanıyoruz bir şekilde, yabancı değil yani. "Ne diyorsun Selami?" dedim "Akşam içkiyi mi fazla kaçırdın yoksa karıdan dayak mı yedin gene?"

Kafayı kaldırmadan devam ediyor bu: "Yeni basın yasası çıkıyormuş.." Ee, ne olmuş yani? Yasa çıkınca kanun zoruyla mı basacaz, nedir?

Mevzuu ciddi, dedi. Senin gibi harbi gazetecileri hapse bile atabilirler. Hapse girmekten niye korkalım? Velakin gazeteci senin babandır! Ne alakası var? Ben burada genç kardeşlerime yol, yöntem gösteren bir delikanlıyım nihayetinde..

Öyle değil işte diye tutturdu bu. Mesela artık hırsıza hırsız, ibneye ibne demek yasak olacak! Harbi bir üslup kullanan delikanlı ağabeylerimizin başına çorap örecekler.

Arsıza, yüzsüze.. hırsıza, densize.. artık bu laflarla seslenmek yok!

Vay anasını, sevgili kardeşlerim. Delikanlıyı soytarı yapmaya mı niyetlendiler, nedir? Siyaseten nazik olalım diye lafları kıvırtacak mıyız televizyondaki salak spikerler gibi?

* * *

Bakın on beş yıl önce meydana gelen nazik bir meselemize...
Sadık diye bir kardeşimiz var, sizden iyi olmasın.. Bir gün geldi bize, iki gözü iki çeşme ağlıyor. Meğer bunun oğlu, af buyurun, başka bir oğlana kaçmış. Ahlaksızlık, kepazelik, rezillik, artık ne derseniz...

Bursa'ya doğru hareket halinde olduklarına dair haber almış, bizden yardım istiyor. Çok geç olmadan vaziyete el atalım diye.

Arabaya atladığımız gibi, sağlam istihbarat da var, bu zirzopları Yalova termal tesislerinde bastık.

Hamamdan yeni çıkmışlar, halvet olmalarına çeyrek var. Hatta bu halleriyle resim bile çektirmişler, görüyorsunuz.

Babası, direk girişti oğlana. Elinden zor aldık. Oğlanın sağ kolu bileğe yakın yerden kırılmış, sol omzu da çıkmış bu arada.

Öteki arkadaşı da ben kenara çekip nasihat ettim. Bu esnada kulağının tozu, çenesinin kemiği..
Elimizin ayarı biraz kaçmış..

Sonradan öğreniyoruz ki bizim Sadık'ın oğlu askerden kaçmak için girmiş bütün bu yollara.

Hikayenin içinde her türlü korkaklık, puştluk var. Dikkat ederseniz, delikanlılıktan eser yok.

Şimdi o vakitler biz büyükleri olarak bu gençlere gerekli hareketleri yaptık. Bu gençleri doğru yola getirdik bir şekilde.

Ama bu basın yasası çıkarsa, isteyen istediğine basacak fakat biz "bu oğlanı ibnelikten döndürdük" diye yazamayacak mıyız?

Bu türden ters ve yamuk işleri yapmak serbest, fakat delikanlı bir üslupla meseleyi olduğu gibi ifade etmek yasak mı olacak?

Galiba öyle olacak.
Diyeceğim o ki, herkes kendi arkasına mukayyet olsun!

  EDEBİYAT
Muhalefet ve Eleştiri
Kültürel Çölleşme:
Edebiyat Meselesi
  MÜZİK
Led Zeppelin
The Cars
Why Can't I Have You
Total Eclipse of
  CİNSELLİK
Kadınlar, Erkekler
Heartbreak Hotel
Erkeklik Ölürken
  SİNEMA
Türk Sineması Nereye?
Sinemanın
Hababam Sınıfı
  YAŞAM
Seda Sayan'ın
Dünyanın En Büyük
Ufukta Görünen Şey Demokrasinin Dibi mi?
  VİDEO

Nilüfer: Hey Gidi Günler

Barış Manço:

Bonnie Tyler: WHY