ANA SAYFA
  YAZARLAR
Alper EĞMİR
İffet AYMAZ
Sebahattin TEZEL
Feride KAHLER
Oktay TEKCAN
YORUM / KRİTİK
Hatt-ı Müdafaa
Film Yazıları
İşte Konuşan Türkiye!
  NOSTALJİ
Bir Ömürdü
Derman GAMSIZ
Nerelerdesin
Hamdullah BİBER
  VE DAHASI...
Röportajlar
Okurlardan Notlar
Bize Yazın
Gazoz Ağacı Kadrosu
ARŞİV

Başka hiç bir yerde bulamayacağınız ÖZEL ALBÜMLER

Ferdi Tayfur

Kibariye - Kimbilir

Charles Aznavour'dan

Al Bano-Romina Power

Semiramis Pekkan

Başrolde Emel Sayın
Feride KAHLER Logo Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
MODERN MUHAFAZAKAR

Gündeme uyan hoppidi hoppidi, eğlenceli bir konu yok burada.
Tarihe not düşmek ve INTERNET'te özel araştırma yapan arkadaşlara referans olması için yazıyorum bunları...

Siz dudak bükebilirsiniz, ama arama motorlarında bu konuyu arayarak bu sayfaya ulaşan arkadaşlar, kesinlikle takdir edecekler. Neden, biliyor musunuz? Çünkü ne aradığını bilmeyen (mesela şu anda SİZ) bulduğu şeyin kıymetini asla anlayamaz.

* * *

Dünya tarihi 2005, yıldız tarihi kimbilir kaç? Kaptanın seyir defterine ek: Dünya, ve tabii Türkiye, 21. Yüzyıl'a apar-topar girmiş, başlarına gelen şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmaktadırlar.

Birşeylerin hızla değişmekte olduğu kesindir de... Bu değişimlerin nedenleri ve yönleri konusunda Dünya gezegeninde kafalar karışmış vaziyettedir.

Meselelerin en doğrusunu kendisinin bildiğini, ve zaten olan biten herşeyin tastamam kendisinin öngördüğü gibi gerçekleştiğini ileri süren yüzlerce köşe yazarı ve anchorman Türkiye'yi işgal etmiş durumdadır. Oysa "Horozu çok olan köyün sabahı geç olur" atasözü Türkiye'ye ait değil midir?

Bu köşenin yazarı da oturmuş düşünmektedir:
Acaba Nietzsche hep haklı mıydı? 20. Yüzyıl hakkındaki öngörüleri büyük ölçüde doğru çıkan pos bıyıklı bu çılgın adam, Karl Marx'a nazire yaparcasına, '20. Yüzyılda milliyetçiliğin artarak devam edeceği ve dünyada bu yüzden büyük savaşların çıkacağını' söylemişti.

"İsterseniz sevin erdemlerinizi.. Gerçi onlar sizin mahvınıza sebep olacaklar ya..." sözünün anlamını düşünmeye devam edelim en iyisi.

* * *

Şimdi de Türkiye'den bir hikaye anlatayım size -ki bu hikayeyi zaten biliyorsanız bile sanki ilk defa duyuyormuş gibi dinleyin, olmaz mı?
Teşekkür ederim, çok naziksiniz..

Daha önce ateist olduğunu alenen beyan etmiş, Türkiye'nin politik ve sosyolojik anlamda 'sağ'ında yer alan her türlü değer ve kurumla dalgasını geçmiş bir gazeteci, günlerden bir gün beyin kanaması geçirir ve akabinde hidayete erer.

(Aslında bu hikaye çok daha zengin bir olay örgüsüne sahip ama şimdilik bu kadarına odaklanalım lütfen...)

Hidayete eren gazetecimiz, genel yayın yönetmeni olduğu gazetenin yeni çizgisini 'Modern-Milliyetçi-Muhafazakar' (3M) olarak tanımlar ve bir zamanlar her türlü şekilde alaya aldığı 'merkez sağ' değerlerin yılmaz savunuculuğuna soyunur.

(Olayın bu kısmı da çok uzun ve karışık olmakla birlikte, yukarıdaki özet genel olarak doğrudur. Buna güvenebilirsiniz.)

En başta kendi yakınları ve meslektaşları bu 3M'yi "3M Migros mu bu?" şeklinde makaraya alsalar da, sözünü ettiğimiz genel yayın yönetmeni 'kendi ileri sürdüğü çizginin tutarlı bir teorisi olduğu' iddiasıyla, muhabirlerini Türkiye'nin önde gelen entellektüelleriyle röportaja yollar.

Amaç ve beklentisi odur ki, Türkiye'nin birikimli adamları bu projeye destek çıksın, omuz versin...
(Bu röportaj zincirinin en dikkate değer halkasında Çetin Altan'a toslarlar ve kelimenin tam anlamıyla MADARA olurlar.)

Şimdi gelelim HATIRALAR GEÇİDİ kısmına...

1983'te kurulan Anavatan Partisi dört eğilimi birleştirdiği iddiasındaydı.

(Şimdiki gençler bilmezler, bir zamanlar öyle bir parti vardı. Sekiz yıl Türkiye'yi tek başına yönetti. Son olarak koalisyon hükümetlerinde göründü, bir daha kendisinden haber alınamadı.)

"Partinizin ideolojisini tanımlar mısınız?" sorusuna partinin genel başkanı Turgut Özal "Milliyetçi, muhafazakar ve liberal bir partiyiz.." cevabını vermekteydi o zamanlar.

Bu cevap yabancı dillere çevrildiğinde yabancı gazetecilerin ve siyaset bilimcilerin pusulası şaşmış ve "Nasıl yani? Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?" demişlerdir. Hey gidi günler hey, böyle bir sentezi adamların aklı almamıştı.

Modern, Muhafazakar ve Milliyetçi ha? Nasrettin Hoca'nın fıkrasındaki gibi, hem kızoğlankız hem de altı aylık gebe? Hem ıslak, hem kuru?
Nasıl yani?

Muhafazakar ideolojinin kurucusu Edmond Burke mezarından kalkıp gelse size neresiyle gülerdi acaba?

(Sumo güreşçisini Ahmet Tulgar'a sormuşsun, bilmiş. E bir zahmet sor bakalım, 'Reflections on the Revolution in France' kitabında neler yazıyormuş? Thomas Paine o lafların neresine bozulmuş da 'Rights of Man' adlı eserini yazmış? Kürşat Başar bilir belki?)

"Gavurlar ne demişse demiş, bize ne? Biz Milliyetçi Türküz arkadaş.. İdeolojik olarak İngilizlerin veya Fransızların siyaset literatürüne kattığı tanımlarla işimiz olmaz!" diyebilirsiniz tabii... Sırtınızda yumurta küfesi yok, nasıl olsa.

Ama aklıma takıldı şimdi:
"Çocuğum Amerika'da doğsun da Amerikan vatandaşı olsun" diyerek oğlunuzun doğumunu Amerika'da gerçekleştirmek 'Modern-Milliyetçi-Muhafazakar' görüşün neresine oturuyor tam olarak? 'Önce vatan!' şiarına mı?

  YAŞAM
Sakın Beni Yanlış
Kapitalizm
Gündeminize
  VİDEO
Laura Branigan
Zeki Müren
Hélene Segara
  EDEBİYAT
İçinizdeki Yazarı
Eleştiri Niçin Gerekli?
Liderlik ve Karizma
  MÜZİK
Cyndi Lauper
Bang Bang!.. My Baby
Joe Dassin - Salut
  SİNEMA
Antalya Film Festivali
Rocky
Karamurat
  CİNSELLİK
La Donna e Mobile
Anlayan Anlar
Anlamayana
Kadınlar, Erkekler

20. Sanat Yılı

Zeki Müren

Gülden Karaböcek

Gökben

Nil Burak - Tatlı Tatlı

Chris de Burgh