| ![]() Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
"C'est étrange! Je ne sais pas ce qui m'arrive ce soir" ![]() diye karşılık verdi Dalida.
Hep aynı laflar.. Dırdır etmekten hiç usanmayacak mısın sen?
Daha önce milyon kere dinlemiş olduğum şarkıya bir daha gömüldüm. Repliklerini ezberlediğim ama gene de ilgiyle izlemekten kendimi almadığım bir dialog:
Şimdi bir flashback yapıyoruz ve günün daha önceki saatlerine dönüyoruz. ("Filmi biraz geri sarıyoruz" desem daha mı anlaşılır olacaktı acaba? Bunun üstünde biraz düşünmem gerek. Bir ara bana hatırlatın lütfen.) Genel yayın müdürü koltuğunda oturmuşum ve bana yapılan uygunsuz teklifi kaymış gözlerle dinlemekteyim.
Bana önerilen Mission Impossible şu: "Ee ne varmış bunda? Bir şeyler yazar getirir, biz de koyarız bir köşeye.." diyorum. Aldığım cevap düşündürücü: ![]() "Söz konusu kişinin adına yazarız bir şeyler, onun imzasıyla yayınlarız."
Bu arada medya etiğinin nasıl bir şey olduğunun ipuçlarını da veriyorum sizlere. Dikkat ve ibretle izleyiniz lütfen! Lafa gelince eleştirdiğim şeyleri, "Medyayı ne hale getirdiler? İnsan biraz utanır yahu" dediğim işleri bizzat yapar olmuşum baksanıza... Göthe mi geldik? Ben Dr.Faust mu oldum? "Öyle değil! Bu kıza yazı yazmayı öğreteceksin. Tınnnnn! Bir dakika duralım ve düşünelim.. Papağanlara konuşmayı, maymunlara bisiklete binmeyi öğretebilen insanoğlu, mankenlere yazar olmayı niye öğretemesin? Teorik olarak mümkün görünüyor yani. Uzaya köpek bile yollamadılar mı? Saksafon çalabilen ne ceylanlar, ne kısraklar görmedik mi? Gelgelelim bu iş için seçtikleri 'öğretmen adayı' (ki bu örnekte söz konusu şahıs ben oluyorum) kesinlikle yanlış kişi. Esasında bu olayda herhangi bir 'doğru kişi' olduğunu da hiç sanmıyorum ya... Konuşmanın geri kalan bölümlerini izninizle pas geçiyor ve size anlattığım bu hikayenin kesinlikle 'sanal' olmasını bütün kalbimle diliyorum. İnşallah beni dolduruşa getirmişler ve arkamdan "Nasıl kafaladık hıyarı.." diye kahkahalarla gülmüşlerdir. Yoksa ben önümüzdeki günlerde hüngür hüngür ağlıyor olacağım. "Tu es pour moi la seule musique qui fait danser les étoiles sur les dunes" diyor Alain Delon.
Bense Dalida'yla aynı fikirdeyim hala:
"Paroles..Paroles.. Et encore des paroles que tu sèmes au vent.." |