ANA SAYFA
|
Yazara E.Mail Göndermek İçin TIK'layın
Bravo sizlere!
Madem bu kadar biliyorsunuz herşeyi, bu hafta sayısal lotoda hangi numaralar çıkacak, onu da söyleyin de üç kuruşluk faydanız dokunsun bu millete.
Zülfü yare dokunan bir entel var mesela.. Cebinde BM pasaportuyla dolaşır, Yunanlılarla kolkola girip onların türkülerini çağırıp durur.
Şimdi bu şahıs oturmuş diyor ki "Ben bu Avrupalıların iç yüzünü bilirim, kürsüde öyle konuşurlar, masada böyle..." Sonra da oturup bir anısını anlatıyor marifetmiş gibi.
Beyefendi! (Beyefendi diyorum bak...) Sen gerçekten Türk halkının iyiliğini düşünüyor olsaydın, anında o Avrupalıya daha masada ağzının payını vermen lazım değil miydi?
Baktın adam iki yüzlü konuşmaya devam ediyor, o masadan kalkıp gidecektin. O iki yüzlü sahtekar Avrupalıların sofrasında yarenlik edip yiyip içeceksin, onlarla kolkola girip onların türkülerini söyleyeceksin... sonra da kalkıp Türk halkına "Ben demiştim ama beni dinlemediniz.." diyeceksin? El insaf!
Bu millet daha ne yapsaydı? Seni milletvekili yapıp Meclise gönderdi. Yeri geldi "Gel başımıza geç.." dedi, parti başkanlığı teklif etti.
Sen ne yaptın? Görevden, sorumluluktan kaçtın!
Bu mudur senin vatan sevgin, insanlık ahlakın?
"Yok efendim Ermeni meselesiyle ilgili olarak beriki öyle düşünüyor, bizimle aynı fikirde değil.." diyerek birbirlerine çamur atmaya, birbirlerini yalancılıkla suçlamaya da başladılar alenen. Normalde bunlar kendi aralarında hep birlik olurdu, ahaliye tepeden bakarlardı. Şimdi birbirlerine de babalanmaya başladılar ama yanpiri yürüyen topal horoz gibi komik bir görüntü arz ediyorlar. Bu dediklerimin Belge'sini arıyorsan entellerin okuduğu gazetelere bakar görürsün. Bu memleketin entel tayfası hep böyledir işte. Ermenilerin, Yunanlıların türküsünü söyler. Kendi milletine çamur atar. Sonra da mağdur adam pozlarına yatar. Bu işlerin Belge'si ortada, bilen biliyor. Bunlardan delikanlı çıkmaz! Livaneli veya livanesiz... Hiç farketmez... |