ANA SAYFA
|
AŞK, ARKADAŞLIK .. DÜRTÜLER VS. Bu sayıdaki röportajımız, Editör'ün haince bir komplosunun sonucu. Muhabirimiz Ece AYDIN'ı, 'arkadaştan öte bir şeyler' olmak isteyen arkadaşı(!) Sinan Çatal'la 'Aşk ve Arkadaşlik' üzerine röportaj yapmaya ikna ettik. Olay biraz kişiselleşti ama Editör'ün istedigi tam da bu muydu ne? G.A. - Merhaba, röportaj adabı gereği sana 'Siz' diye hitap edeceğim. Kasıtlı bir tavır olarak alınmasını istemem.
G.A. - İmalarda bulunarak durumu dramatikleştirmeye mi çalışıyorsunuz? Beyninizin içindeki küçük adamların size yaptırmaya çalıştığı şey bu mu? S.Ç. - Aklımdan bile geçmemişti, zaten uğraşsam da beceremezdim. G.A. - Peki.. Sizce aşkin arkadaşlikla kesiştigi çizgiyi korumak için ne yapmali? S.Ç. - Korumak niye gerekli olsun ki? Bırakırsın, iş gideceği yere kendisi gider zaten.. G.A. - Dostluktan kaynaklanan bir saygı olamaz mı? Karşındakini kırmak istemezsin.. Aşk dediğin kırılganlıktır bir yerde... S.Ç. - Ben buna 'kıvırmak' diyorum. Lafa gelince kadınlar "Aşk olmazsa olmaz.. Elektrik almalıyım önce.." falan derler de.. Kastettiklerini açık açık söylemeye yürekleri yetmez. G.A. - Nedir kastettikleri sizce?
G.A. - Biraz sert bir genelleme olmadı mı? S.Ç. - Evde kalmış kız kurularına çok incelik göstermeyeceksin. Sivri dilinle ince ince, incitmeden, sözcükleri sindire sindire yedireceksin. G.A. - Faydası olur mu? Sizin işinize yarıyor mu bu yöntem? S.Ç. - Aslında sadece eğlenmeye yarıyor. Mesela sohbeti devam ettirmek için kıza bir soru soruyorum: cevap yok! Bana başka bir şeyler anlatiyor. Agzindan çikanlarinsa ne gerçeklerle, ne mantikla ve de hatta ne kendi duygulariyla alakasi var. Ne istedigini bilmiyor.. Neyi istemediginden bile haberi yok. Öylesine konuşmakta ve kendince bir alemde savrulmaktadir. G.A. - Komik olduğunuzu mu sanıyorsunuz?
G.A. - Bir iletişim bozuklugu ve bundan kaynaklanan yanliş anlamalar söz konusuydu herhalde.. S.Ç. - Yanlış anlamalar mı? Ben konuşurken uzaklara bakıyordun. İşte o zaman anladım, söylediklerimin bir önemi yoktu. Benden beklenen sadece senin söylediklerini onaylamamdı. Şimdi de biraz öyle degil mi? G.A. - "Arkadaş olarak kalamaz miyiz?" sözü, kaybetme korkusunun ifadesidir. Sizce degil mi? S.Ç. - "Arkadaş olarak kalamaz miyiz?" Ha? Peki ben ne anladim bundan? Nedir bunun bana faydasi? Hiç mi sana kiyak çekmedik? Daha önce bilmedigin şeyleri ögrenmedin mi benden? Birkaç ay önce aklina bile gelmeyen iyi şeyler başina gelmedi mi benimle birlikteyken? G.A. - Olayı kişiselleştirmeyelim. Okurlarımız bunları bilmek zorunda değil.. S.Ç. - Sana kendini iyi hissetme fırsatı verdim. Kolay iş midir bu, sen daha iyi bilirsin. G.A. - Nasıl yani? S.Ç. - Destek ve yardım istediğinde yanında değil miydim? İlgi gösterilmeye ve saçmalıklarını önemli bir şeymiş gibi dinleyecek bir kulağa ihtiyaç duyduğunda kime gidiyordun? G.A. - Yeter ama! S.Ç. - Dahası var.. Okurlarınız bunları da bilsin.. Yazı yazmak için ilham aradığında veya bir bilgiye ihtiyacın olduğunda, "Amaaan.. Ben nereden bulup da okuyayım bütün bunları? Sen bana anlat işte.." deyip çıkmadın mı? G.A. - Hey, bu benim röportajım. Soruları ben sormalıyım. S.Ç. - İtiraf etmeli: Senin kafanın içinde kayda değer bir şey yok! Bana belki vücudunu sunabilirsin diye düşündüm, oysa sen arkadaş olarak kalmaktan bahsediyorsun. Oysa kulağıma hoş bir muhabbet bile koyamıyorsun. Ama ben ne anladım ki senin arkadaşlığından? G.A. - Kızgınlık intikam duygusuyla birleşince hakikaten gülünç oluyor. Kendinizi ne duruma düşürdüğünüzün farkında mısınız? S.Ç. - Rasyonel düşünmek erkege özgüdür. Bireysel gelişimini sürdürmek mi? O da ne? "Okulu bitirdik ya işte...." der çıkarsınız işin içinden... Kuyruk sallayarak oyaladığınız bir erkek, aklınızın ermediği konularda size nasıl olsa yardımcı olacaktır.. Zaten erkekler bu işe yararlar.. Düşündüğünüz bu değil mi? G.A. - Hep aynı saçmalıkları tekrarlamak yorucu olmalı? S.Ç. - İyi de güzelim, bilginin de bir maliyeti ve fiyatı var. Sen ne vereceksin bunun karşılığında? G.A. - Bunu dostluk ve arkadaşlik adina yaptiginizi sanmiştim, beyefendi... S.Ç. - Söyleyecek başka bir sözün kalmadigi için.. Sirf bu yüzden.. Dönüp dolaşip başladigimiz yere geliyoruz. Bir an geliyor: sözün bittigi yerdesin. Buyur bir bardak su iç! G.A. - Bu bir espriyse hiç komik değil. Yok eğer espri değilse durum daha da vahim... S.Ç. - Şu anda bile sana yardimci olmaya çalişiyorum, ama anlayan kim? Vahim yanılgılar içindesin, kafanı gene duvarlara vuracak olmandan korkarım. G.A. - Değerli görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. S.Ç. - Bir şey değil.. Sana hayatta başarılar.... |
|