![]() Stanley August Miesegaes adlı genç bir Hollandalı milyoner günün birinde şarkıcı ve klavyeci Rick Davies'e (Doğumu 22 Temmuz 1944) "İşte sana hayatının fırsatını veriyorum. Kafana göre bir topluluk kur, hangi aletler lazımsa al.. Parası benden.." diye açık çek verir. Bu olay 1969 yılında gerçekleşir ve Supertramp'ın çekirdeği ortaya çıkar. Ama bu hikayenin girişi o kadar tuhaf ki, aklıma takılıyor: Stanley August Mieseages ile Rick Davies ilk olarak nerede karşılaştılar? Aralarında neler geçti de zengin Hollandalı, İngiliz müzisyene böyle bir teklifte bulundu? Bu soruların cevaplarını bilmiyorum. Spekülasyona da girişmesem iyi olacak, malum çok fena dedikoducuyumdur. İşin ucu olmadık yerlere gitmesin sonra! Davies bunun üzerine Melody Maker dergisine 'yeni kurulacak bir grup için elemanlar aranıyor' ilanı verdi ve Supertramp böylece kuruldu. Roger Hodgson (Doğumu 21 Mart 1950) da bu ilana cevap vererek Supertramp'a geldi ve bu ikili Supertramp'ın beyni ve çekirdek kadrosu oldular. Hollandalı sponsorlarının finansal desteği altında progressive rock tarzında iki albüm de kaydettiler. Eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldılarsa da, ticari bir başarı elde edemediler. Bunun üzerine Mieseages "Benden bu kadar..Size daha fazla para yatıramam.." deyip desteğini çekti.
İskoç basçı Dougie Thomson (Doğumu 24 Mart 1951), daha önceleri caz ve dans orkestralarında saksofon çalmış olan John Anthony Helliwell (Doğumu 15 Şubat 1945) ve Kaliforniya'lı davulcu Bob Benberg'in (Doğumu 31 Ekim 1951) katılımıyla kendilerine yeni bir şekil verip Londra'daki Trident Studios'a girdiler. Grubun üçüncü albümü, pop ağırlıklı bir progressive rock tarzında çıktı: Crime of The Century. Yeni kombinasyon işe yaramıştı. Avrupa'da ve Amerika'da tanındılar ve hatta 1975'te ilk Altın plaklarını bu albümle kazandılar. 1975 Sonbaharında "Crisis? What Crisis?" adlı albümleri geldi. Kayıtları Los Angeles'taki A&M stüdyolarında yapılmış, albüm ise Londra'daki Scorpio stüdyolarında tamamlanmıştı. Artık Supertramp gündeme öyle bir oturmuştu ki, Sun gazetesi bile normalde çıplak kadın fotoğraflarını koyduğu 3. Sayfaya Supertramp'ın resmini oturtmuştu. Ah evet, 3.sayfa kızı hala oradaydı ama bu sefer Supertramp elemanlarının kucaklarına doğru uzanır şekilde görünmekteydi! Bu albümün tanıtım turnesinde iki ay boyunca İngiltere'de konserler verdikten sonra Avrupa'ya uzandıklarında, Rick kalın sakalını kesti. Ortaya yeni çıkan bu yüzü, John Helliwell bir sonraki konserde izleyicilere "Türk" diye tanıtınca, ertesi günkü gazetelerin manşetleri "Türk Piyanist Muhteşemdi" diye çıktı. (Benden yorum yok) 1976 yılının sonbaharında grup Kaliforniya'ya yerleşti, bazı elemanlar hala orada yaşıyorlar. Bu beşli ekibin üçüncü albümünün kayıtları için Colorado'nun karla kaplı dağlarındaki Caribou Ranch'ı seçtiler. Kayıtlar bitip de mix çalışmaları için Los Angeles'a döndüklerinde, bir diğer teknik ekip devasa bir piyanoyu, kar fırtınası altında Caribou'daki dağa çıkarmaya çalışıyordu, çünkü "Even in The Quietest Moments" adlı bu albümün kapağında 'Karlı Dağdaki Piyano' fotoğrafı kullanılmasına karar verilmişti.
1979 tarihli Breakfast in America grubun EN BAŞARILI albümü kabul edilir. Los Angeles'ta Amerikan kültürü içinde kalmış bir avuç İngilizin duygularını yansıtır. (Sting'in 'Englishman in New York' şarkısının çıkmasına daha on yıl var. Ve aşağıda verdiğim şarkı sözlerindeki mizahın, Roger Hodgson'un kendisiyle dalga geçmesindeki inceliğin tadına varmanızı rica edeceğim.) Bu albüm önce Altın, sonra Platin plak kazandı. 1980 itibarıyla 16 milyondan fazla sattı. (Hollanda'dan aldığım kopyası arşivimde durmakta.. Övünmeyeyim mi yani?) Bu kadarını grup elemanları da beklemiyordu. Hatta Rick Davies bu albümün Amerikan listelerinde ilk beşe giremeyeceği üzerine Bob Benberg ile 100 dolarına bahse bile girmişti. Albüm Amerikan listelerinin ilk beşinde 22 hafta kaldı. Bu albümün tanıtım turnesinde 5 milyon dolarlık 52 ton ekipman, 10 mil uzunluğunda kablo ve 40 kişilik ekip konserler boyunca oradan oraya dolaşıp durdu. (Amerikalıların herşeyi sayıya vurma huyunu biraz gıcık buluyorum bazen)
Mike Doud ve Mick Haggerty tarafından yüzlerce foto-imaj ve saatler süren çalışmalar sonucunda oluşturulmuş bulunan bu albüm kapak resmi, yaratıcılarına Grammy tasarım ödülünü de getirdi. Resmin bütünselliğini ise fotografi sorumlusu Aaron Rapoport'a borçluyuz. (Düşünün yani, o tarihte Photoshop filan yoktu. Bilgisayarda oluşturulmuş grafik mi dediniz? PC kavramının ortaya çıkmasına bile daha 3 yıl vardı söz konusu albüm piyasaya verildiğinde..) 1982 tarihli "Famous Last Words" albümleri bu ekibin son ortak çalışması oldu. Sonrasında Roger Hodgson solo çalışmak için gruptan ayrıldı. O albümde yer alan 'It's raining again' şarkısını hatırlıyor olabilirsiniz. 2. ve 3. CD'lerinde yer almaktadır. İlk şarkımız, albümle aynı adı taşıyor. Amerika'dan, İngiltere'deki annesine mektup yazan Roger bakın neler demekte:
2. ve 3. CD'lerinde yer almaktadır. İkinci şarkı, benim en sevdiğim Supertramp şarkısı.. Bir taraftan, o hepimizin kafasında dönüp duran 'Kimim ben?' sorusunu dillendirirken; diğer yandan bana, 15 yaşımda İstanbul'a yatılı okula geldiğimde hissettiklerimi hatırlatıyor. Roger Hodgson, bilgi ve duyarlılık yerine kategorik bir jargonun dayatıldığı eğitim sistemini acı bir şekilde eleştirmektedir, ama ince mizah duygusunu asla yitirmeden... John Helliwell ise saksofonunu öyle bir konuşturuyor ki, adeta acı kahkahaları duyar gibi oluyorsunuz.
2. ve 3. CD'lerinde yer almaktadır. |